Denizci Sözlük


Abaşo Alt ve aşağı anlamında kullanılır
Abaşo Babafingo Çift babafingolardan alttaki babafingo
Abaşo Babafingo Sereni Çift olan babafingo serenlerinden altta olanıdır. Üzerlerinde bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar. (Pruva abaşo babafingo sereni, Grandi abaşo babafingo sereni, Mizana abaşo babafingo sereni.)
Abaşo Gabya Sereni Gabya çubuğu üzerinde bulunan iki gabya sereninden altta olanıdır. Üzerlerinde bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar.
Abaşo Yakası Bir yelkenin alt yakası
Abli Seren ve bumba cundalarından aşağı iki tarafa inen halatlar
Abluka Bir liman ağzını veya sahili belli bir mesafeden kuvvet kullanarak çevirmek, bunların dışarı ile irtibatlarını kesmek, giriş-çıkışı kontrol altında tutmak
Aborda Bir teknenin diğerine veya bir iskeleye yanaşması
Abosa     Hisa edilmekte olan bir halatı veya vira edilmekte olan bir zinciri tut veya geçici olarak durdur anlamında verilen komut , bosaya vurmak
Abramak Kontrol altına almak, komutası altında tutmak, üstesinden gelmek, deniz taşıtlarını yönetmek
Abrile Trinket ve mayıstra yelkenlerinin istinga edilmeleri için verilen komut
Acenta/Acente Gemi nakliyat şirketlerinin, gemilerini işlettikleri limanlarda gemilerine navlun temin etmek ve ticari işlerini yürütmek maksadıyla bulundurdukları yetkili şahıslardır.
Açevele Serenlerin aşırılabildiği kadar prasya edilmesi. Bir yere asılan veya çekilen veya su üzerinde yüzdürülerek getirilen herhangi bir cismin bir yere çarpmaması veya kendine yakın bir cisimle çarpışmaması için yapılan bir donanım (Açevele tutmak)
Açevele Gönderi Açevele işlemini yapmakta kullanılan gönder
Açığa Çıkmak Rıhtıma aborda veya kıçtan kara olmuş bir geminin bulunduğu yerden avara ederek daha uzaktaki bir yere demirlemek için sahilden uzaklaşması.
Açık Deniz Kıtalar arasındaki büyük denizlerdir. Diğer bir deyimle, denizin, herhangi bir devletin karasuları veya iç sularına dahil olmayan tüm kısımlarını kapsar. Açık denizler bütün devletlerin faydalanmalarına açıktır. Hiçbir devlet açık denizlerden yalnız kendisi yararlanamaz. Açık denizler karalardan farklı olarak mülkiyeti iktisap edilmek üzere işgal edilemez.
Açık Düşmek Bulunulması arzu edilen mesafeden bir sebep veya etki (rüzgar akıntı vb.) nedeniyle uzakta bulunmak
Açık Liman Serbest liman; ülkeler arası mal giriş ve çıkışlarında gümrük işlemi yapılmayan liman
Açıkta Eğlenmek Bir teknenin sahilden veya iskeleden yada limandan açıkta beklemesi
Açılır Bakla Zincir kilitlerini birbirlerine eklemekte veya zincir üzerinde bulunan fırdöndünün iki ucundaki baklalara takılan ve gerektiği zaman kolay ve çabuk açılabilen bakla.
Açılmak Yakın bulunan bir sahilden veya deniz üzerinde bulunan herhangi bir yerden ayrılarak, uzaklaşmak
Açmak Fazla yaklaşıldığı anlaşılan bir sahilden veya herhangi bir yerden istenildiği kadar açılmak; Karşılaşılan bir geminin yolu üzerinden çatışmayı önlemek için geminin sancağa veya iskeleye alınması
Adi Iskarmoz Filikalarda ve kürekle hareket eden küçük deniz araçlarındaki küreklerin kürek boğazlarından tekneye irtibatlandırılmasını sağlayan kayışların geçtiği küpeşte üzerindeki ağaç veya madeni çeliklerdir.
Adi Yeke Filikalarda ve ufak deniz araçlarında dümeni istenilen tarafa basmak için dümen boğazına girecek şekilde bir ucu oyulmuş ve ağaç veya demirden yapılmış kol.
Admiraltı Demiri Çiposu kollarına dik olan demirlerdir. Çipolar bu tip demirlerin bir kısmında sabit, bir kısmında ise hareket edebilir şekilde yapılırlar. Bu tip demirlerin tutması diğerlerine nazaran daha fazladır.
Aganta Hisa veya laçka edilmekte olan bir halatın veya zincirin kısa bir zaman süresi için akışının durdurulması, tutulması için verilen komut [Aganta iskota, aganta borina borinata]
Ağ Gözü Açıklığı Ağ ıslakken, ağ ipinin ve düğümünün kalınlığına bakılmaksızın gergin halde bir ağ gözünün birbirine karşılıklı iki düğümü arasındaki mesafe
Ağır Ağır Gel Bulunulan rotadan başka bir rotaya yavaş yavaş dönülmesi istenildiği zaman serdümene verilen komut
Ağır Deniz Dalga boyları ile dalga yükseklikleri büyük ve çarpma basınçları fazla olan denizler.
Ağır Fırtına Yüksek dalgaları oluşturan, uzun ve tepeleri öne doğru devrilmeye başlayan, deniz üzerini beyaz köpüklerle kaplatan ve saatteki sürati 48-55 mil olan rüzgar.
Ağız Bağı Ağır yüklerin kaldırılması sırasında kanca ağzının açılmaması için kanca ağızlarına yapılan bağ
Ağız Kuşağı Armuz kaplamanın (bindirme kaplamanın da] en üst sırası
Akdeniz Muğla-Antalya il sınırındaki Eşen çayının denize döküldüğü yer ile Suriye sınırı arasında kalan karasularımız.
Akıntı Haritası Akıntıları, daha çok med ve cezir akıntılarını gösteren haritalardır.
Akıntı Seyri Akıntının yönü ve sürati hesaba katılmak suretiyle yapılan bir seyir usulü.
Akıntı Sürati Akıntının deniz mili olarak bir saatteki süratidir. Akıntı süratleri akıntı yönlerini gösteren okların üzerlerine yazılan rakamlarla gösterilir.
Akıntıya Kürek Çekmek Faydasız ve sonuç alınamayacak bir iş üzerinde çalışmak
Akmak Çıması dışarıda bulunan bir zincir veya halatın kendi kendine sağılması
Akova Demir memesinin suya temas edecek şekilde fundoya hazır bulundurulması
Aksiseyirdim Topun seyirdimden sonra tekrar mevkiine gelmesi
Al (Alberaber) Filika avara ettikten ve kürekler puta ettirildikten sonra küreklerin çekilmesi için verilen komut
Al İskele Yalnız iskele taraftaki küreklerinin çekilmesi için verilen komut
Al Sancak Yalnız sancak taraftaki küreklerin çekmesi için verilen komut
Alababula Birbirleriyle anlaşamayan, birlik ve düzenlik görülmeyen gemi personeline verilen isim
Alabanda Bordanın iç kısmı
Alabanda Astarı Yalı kütüklerinden sonra yukarıya doğru konulan tek sıra kaplama.
Alabanda Etmek Dümenin basılabildiği kadar bir tarafa basılması (Sancak alabanda, iskele alabanda)
Alabanda Kaplaması     Geminin iç kısmında iskarmozlar üzerine yapılan kaplama
Alabanda Yemek (Vermek) Yapılan işin beğenilmemesi durumunda azar işitmek
Alabora Altüst olma, teknenin ters çevrilmesi
Alaborina Seyretmek Borinaları sonuna kadar lava edip yelkenleri rüzgarla doldurarak mümkün olduğu kadar rüzgara yakın seyretmek.
Alamana Odun, kömür taşımakta veya balık avlamakta kullanılan büyük kayık
Alarga Sahilde bulunmayan açıkta bekleyen. [Alargada bekle]
Alargaya Çıkmak Bir geminin sahil ile ilişiğini kesip, sahilden uzaklaşması, açığa çıkıp yatması
Alay Sancağı Resmi veya emredilen günlerde gemilerin direkleri ile baş ve kıç gönderler arasında istiralya üzerine donatılan işaret sancaklarının tümü. İşaret sancakları belli bir sırada toka edilir.Alay sancakları çekildiği zaman gemide mevcut direklerin şapkalarına Milli sancaklar da toka edilir. Alay sancakları milli sancaklarla birlikte sabah saat sekizde (Özel günlerde daha evvel) toka edilir ve akşamları arya sancak zamanında beraberce arya edilirler.
Alberaber Hep birlikte kürek çekmek için verilen komut.
Albura (Albura Etmek) Aksi yön veya duruma getirmek anlamında verilen komut. Bir filikanın kalastrasından kaldırılıp veya içeri vaziyette iken basılıp, dışarı çevrilmesi
Alesta Hazır olmak, hazır olarak apikoda beklemek. Alesta tramola [Tramola etmeye hazır ol] Alesta ferro [Demir atılmaya hazır]
Alesta Ferro     Demirin fundoya hazırlanması için verilen komuttur. Bu komutun verilmesi ile ırgat kontrol edilir ve zincirin serbestçe akmasını sağlayacak her türlü önlem alınır, bosa pimleri serbest hale getirilir ve demirin ağırlığı yalnız bosa üzerine biner. Demirin fundoya hazır olduğu köprü üstüne “Alesta Ferro Sancak / İskele” denilerek bildirilir.
Alesta Tramola Yelkenle seyreden gemi ve deniz araçlarında tramola etmeye hazır olunması için verilen komut. Bu komuttan kısa bir süre sonra dümene basılır ve dönüş başlar. Bu arada hangi taraftan dönüş yapılacağını belirtmek için “Alesta orsa alabanda tramola” veya “Alesta boci alabanda tramola” şeklinde komut verilir.
Alma Kürek (Alma) Hep birlikte kürek çekerken çekmeyi durdurmak için verilen komut
Almanak Güneşin, ayın ve gezegenlerin doğuş ve batış zamanları ile seyir branşını ilgilendiren diğer astronomik bilgileri kapsayan ve her yıl yayınlanan kitap.
Altabaşo Bir yelkenin alt yakası, alt ve aşağı anlamında da kullanılır.
Amatör Balıkçı Teknesi
Tam boyları 8 metreden az ve motor gücüyle yürütülen amatör balıkçılık yapmak amacıyla kullanılan deniz aracı.
Amatör Balıkçılık Sadece spor ve dinlence amacıyla yapılan, maddi ve ticari kazanç gayesi gütmeyen balıkçılık etkinliği.
Ambar Gemilerdeki eşyaların, yüklerin muhafaza edildikleri gemi dahilindeki bölmelerdir. Kullanıldıkları maksatlara göre isim alırlar. Ticaret gemilerinde ambarlar su geçirmez bölmelerle ayrılmıştır.
Ambar Ağzı Yük konması veya çıkarılması için güvertelerin ambar hizalarına gelen kısımları
Ambar Kapağı Ambarların kullanılmadığı zamanlarda kapatılması için kullanılan kalın tahta kalaslar veya kalın saçtan yapılmış kapaklar.
Ambar Payı     Gemilerdeki ana direklerin ana güverteden ıskaçaya kadar olan kısmı.
Ambargo Bir devletin, bazı durumlarda diğer devlet gemilerine el koyması veya kendi karasuları içerisindeki gemilerin bu suları terk etmesini istemesi veya bunların belli malları taşımasını yasaklaması.
Amora Trinket ve mayıstra yelkenlerinin açılmaları için verilen komut
Amora Yakası Dört köşe bir yelkenin alt ve ön tarafındaki yaka [Karula yakası]
Ana Çarmık Ana direkleri yanlarından tutan sabit armalar
Ana Güverte Geminin veya teknenin üzerinde yürünen en üstteki güvertesi
Ana İstiralya Ana direklerin kapelelerinden pruva yönüne doğru uzatılan tel veya lif halatlardan yapılmış sabit armalar
Ana Omurga Postaların bağlandığı, baştan kıça kadar uzanan ağaç / demir kısım
Ana Rüzgarlar Ana yönlerden esen rüzgarlardır.
Ana Serenler Ana direk üzerinde bulunan serenlerdir. Bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar. Pruva direğindekine trinket, grandi direğindekine mayıstra, mizanadakine foa denir.
Ana Yelkenler Ana serenler üzerine açılan yelkenlerdir. Bu yelkenler açıldıkları ana serenlerin isimleri ile anılırlar. Trinket yelkeni, mayıstra yelkeni, foa yelkeni.
Anafor Bir akıntının, akış yönünün aksine doğru yön değiştirmesine denir. Anafor suları daha ziyade girinti ve çıkıntıları fazla olan sahillerde görülür.
Anele Hareketli demir halka
Anele Harbisi Anelelerin açık olan taraflarını kapatmak için kullanılan demirden yapılmış pimlerdir. Anele harbileri kılavuzlu veya pimlide olabilir.
Anele Kilidi Zinciri demirin anelesine bağlayan ve bir ucu anele harbisi ile kapatılan bir tarafı yarım daire şeklinde diğer tarafı anele harbisinin geçmesi için yassıtılıp ortası delinmiş olan dökme demirden yapılmış kilitlerdir.
Anemometre Rüzgarın saatteki hızını deniz mili olarak ölçen cihaz.
Apazlama Kemere istikametinden gelen bordaya dik olarak esen rüzgar. Bu rüzgarı kullanarak seyretmeye apazlama seyir denir.
Apıştırmak Demirler arasındaki mesafe ve zincirler arasındaki açı pek yakın olmamak üzere çifte demir atmaktır. Bu şekilde demirlemenin amacı dar olan liman sahalarında geminin gezmesine engel olmaktır.
Apiko Demirin vira edilişinde deniz dibinden kurtulup dimdik durduğu vaziyet; veya dikkatli olarak beklemek.
Apolet Omuzluk;subay rütbelerini göstermek üzere omuzlarının üstünde elbiseye bağlı işaret
Ara Liman Ana limanlar arasında kalan ve zorunlu hallerde gidilen liman.
Arma Sabit donanım [Direk çarmıhları, istralyalar] Geminin güvertesinden yukarıda bulunan direkler, serenleri ve bunlar üzerindeki halat donanımları ile kullanılan her türlü eçhize. Donanımların sabit olanlarına (ana), hareketli olanlarına (selviçe) denir.
Arma Bozuntusu Vasıfları bozulmuş ve kullanılmayan eski halatlara denir. Bu halatların kısmen sağlam kalmış olan kısımları ayrılarak örülür ve paspas veya palet yapmak için kullanılır.
Arma Budatmak Fırtına etkisi ile arma, seren ve yelkenlerin kopup uçması durumu
Arma Buranda Burandaların (Hamakların) yatmak üzere erat mangalarında bulunan yerlerine kurulması. Arma buranda terimi aynı zamanda yatma saatini de ifade eder.
Arma Doldurmak Direk ve direkler üzerindeki çubukların sert rüzgarlarda esnemesine engel olmak için ana armaların boşluklarını almak.
Arma Etmek Herhangi bir şeyi kaldırmak, yerine koymak, bağlamak, hazırlamak.
Arma Soymak Hareket edebilen armaların onarımı veya kışın yağmur ve kardan zarar görmemeleri için yelkenlerin aşağıya indirilmeleri.
Armada Donanma
Armador Armaları donatan, yerlerine koyan ve gemi dahilinde armalarla ilgili her türlü işleri gören yetişmiş personel.
Armadora Selviçeleri bağlamak üzere alabandalara konulan ağaç veya demirden yapılmış yerler.
Armatör Donatan.
Armuz Güverte ve borda kaplama tahtalarının arasındaki çizgi
Armuz Açmak Ahşap teknelerin kalafat edilmeleri için armuzlarda bulunan eski kalafat malzemelerinin çıkarılması suretiyle armuzları açmak.
Armuz Kaplama Borda veya güverte kaplama tahtalarının uzunlamasına ve kenar kenara birleştirilmesi suretiyle yapılan bir kaplama usulü.
Armuz Tutmak Tabura geçen personelin aynı hizada durabilmeleri için ayakkabı burunlarını armuz veya yerdeki çizgi hizasına getirmeleri.
Arya Yelkenin, sancağın veya çubukların aşağıya indirilmesi [Arya sancak, arya kürek]
Arya Kürek Çekilmeyip, puta vaziyetinde tutulan küreklerin içeri alınıp, palaları başa bakmak ve alabandalara yakın bulunacak şekilde oturaklar üzerine konması için verilen komut
Arya Sancak Gemilerin kıç gönderlerine veya gizlere çekilen sancağın akşamları güneşin batışı ile birlikte tören ile indirilmesi.
Arya Sancak Zamanı Milli sancakların akşamları güneşin batışı ile indirilmesi, arya edilmesi zamanı. Arya sancak zamanından sonra demirleyen gemilerde demirin fundosu ile birlikte Milli sancak hiçbir tören yapılmadan arya edilir.
Arya Sofra Yemek masalarının yemek zamanında yerlerinden alınarak yemek yemek üzere hazırlanması.
Askı İzbirosu Çımalarından biri kasalı, diğeri cevizli veya her iki çıması da dikişli izbiro
Askı Mapası Bir demiri kaldırmak için bedenine konmuş olan mapa
Askıya Almak Batma tehlikesinde olan bir geminin emniyetli bir mevkiye kadar getirilmesi için gemi bordasına alıp, bağlamak; Geçici olarak durdurmak.
Aşağı Seyir Akıntı yönüne doğru yapılan seyir.
Aşırma Kürek Her oturakta bir kürekçinin oturması ve kürekçilerin çapraz oturmaları suretiyle küreklerin düzenlenmesi. Daha ziyade kiklerde bu şekilde kürek çekilir.
Aşırtma Praçera Yelken Kavançalı seren yelkeni
Aşoz Kaplama tahtaları için omurga ve bodoslamalara açılan oyuklar.
Avadanlık Herhangi bir işin yapılmasında kullanılan yardımcı alet ve malzeme.
Avara (Avara Etmek) Gemi, bot veya teknenin yanaşmış olduğu yerden ayrılması
Avarya Gemiye veya yüke, kendi yıpranmalarından veya buz, sis gibi doğa kuvvetlerinden yahut kaptan veya tayfa gibi yükle ilgili kimselerin eylemlerinden veya savaş sırasında uluslar arası deniz ticareti hukukunun içerdiği özel kuralların mülkiyeti korunmamasından dolayı ortaya çıkan maddi hasarlar ile olağanüstü giderler
Avdet Etmek Bir yere varmak
Ayak Kafesi Lumbarağızları veya köprüstünde ayakların güverte ile temasını kesmek için ağaçtan yapılmış kafesler
Ayak Paleti Ayakkabıların altlarını silmek için eski halatların (Arma bozuntusu) örülmesi suretiyle yapılmış paletler; Paspas .
Ayak Torno Donatılan bir halat bedeninin herhangi bir yerinden geçebilecek şekilde yapılmış mandallı ve menteşeli makara.
Ayandon Ocak ayının sonlarına doğru esen şiddetli ve soğuk fırtına.
Aybocu/Ayboci Zincirin ırgat çalıştırılarak aşağı alınması, indirilmesi.
Aydos Vardiya Vardiya nöbetlerinin saat 16-18 ve 18-20′ye kadar olanları. Öksüz vardiya da denir.
Ayı Bacağı Rüzgarı pupadan alarak seyreden yelken gemilerinde açevele gönderleri kullanılarak iskotaların birini sancak, diğerini iskele bordaya doğru açmak suretiyle yelkenlerin rüzgarla dolmasını sağlamak ve süratli gitme imkanını veren yelkenle seyir usulü.
Aykırı Seyir Rotaları birbirlerine nazaran ters yönde veya bu yönlere yakın bir rota izleyerek yapılan seyir.
Aykırlama Akıntı veya rüzgar etkisi ile demir üzerinde yatan bir geminin demir yönünün aksi yönünde salması.
Ayna Kıçlı Kıç tarafları sivri olmayıp kemere istikametinde düz olan tekne.
Aynalık Kıç bodoslama üzerine konan ve dümen iğneciğinin üzerine konduğu tahta levha [Ayna kıçlı tekneler]
Aynalık Tahtası Bir teknede kıç taraftaki havuzda otururken arkaya dayanmak için konulmuş olan tahta levha
Ayvaz Gemilerde doktor yanından çalışan sıhhiye erleri
Baba Halat volta etmek için ağaç veya madenden yapılmış silindirik biçimli, başlıklı veya halatların kurtulmaması için çıkıntılı güverte veya rıhtıma bağlanan sabit gereç
Babadalya Kereste taşıyan gemilerde güverteye konulan kerestelerin kaymasını önlemek için her iki küpeşte boyunca belirli aralıklarla güverteye dikey olarak konulmuş direkler
Babafingo Gabya çubukları üzerine sürülen çubukların ve bu çubuklar üzerine açılan yelkenlerin genel adı. Bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar. (Pruva babafingo, Grandi babafingo, Mizana babafingo)
Babafingo Çarmıkları Babafingo çubuklarını bordalar yönünde tutan armalar.
Babafingo Çördeği Babafingo yelkenini yerine kaldırmak için kullanılan palanga. Palanganın alt tornosu güverte üzerindeki bir mapaya, üst tornosu ise serenin kandilisasına bağlanmak üzere uzun bir sapanı ve çeliği olan palangadır.
Babafingo Çubuğu Direklerin güverteden itibaren üçüncü çubuğudur. Üzerlerinde bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar.
Babafingo İstiralyas
ı     Babafingo çubuklarını şapkalarından başa doğru tutan halatlardır.
Babafingo Patrisası Babafingo çubuğunu şapkasından geminin bordaları yönünde ve geminin kıçına doğru tutan halatlardır.
Babafingo Prasyası Babafingo serenini rüzgarın estiği tarafa çevirmek için seren cumbasından donatılan selviçe.
Babafingo Rilileri Çanaklığın her iki tarafına bağlanan gabya çarmıklarının gerildiğinde çanaklığı esnetmemesi için çarmık boğatalarının çanaklık altlarına gelen kilitleri ile direk üzerindeki rili çemberi arasına donatılan kısa çarmıklardır.
Babafingo Sereni Babafingo çubukları üzerindeki yatay serenler. Bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar.
Babafingo Velenası Babafingo istiralyaları üzerlerine açılan üç köşeli yelken.
Babafingo Yelkeni Babafingo serenleri üzerlerine açılan kare yelkenler. Üzerlerinde bulundukları babafingo serenlerinin isimleri ile anılırlar.
Badarna Etmek Bir halatın aşınmaması için üstünün halat veya koruyucu bir malzeme ile sarılması
Bağ Sağlam düzgün, kolaylıkla bağlanıp çözülmek üzere gemicilerin yapmakta olduğu düğümler
Bağlama Bir gemi veya deniz aracının şamandıra, iskele, rıhtım gibi yerlere yatmak maksadıyla halat vermesi.
Bağlama Limanı Ticaret gemilerinin kayıtlı olduğu ve her türlü tescil işlemlerinin yapıldığı limanlardır. Bağlama limanının ismi gemilerin kıç aynalıkları üzerlerine ve gemi isimlerinin altlarına yazılır.
Bahr Deniz
Bahren Deniz yolu ile; deniz ile
Bahreyn İki deniz
Bahri Denize ilişkin, denizsel
Bahr-i Ahmer Kızıldeniz
Bahr-i Muhit Büyük deniz, okyanus
Bahr-i Sefit Akdeniz
Bahr-i Siyah Karadeniz
Bahriye Deniz Kuvvetleri
Bakla Zincirin her bir halkası
Balast Gemi Ambarlarında yük bulunmayan ticaret gemisi.
Balastlamak Geminin dengesini sağlamak maksadıyla balast tanklarını doldurmak veya boşaltmak
Balb Gemilerin baş bodoslamalarının su içindeki kısmında bulunan şişkinlik. Yeni gemi inşa tekniği olan Balb’lar, geminin ileri hareketi ile meydana gelen dalgaları küçültmeye ve suyun gemi karinasına olan basıncını azaltmaya yarar.
Balık Boyu Ağzı kapalıyken balık başının ön ucu ile kuyruk yüzgecinin en uzun ışınının bitim noktası arasındaki izdüşüm uzunluğu.
Balıkçı Bağı Bir halatı aneleye bağlamak için kullanılan bağ (Anele Bağı)
Balıkçı Gemisi Yalnızca su ürünleri avcılığı veya depolanması veya işlenmesinde kullanılan, nitelikleri bu amaca uygun olan ve tonilato belgesinde balıkçı gemisi olduğu belirtilen ticaret gemisi
Balıklava Halk dilinde balığı bol olan yerlere verilen ad
Balon Trol gibi sürtünme ağlarda, torba ağzında mantar yerine kullanılan cam, madeni veya plastik şamandıra
Balon Usturmaça Halattan, hasırdan veya sentetik malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş balon biçimli bir usturmaça çeşidi
Balon Yelken Rüzgarın etkisi ile torbalanarak çalışan, alt yakası serbest, geniş hacimli üçgen biçiminde yelken
Balonlamak Yelkenli gemilerde rüzgarı pupadan alıp seyrederken ana yelken ıskotalarının uzun tutulması sonucunda yelkenlerin rüzgarla dolarak yukarı doğru şişmesi
Baloz Eskiden gemicilerin eğlenmek için gittikleri içkili ve müzikli yerlere verilen ad
Bamkiz Deniz suyunun dolmasıyla oluşan buz kütlesi
Bandıra Milliyeti gösteren sancak
Bando Tutulmakta veya sağılmakta olan bir halatı aniden bırakmak veya indirilmekte olan bir cismi, bot, motor veya filikayı birden bire indirmek için verilen komut.
Bando Etmek Mayna edilmekte olan filika, motor, bot gibi araçların suya 0.5-1 metre kala bando komutası ile suya oturtulmasıdır.
Bank Deniz yüzeyine yakın ve zaman zaman tepeleri su yüzeyine çıkan sığlık ve kayalık yerlerdir. Deniz haritalarında bu gibi sığlıklar artı işareti konulmak suretiyle belirtilir.
Bank Şamandırası Bankların sınırlarını veya yerlerini belirtmek için konulmuş olan ışıklı şamandıra.
Barabad Ortası bir direkle bölünmüş iki kanatlı balık ağı
Baratarya Kaptanın veya tayfaların gemi sahibini, armatörü veya sigorta ortağını bilerek zarara uğratması
Barbarişka Tutulmakta olan bir halatın kaymaması için üzerine ince bir halat ile mezevolta alınıp gemi tarafına dolaştırılarak meydana getirilen bosadır
Barç
Nehir ve kanal yolu ile limanlara ticaret eşyası taşıyan veya personelin sürekli iskeleye bağlı olarak üzerinde yattığı ve çalıştığı saç veya ağaç tekne;yatak gemisi
Barça Orta çağda kullanılmış yelkenli ve kürekli nakliye gemisi
Barınma Fırtınalı havalarda en yakın limana girme veya kıyının korunmalı bir yerinde demirleme
Barko Pruva ve grandi direkleri kapasorta mizana direği sübye donanımı olan üç direkli yelken gemisi
Barkobestiya Pruva direği kabasorta, grandi ve mizana direkleri sübye arma ile donatılmış üç direkli yelken gemisi.
Barometre Hava basıncını ölçen aygıt. (tandans çubuğu önemli; araştırınız.)
Basadora Yelkenli gemilerde serenlere yelken saran ve yelkeni camadana vurmak için gemicilerin üzerine basıp yürüdükleri halat
Basita Bir çeşit güneş saati
Basta Aganta, dur komutu
Bastırmak Deniz ve rüzgarın beklenmedik zamanda aniden çıkması
Bastika Palangalarda kullanılan bir çeşit dilli makara.
Baston Ana cıvadranın üzerinde ileriye doğu uzatılmış çubuk
Baston Ağı     Flokların indirilmesi sırasında, flokların denize doğru sarkmasını ve cıvadra üzerinde çalışan gemicilerin denize düşmelerini önlemek amacıyla cıvadra altına gerilen ağ.
Baston Bosası Büyük bastonu yerinde tutmak için cıvadra destamorasından alınıp bastonun topuğundan dolaştırılan doblin zincir.
Baston Brakili Ana cıvadra üzerindeki bastonun sabit tutulması için cıvadra ile baston üzerine sarılan zincir veya halat.
Baston Yeke Dümen yekesinin boyunu uzatmak için yekeye takılan sağlam ağaç çubuk
Baş Bir teknenin ön ve ileri kısmı
Baş – Üstü / Altı Baş tarafta güverte üstü / altı
Baş Bodoslama Omurganın baş tarafından teknenin başını meydana getirmek için yukarı yöne doğru konulan ağaç parçası.
Baş Çalımı Geminin baş tarafında omurgaya doğru görülen daralış
Baş Denizleri Geminin rotasının aksi yönünden gelen denizler.
Baş Gönder     Geminin baş tarafındaki bayrak direği
Baş Halatı
Baş taraftan ileri doğru verilen halat
Baş Kasara Genellikle gemilerdeki baş taraftaki yüksek kısım
Baş Kıç Vurmak Bir geminin denizleri baştan alması durumunda baş ve kıçının batıp çıkması durumu
Baş Koltuk Baş taraftan verilen koltuk halatı
Baş Makinist 750-3000 kw gücü arasındaki ana makine ile yürütülen gemilerde çalışan, gemi makinelerinin çalıştırılması ile bakımı ve onarımından sorumlu gemiadamı
Baş Omuzluk Kemere ile baş bodoslama arasındaki yuvarlak kısım.
Baş Omuzluk Hattı Pruvadan itibaren nispi 045 derecelik hat
Baş Parima Bir botun başüstündeki aneleye bağlanmış kısa halatı
Başaltı Baş kasarayı meydana getiren kısmın alt tarafı. Genellikle personel için ayrılan kısım.
Başlı Baş tarafın kıça nazaran daha batık olması
Başporsun Gemilerde görevli en kıdemli porsun astsubayı
Başrüzgar Gemi rotasının aksi istikametinden esen rüzgar.
Baştan Almak Rüzgar ve denizlerin baş taraftan alınması.
Baştankara Etmek Tekneyi bir sahile veya kumsala baş taraftan oturtmak veya yanaştırmak
Başüstü Gemi ana güvertesinin gemi pruvasında kalan kısmı.
Batarya Yan yana dizilmiş borda topları
Batık Şamandırası Batık gemilerin yerlerini belli etmek amacıyla batığın olduğu mevkiiye koyulan yeşil, kırmızı ve siyah renkli şamandıra.
Bati Etmek Bir şeyin altını üstüne çevirmek
Bayılma Gemi veya deniz araçlarının herhangi bir sebeple sancak veya iskele tarafına yan yatmaları.
Baymak (Bayılmak) Özellikle yelken seyrinde, rüzgar etkisiyle teknenin yan yatması.
Bedel Flaması Gemiler arasında işaret sancakları ile muhabere yaparken üst üste bulunan sancaklardan herhangi birinin tekrar toka edilmesi gerektiğinde onun yerine toka edilen flama
Beden Demirin anelesi ile memesi arasında kalan kısmı. Halatların iki çıması arasında kalan kısma da Beden denir.
Beden Bağı Farklı burgatalardaki iki halatı birbirine bağlamak için yapılan bağ (Kamçı Bağı).
Bermuda Arma
Uzun bir direk üzerine yelken açmak için düşünülmüş arma tipi[Marconi arma] Bu tip armada yelken sereni yok ancak bumbası vardır.
Bez Manika Gemilerde ambar veya makine dairesine hava vermeye yarayan bez baca
Bıyık Büyük ve kontra baston ventolarını, bu bastonlardan açık bulundurmak için ana cıvadranın her iki tarafına destamoraya yakın olmak ve kemerelere paralel olarak bulunmak üzere konan serenlerdir. Bıyığın cıvadraya gelen tarafı çatallı olup, çatalbağı yapılmak suretiyle cıvadraya bağlanır.
Bindirme Kaplama (Basma Tiriz) Armuz kaplamanın bir biri üzerine konularak yapılma şekli
Bindirmek Bir geminin baş tarafından bir gemiye çatması veya karaya oturması
Bir Santim Batma Tonajı     Gemiyi paralel olarak bir santim batırmak veya bir santimetre yükseltmek için, konulması veya çıkarılması gereken ağırlık miktarı.
Birig/Birik İki direkli ve kabasorta armalı yelken gemisi.
Birik İki direkli tam serenli ve arması kabasorta donanımlı yelkenli tekne
Bita Gemi veya yelkenli gemilerde halatların veya yelkenlerin iskotalarını volta etmek üzere güverte üzerine konulmuş küçük babalar. Genel olarak kurt ağızlarının gerisinde bulunur.
Bocalamak Gemilerin fırtınalı ve denizli havalarda ilerlemeyip, yalpa yapmasını önlemek ve uygun bir zamanda aksi rotaya dönmek suretiyle denizleri kıçtan almak.
Boci
Yelkenli teknelerde pruvanın rüzgaraltına döndürülmesi ve rüzgarın kıçtan alınması için verilen komut.
Boci Alabanda Tramola Teknenin pruvasını rüzgar altına çevirmek üzere verilen komut. İskotalar derhal fora edilir ve dümene basılarak dönüş yapılır.
Bocrum Bumbası Bocrum yelkeninin açıldığı bumba.
Bocurum Yelkenli teknelerde kıç bodoslama / kıç aynalık üzerinde bulunan direğe çekilen yelken
Bodoslama Gemilerin baş ve kıçını oluşturmak üzere omurganın baş ve kıç tarafından kaldırılan ağaçtan veya saçtan yapılan sütun
Bofor Mikyası Rüzgar kuvvetinin rakamlarla ifade edilmesi
Boğata Ağaçtan yapılmış yuvarlak bir çeşit makara
Boğaz Denizleri birbirleri ile birleştiren ve iki kara arasındaki doğal açıklıktan geçen deniz parçası
Boğmak Şiddetli fırtınalarda selviçeleri kesilerek idare edilemeyen bir yelkeni halatla serene sarıp söndürmek
Boli Ağı Altı büzülmeyen fanyalı çevirme ağı.
Bombarta Başı, kıçı yuvarlak ve aynalıklı, iki direkli yelkenli gemi
Bonaçe Sakin ve rahat hava, genellikle denizin ve havanın limanlık durumu
Borda Geminin su kesiminden yukarıda kalan dış kısmı.
Borda Bordaya Gemi ve deniz araçlarının bordalarını birbirlerine vererek yan yana yatması.
Borda Feneri Sancakta yeşil, iskelede kırmızı olarak yakılan pruva pupa hattına 112,5 derece açılı fener
Borda İskelesi Bir tekneye girip çıkmak için inip kalkabilen ve içeriye albura olabilen merdiven
Borda Mataforası Her iki bordalarda bordalara dikey olarak bulunan ve gerektiğinde içeri dışarı albura edilebilecek durumda yapılmış olan mataforalar. Limanda denize indirilmiş vasıtalar bunlara bağlanır. Üzerinde personelin inip çıkması için şeytan çarmıkları donatılır.
Borda Patalyası Borda ve su kesimini temizlemekte ve tiriz çekmekte kullanılmak için yapılmış altı düz bir çeşit bot
Bordadan Almak Rüzgarın veya denizlerin gemi omurgasına dikey olarak gelmesi
Bordalamak Denizdeki bir geminin veya sahildeki bir mevkiin, seyretmekte olan bir geminin kemeresi veya 090-270 nispi istikametinde bulunmasıdır.
Borina Dört köşe yelkenlerin gradin yakalarının iskota yakasına yakın yerlerinde bulunan borina patasına İzbarço kasa ile bağlanan halat.
Borina Patası Kare yelkenlerin gradin yakalarındaki matafyonlara halattan yapılan kaz ayağı sapanlar.
Borina Yakası Dört köşe yelkenlerin direğe bitişik olan yakası
Borinata Trinket yelkeninin borinasına verilen isim.
Bosa / Bosa Tutmak/ Bosaya Vurmak Demir zincirlerini tutmak için güverteye sabitlenmiş mapalara bağlı ve uçları maçalı zincirler.
Boş Almak Gevşek bir halatı germek maksadıyla fazlasını çekmek
Boş Vermek Halatı kaçırmak
Bot Kalastrası Güverteye alınan deniz araçlarının üzerine oturmaları için karinasını kavrayacak şekilde yapılmış ve güverteye sağlamca tespit edilmiş kalın ağaç.
Bot Mataforası Botların güverteye alınmaları için bot kaz ayaklarının anelesinden bağlanıp kaldırılmasında kullanılan ufak matafora.
Bot Pusulası Filika gibi ufak deniz araçlarında kullanılan elle taşınabilir seyyar, küçük mıknatısı pusula. Bunlara filika pusulası da denir.
Boyna Ufak teknelerde dümen kullanılmadığı veya dümenin arızalı olması durumunda dümen yerine kullanılan kürek
Boyunduruk Yeke Dümeni istenilen yöne basmak için genellikle kiklerde kullanılan iki uçları bastikalı ve ortaları dümen başına geçmek üzere yuvalı bir çeşit yeke
Bölme Gemilerde birbirinden perdelerle ayrılmış ve birinden diğerine su geçmeyecek şekilde yapılmış iç kısımların her biri.
Bölme Kaportası Bir bölmeden diğerine geçmek için kullanılan ve aynı zamanda iki bölme arasında sızdırmazlığı sağlayan kapılar.
Branda Eskiden yelken yapılan bir cins kumaş yada kumaştan yapılan ve gemicilerin hamak olarak kullandıkları yatak.
Brasya Serenlere yön veren donanım
Brasya Etmek Serenlere yön veren donanımı kullanmak
Bumba Genel anlamda yatay olarak kullanılan serenlere denir. Yan yelkenlerin altabaşo yakalarını gerip açmak üzere kullanılan serenlere de bumba denir. Bumbalar açıldıkları yelkenlerin isimleri ile anılır.
Bumba Yakası Yelkenlerin bumba destekli olsun veya olmasın alt yakaları Direk yakası, Bumba yakası, Güngörmez yakası.
Bunker Gemi ambarı.
Burgata Halat ve zincir ebadını ölçmek için kullanılan bir ölçü 2,54 cm Bitkisel halatlarda çevre, çelik tel halatlarda çap ölçüsü.
Büküm Halatın veya bir yomanın sağa veya sola doğru kollarının bükülmesi
Bülbül Palangaların rigovalarının bağlanmaları için makaraların alt kısmına konan radansa veya yapılan kasalar
Büyük Amiral Mareşalin Deniz Kuvvetlerindeki karşılığı
Büyük Baston Ana civadra üzerine sürülen baston.
Camadan Camadan vurmak. Yelken alanının küçültülmesi. Klasik (direğe çekilen) ana yelken, bocurum, vb.lerde yelkenin indirilerek birinci (ikinci, üçüncü..) camadan matafyonlarından bumbaya camadan bağı ile bağlanması. Sarmalı yelkenlerde yelkeni kısmen açarak alan küçültmek.
Camadan Bağı Bu küçültmeyi yapmada kullanılan bir bağ çeşidi
Camadan Fora Etmek Bağları çözüp kısalmış yelkeni açmak
Camadan Kamçısı Yelkenler üzerinde camadan için bulunan savlolar
Camadan Matafyonu Camadan astarı üzerine açılmış deliklerin üzerine geçirilmiş madeni veya halattan yapılmış matafyonlardır.
Camadana Vurmak Savaş gemilerinde pantolon paçalarının gemi içerisinde bir yere takılmaması için paçaların çorap içerisine sokulması.
Can Halatı Filika mataforalarının cundalarından sarkan halat kamçılardır. Filika hisa veya mayna edilirken içinde bulunan personel bu halatlara tutunarak kendilerini korur ve filikanın ağırlığını azaltır.
Can Yeleği Yüzücü kabiliyeti fazla olan maddelerden yapılmış olan ve insanın beli ile omuzları arasını saran, yelek gibi giyilen veya kemer gibi bel ile koltuk altına sarılan kurtarma aracı.
Cankurtaran Filikası     Denizde, can kurtarma maksatları için ağaç veya saçtan yapılmış yüzücü gücü fazla olan tekne. Cankurtaran filikaları veya motorlarının içerlerinde teknede bulunan kazazedelerin yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda yiyecek maddeleri ile kazazedelerin yaralarını tedavi için tıbbi malzeme ve işaret tabancaları gibi diğer lüzumlu malzemeler bulunur.
Cankurtaran Salı / Can Salı Denizdeyken kazaya uğramış bir gemideki personelin kurtarılması için saçtan veya yüzücü gücü fazla olan ağaçlardan yapılmış sal. Cankurtaran salları gemilerin denize bakan taraflarında bulunurlar. Bunların denize bırakılmaları mekaniki bir tertibatla veya gemi battığı zaman kilit kısmındaki kimyevi maddenin erimesi sonucunda fora kancası açılır ve sal sephiyesi sebebiyle deniz sathına çıkar.
Cankurtaran Simidi Denize düşenleri kurtarmak için çok hafif ve yüzer maddeden yapılmış, bir kişiyi tüm ağırlıkları ile birlikte taşıyacak dayanıklıkta, çevresinde tutunmak için halat donanımlı, uzaktan görünebilmesi için, turuncu, kırmızı veya sarı renkte, gece görünebilmesi için üzerinde reflektörü ve feneri bulunan, yuvarlak, simit biçiminde ve bir savloya bağlı echize.
Cayraskal Ağır cisimleri kaldırmakta kullanılan bir çeşit palanga
Cayro Hatası Hakiki kuzey ile cayro pusulanın gösterdiği kuzey arasındaki açı.
Cayro Pusula Cayroskop esasından faydalanılarak yapılmış olan ve hakiki kuzeyi gösteren pusula. Cayro pusulalar arzın mıknatısıyetinden ve pusula yakınında bulunan madenlerden ve elektrik akımlarından etkilenmedikleri için daima hakiki kuzeyi gösterir.
Cephane Asansörü Cephaneleri cephanelikten topların bulundukları yerlere kadar çıkarmak için yapılmış tertibat
Cephanelik Gemi cephanesinin muhafaza edildiği genellikle su kesiminin altında bulunan özel yangın tertibatı alınmış bölmeler.
Cer Testi Demirin veya demir zincirinin sağlamlığını kontrol etmek
Cevaz İzin verme, izinli, olanaklı
Ceviz Halatların çımalarına, halat kollarının örülmesi suretiyle yapılan düğümler. Cevizlerin kullanıldıkları yerlere göre muhtelif şekilleri vardır.
Ceviz Bağı Halatların ucuna tutabilmek için veya süs olarak yapılan bir cins düğüm .
Cezir Güneş ve arz çekimlerinin etkisiyle suların normal seviyelerin altına inmesi.
Cırgına Kırılan bir direk veya serenin yanlarına ağaçlar koyarak birbirine irtibatladıktan sonra birkaç yerinden halatla sarıp kuvvetlendirmek
Cıvadra Teknenin baş tarafında dışarıya doğru eğik olarak uzanan sabit seren.Genellikle yelkenli teknelerde flokları açmak için kullanılır.
Cıvadra Armadorası Flokların selviçelerini bağlamak için yelpazelerin her iki taraflarındaki alabandalara konulmuş olan armadoralardır. Selviçeler alabandalarda bulunan deliklerden geçirildikten sonra bu armadora üzerindeki çeliklere bağlanırlar.
Cıvadra Çanaklığı Cıvadra destamorasının hemen gerisinde bulunan ve ana cıvadraya sağlı-sollu tespit edilmiş olan ağaç kütükler.
Cıvadra Vardevelesi Cıvadra üzerinde yürüyen personelin tutunmaları için gerili olan halat.
Cinblok Vinç bumbalarının cundalarında bulunan tel veya zincirlerin geçtiği tornolar.
Cunda Yatay serenlerin her iki başları, uç kısımları
Cunda Bastikası Bir seren veya gönderin ucuna kanal açarak ortasına dil yerleştirerek oluşturulan sabit makara
Cunda Halatı     Seren yelkenlerini kuvvetlendirmek için dört kenarına dikilen halatın üst kenarına gelen bölümü
Cunda Kilidi     Cunda serenlerini, ana ve gabya serenleri üzerinde tutmak ve gerektiğinde serenlerin dışarıya sürülmelerini kolaylaştırmak için ana ve gabya serenleri üzerinde bulunan demir çemberlerden cundaya yakın olanı. Bu kilitlerden kaplama başına yakın olanına topuk kilidi denir.
Cunda Marsipeti     Seren cundalarına yapılan marsipet
Cunda Yakası     Seren yelkenlerinin seren uçlarına rastlayan köşeleri
Cunda Yelkeni Bastonu     Cunda yelkenlerinin açılması için Trinket, Mayıstra, Foa ve Gabya serenlerinin üzerinden dışa doğru sürülen bastonlar.
Çakar     Denizde açığa veya kıyılara yerleştirilen belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener
Çakı Cevizi     Silistreleri, düdükleri ve porsunların çakılarını bağlamak ve boyunlarında asılı bulundurmak için yapılan ve bir kolu hareketli olan ceviz.
Çalım     Geminin su kesiminden aşağı kısmının baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Başa doğru olan darlaşmaya çalım, kıça doğru olan darlaşmaya kuruz denir.
Çalımlı     Başı yüksek ve yapısı dar olan tekneler
Çalkantı Sacı     Kısmen doldurulmuş tanklardaki mazot, motorin, su gibi maddelerin ağır denizlerde yalpalardan dolayı hareketini asgari dereceye indirmek için tankların içine dikey olarak konulmuş sac levhalar.
Çalpara     Gemilerin iç kısımları ile irtibatı olan deliklerden deniz suyunun içeriye girmemesi için deliklerin ağızlarına konulan ve bir tarafları menteşeli sac kapak.
Çamçak     Teknede biriken suyu toplamak için tahtadan yapılmış bir cins kepçe
Çanaklık     Yelkenli gemilerde gabya çubuğu kapelesinden gelen armaların yapılmasında personelin işlerini kolaylıkla yapabilmeleri için ana direk üzerindeki mauna ve gurcatalar üzerine konulan ve etrafı korkuluk puntelleri ile çevrilmiş platform. Çanaklıklar gözcülük maksatları içinde kullanılır.
Çanaklık Astarı     Çanaklığa değen yelkenlerin aşınıp yıpranmaması için yelkenlerin kıç tarafa bakan yüzlerine dikilen ikinci kat astar.
Çanaklık Çalımı     Çanaklığın çevresini oluşturan dairevi kısım.
Çapa     Zincire bağlı olarak denize atılan ve dipte çamura veya kuma gömülerek gemiyi istendiği yerde deniz üzerinde tutan demir.
Çapari     Bir beden üzerinde kösteklerle bağlı, ikiden fazla tüylü veya yemli iğne bulunan olta.
Çapariz     Yapılmakta olan bir işin veya manevranın yapılmasını engelleyici bir durumun ortaya çıkması sonucunda işin veya manevranın yapılmasının gecikmesini veya bir başka manevranın yapılmasını gerektiren durum.
Çapariz Vermek     Yapılmakta olan bir işin yapılmasını engelleyici harekette bulunmak
Çaresiz Bastika     Gemilerde dümen yekelerini gerektiği hallerde, bilhassa fırtınalı havalarda veya dümen arızaları sebebi ile dümene kumanda edilemediği hallerde dümeni bir taraftan diğer tarafa çevirmek için kullanılacak donanımların donatılması için alabandalara konulan bastikalara denir.
Çark     Gemilerin hareketlerini sağlayan makinalar
Çarkçı     Gemilerde makine kısmını yürüten kimse
Çarkçıbaşı     Harp gemilerinde makine bölümünün amiri
Çarmık     Direklerin her iki bordasına bağlanabilmesi için gerilmiş tel halatlar.
Çarmık Bükümlü     Bir fitil etrafında dört kolun sağa bükülmesiyle yapılan halat.
Çarter Mukavelesi     Taşıyanın navlun karşılığında deniz veya hava aracının tamamını veya bir kısmını yahut belli bir yerini taşıtana tahsis ederek eşyayı taşımayı taahhüt etmesi
Çatal Pin     Çelik veya bakırdan yapılmış birer uçları yumru diğer uçları yassı ve açık bir çeşit çivi
Çatana     Filika büyüklüğünde motorlu tekne
Çatma     İki veya daha fazla deniz aracının birbirleri ile çarpışması.
Çekek     Kayıkların karaya çekildiği yer veya gemilerin onarılmak üzere çekildiği karadaki bölüm
Çekek Yeri     Küçük deniz araçlarının karina bakımının yapılması için teknenin deniz içine indirilmiş kızak üzerine oturtularak sahile çekildiği hafif eğimli yer.
Çekme Ağ/ Çektirme Ağ     İki motor tarafından çekilerek, genellikle boğaz içinde uskumru avında kullanılan bir çeşit ağ
Çektiği Su     Bir geminin su kesiminden omurgasına kadar olan su derinliği. Bu derinlik başta, vasatta ve kıçta farklıdır.
Çene     Omurga ile baş bodoslamanın birleştiği köşe
Çıkarma     Belli bir yere asker gönderilmesi, indirilmesi
Çıma     Halat, elincesi veya yomaların uç kısmı
Çıma ile Gitmek     Bir geminin liman içinde halatlar vasıtası ile yer değiştirmesi
Çımacı     Yolcu gemilerinde geminin iskeleye yanaşması esnasında sahile halat veren, geri alan gemiciler
Çıpo     Özellikle admiraltı demirinde bedenin üst kısmından anelesinin altında geçen kollara dik olarak bağlanmış hareketli veya sabit ağaç veya metal kollar.
Çifte Demir (Çiftelemek)     Bir limanda tek demirde yatılırken havanın sertleşmesi veya fırtına çıkması durumunda demirin taraması veya zincirin fazla deste olması ihtimaline karşı ikinci demirinde atılarak her iki demir kalomaları birleştirilerek geminin iki demir üzerine bindirilmesi
Çifte İzbarço Bağı     İzbarço bağının daha kuvvetli olmasını istediğimiz zaman veya halatın çıması elimizde olmadığı zaman yapılan bağ
Çimariva     Yelken gemilerinde personelin armaya çıkmaları için verilen komuta. Personelin bir merasim için belirli bir düzen içinde gemi güvertesi üzerinde mevki almalarına da Çimariva denir.
Çördek     Yan yelkenleri ve flokları yerlerine kaldıran halatlara denir. Mantilya’da denilir.
Çördek Yakası     Seren yakalarının geriye bakan kısımları, üç köşe yelkenlerdeki en üstteki pik yakası
Çörek     Halatın ucundaki düğüm
Çözmek     Yelken açmak
Çubuk     Ana direklerin üzerine konulan ekleme direkler
Çürük Su     Pervanelerin hareketinden oluşan ve dümen suyuna karışan akıntı
Dabılbatım     Gemilerin karinası yırtıldığında teknenin su almaması için postaların iç tarafına konulan ikinci kaplama.
Dablin     Uç uca getirilmiş iki saç levhayı birbirlerine bağlamak için ek olarak kullanılan parça levhalar
Dalga     Deniz yüzeyinin doğa etkileri veya yapay hareketlerden kaynaklanan tepe ve çukurlardan oluşan periyodik hareketi.
Dalga Boyu     İki dalga tepesi arasındaki kadem cinsinden uzunluk
Dalga Çukuru     İki dalga arasındaki çukur
Dalga Önüne Düşmek     Dalgaları kıça alarak seyretmek
Dalga Sürati     Dalga şeklinin deniz mili cinsinden ilerlediği sürat.
Dalga Yüksekliği     Dalga tepesinin, dalga çukurundan olan kadem cinsinden mesafesi.
Dalgakıran     Liman ve iskele önlerinde tekne ve tesisleri dalgalardan korumak için yapılan set
Dalgayı Kollamak     Dalgaların etkisinden kurtulacak şekilde seyretmek
Dalyan(Sabit)     Denizlerde ve iç sularda su ürünleri istihsal etmek için kazık, çit, çubuk, tel, taş veya beton vb. manialarla çevrilmek suretiyle sınırları değişmeyecek şekilde kurulan veya tabii olarak çevrilmiş su sahalarından meydana getirilen diple irtibatlı tesisler.
Dana     Üst üste kıçtan kara olmuş durumda yatmakta olan teknelerin tümü
Dana Yatmak     Uzun bir süre denize çıkmayacak olan yelken gemilerinin yelken ve serenlerini indirerek bir yere kıçtan kara olarak üst üste yatması.
Dar Kıyı     Kıyı kenar çizgisinin kıyı çizgisiyle çakışması.
Davlumbaz     Yandan pervaneli gemilerin pervanelerinin üzerini kaplayan yarım daire şeklindeki saç levha
Davranmak     Denizler tesiri ile yalpa yapmakta olan bir geminin, yalpa vaziyetinden birdenbire kalkması, doğrulması
Dayak     Kuru havuza alınan geminin iki yanına konulan dikey destekler
Dayakçı     Tersanelerde gemileri dayaklamak işinde çalışan işçi
Delta     Nehirlerin denize döküldükleri yerde biriken ve birkaç ağızdan oluşan kum ve çamur yığınlarının oluşturduğu adacıklar
Demir     Gemi ve deniz araçlarını istenilen yerde sabit tutmak için halat veya bir zincire bağlı olarak denize bıraktıkları özel biçimde dökme demir veya çelikten yapılmış ağırlıklar.
Demir Almak     Demir üzerinde bulunan bir geminin demirini dipten çıkartıp gemiye alma işlemi
Demir Anelesi     Halat veya zincirin demire takılması için demir bedeninin üst tarafına açılmış olan delikten geçirilen yuvarlak halka veya harbili kilit.
Demir Atmak/     Bir gemiyi istenilen yerde durdurup yatmak maksadıyla demiri fundo edip zincirine yeteri kadar kaloma verme işlemi
Demir Bırakmak /Demiri Kesmek     Demirli bir geminin demirinin bir leşe veya herhangi bir yere takılması veya aniden seyre çıkılması zorunluluğu olduğu zamanlarda zincir kilitlerinden birinin fora edilip, zincirin markalanarak denize bırakılması
Demir Fundoya Hazır     Vira edilen bir demir yerine oturduktan ve bosaya vurulduktan sonra, demirin müteakip fundoya hazır olduğunu köprüüstüne bildirmek için söylenen terim.
Demir Göründü     Vira edilmekte olan demirin su içinde göründüğünü köprüüstüne bildiren terim.
Demir Irgatı     Demirleri fundo veya vira etmek için gemilerin başüstüne konulmuş yatay veya dikey olarak çalışan ırgat.
Demir Kestirmek     Herhangi bir dış etki ile gemi zincirinin herhangi bir yerindeki baklasının kesilerek demirin ve zincirin denize gitmesi.
Demir Loçası     Demir zincirinin içinden geçtiği, demirin oturduğu yer
Demir Memesi     Demir kolları ile bedeninin birleştiği en uç nokta.
Demir Nöbetçisi     Demirin denizdeki durumunu kontrol etmek ve başüstünün emniyetini sağlamak üzere başüstüne konulan silahlı nöbetçi
Demir Şamandırası     Demirin denizdeki yerini belli eden ve demir anelesine bağlı bir halat ucundaki şamandıra.
Demir Taramak     Fırtınalı ve denizli havalarda demirli bir geminin demirlediği mevkiden farklı bir mevkiiye doğru sürüklenmesi.
Demir Tırnağı     Demir kollarındaki sivri uçlar.
Demir Üzerinde     Demirli bir gemiyi ifade eder.
Demir Üzerinde Yatmak/Demirde Yatmak     Bir yerde demirli olarak uzun süre kalmak
Demir Yeri     Liman dışında demir atmaya ve demir üzerinde emniyetle yatmaya uygun olan yerler.
Demir Yerine Oturdu     Vira edilen bir demirin loçadaki yerine oturduğunu köprüüstüne bildiren terim. Bu halin olması ile komutan abosa komutunu verir ve zincir bosaya vurulur.
Demire Çıkmak     Geminin yanaşmış olduğu iskeleden avara ederek açığa demirlemesi
Demire İnmek     Geminin demirlemek için istenilen derinliği buluncaya kadar ağır ağır ilerlemesi
Demiri Fundo Etmek     Demiri denize atmak
Demiri Vira Etmek     Demirlemiş bir geminin demirini alması için yapılan işlem.
Demirlemek
Demirlemek     Gemiyi istenilen yerde tutmak amacıyla demirin fundo edilmesi
Deniz Bağına Vurmak     Fırtınalı havalarda seyre çıkmadan önce gemideki hareketli malzemelerin fırtınadan etkilenip yer değiştirmesini önlemek ve denizlerin personel üzerinde oluşabilecek menfi etkisini azaltmak amacıyla cihaz ve eçhizelerin hareket etmeyecek şekilde bağlanması
Deniz Elverişli Gemi     Talep edilen sefer bölgelerine göre,bir geminin taşıyabileceği yük/yolcu miktarı,teknenin güverte sağlamlığı,tekne ebatlarına göre bulundurması gereken yangın söndürme,cankurtarma malzemeleriyle birlikte zorunlu seyir cihazlarının mevcut bulunduğu denize uygun gemi.
Deniz Haritası     Deniz sahaları ile sahilleri gösteren ve denizciler tarafından kullanılan özel haritalardır. Tehlikeli olan yerler, sığlıklar, kayalıklar özel işaretleri ile dip karakterleri harflerle, kulaç hatları nokta ve kısa hatlarla, akıntılar oklarla gösterilirler. Ayrıca seyir için yardımcı maddeler, fenerler, şamandıraların karakteristikleri belirtir.
Deniz Hava Kuvveti     Deniz Kuvvetlerinin harekatını destekleyen ve Deniz Kuvvetleri ile birlikte harekat yapan hava gücü
Deniz Haydutluğu     Bir geminin tayfa ve yolcuları tarafından açık denizde yapılan ve belli bir ulusa karşı yönetilmeyerek, bütün uluslar arası ticareti, yasanın yasakladığı zor kuvvet ve şiddet hareketlerine dayanarak tehlikelere sokan eylem
Deniz Hırsızlığı     Korsanlık; denizlerde dolaşan gemilere silahla saldırarak soyma işi
Deniz Hukuku     Deniz yolu ile ticaretin doğurduğu bütün ilişkileri düzenleyen kurallar; yalnız deniz ticaret hukukunun doğurduğu özel hukuk ilişkilerini düzenleyen kurallar ise, deniz ticaret hukukunu oluşturur.
Deniz İşaretleri     Denizde trafiği düzenli kılmak ve emniyeti sağlamak amacıyla kabul edilen ve konulan uluslar arası işaretler
Deniz Jeofiziği     Arzın denizler üzerinde magnetik, gravimetrik ve sismik özelliklerini ve arzın denizler altında kalan bölgesindeki yapıyı inceleyen, bunların askeri, akademik ve ekonomik kıymetlendirmesini yapan bilim dalı
Deniz Kurdu     Denizlerde uzun müddet gezmiş, dolaşmış denizin her türlü zorluğunu görmüş, geçirmiş tecrübeli gemici
Deniz Mili     Yer küresi üzerindeki bir büyük dairenin bir dakikalık yayının boyu olup bir deniz mili 2000 yarda veya 1852 metredir.
Deniz Tertibi Bağlamak/Almak     Fırtınalı ve denizli havalarda gemi içinde ve güvertede bulunan araç ve gereçlerle diğer malzemelerin yalpalar sebebiyle yerlerinden oynamamaları için bunların halatlar vasıtasıyla bağlanması.
Deniz Uçağı     Su üstünde manevra yapmak üzere inşa edilmiş her türlü hava aracını kapsar.
Denizaltı Ana Gemisi     Açık denizlerdeki denizaltılara lojistik destek sağlayan su üstü gemisi
Denizaltıcı     Denizaltı personeline verilen ad
Denizci     Denizle ilgili işlerle uğraşan/denizciliği meslek edinmiş/deniz sporları ile uğraşan/ deniz ve gemi işlerinde uzman kişi/ticaret gemilerinde çalışan kimse.
Denizcilik     Denizcilerin yaptığı iş.
Denizcilik Simsarı     Gemilerin limana girip çıkmaları için yasaca yerine getirilmesi gerekli çeşitli işlemleri yapmak amacıyla çalışan gerçek veya tüzel kişi
Denizde Zapt Ve Müsadere     Deniz taşıtlarını durdurmak, aramak ve uluslar arası hukuk kuralları ve iç hukuk yasalarının öngördüğü durumlarda, bu taşıtlara veya içerisindeki mallara gereğinde el konulabilmesi
Denize Çıkmak     Bir geminin bulunduğu limandan kalkıp herhangi bir yere seyir yapması
Denize Elverişli Gemi     Tekne, umumi donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından yapacağı yolculuğun (Anormal ve beklenmeyen tehlikeler hariç) deniz tehlikelerine karşı koyabilecek durumda olan gemidir.
Denize Elverişlilik     Genel donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından yapacağı seyrin, tamamiyle anormal tehlikelerine karşı koyabilecek durumda olan bir gemi, denize elverişli sayılır.
Denize Elverişlilik Belgesi     Geminin denize elverişli olduğunu gösteren belge
Denize Elverişsizlilik     Bir geminin, bakım tutum noksanlığı, tamiri, personelinin noksan oluşu, cihazlarının seyre elverişsiz oluşu, yükün gerekli şekilde istif edilmemiş olması sebebiyle denizde seyir yapmasının mümkün olmaması.
Denize İndirmek     İnşa edilen veya onarım için kızakta bulunan bir gemiyi kızaktan indirerek yüzdürme işlemi
Denizleri Kollamak     Geminin dalgalardan fazla etkilenmesini önleyecek rotada ilerlemek
Derin Su     Onbeş kulaçtan daha derin olan su.
Deste Etmek (olmak)     Halatın veya zincirin iyice gerilmesi
Detveyt Tonu     Bir geminin taşıyabileceği toplam ağırlık
Devriye     Hareket halindeki nöbetçi güvenlik güçlerinin güvenlik amacıyla belli yerde dolaşması
Dış Liman     İç içe aynı mevkide yapılmış liman tesislerinden, iç limanı da kapsayan, içine alan büyük limanın kapladığı liman sahasıdır.
Dıştan Takma Motor     Küçük deniz araçlarında kıç aynalık tahtası üzerine takılan yüksek devirli motor.
Dik Vento     Yan mataforaları ile dikmeleri istenilen durumda bulundurmak için cundalarından alınarak gemi üzerindeki bir mapaya bağlanan palanga donanımı.
Dikiş     Bir halatın çımasını kendi bedenine irtibatlamak veya diğer bir halata eklemek için açılmış kolların, açılmamış kolları arasına kavalya ile sıkıştırılması.
Dikme     Gemiye yük alıp vermekte veya ağır bir cismi istenilen yüksekliğe kaldırıp indirmekte kullanılan bir direk veya serenden oluşan donanım.
Dil     Makaraların ve bastikaların kanalları içinde mil üzerinde dönen oluklu tekerlekler.
Dinlendirme Tankı     Suyun motorinden ayrılmasını sağlamak için sarnıçlardaki motorin ufak sarnıçlar içine alınır. Bu sarnıçlarda bir süre kalan motorin içindeki su dibe çökerek motorinden ayrılır.
Dip     Bir puntelin, bir direğin alt tarafı
Dip Trolü     Bir veya daha çok gemiler ile çekilmek suretiyle zemin üzerinde sürütülerek dip su ürünlerini istihsale mahsus trol ağları ve bu ağlarla yapılan su ürünleri istihsali.
Direk     Gemilerin güvertesinden yukarıya doğru dikilen ve serenlerle yelkenlerin ve armaların donatıldığı çubuklardır. Direkler pruvadan kıça doğru sıralanırlar ve ayrı ayrı isim alırlar. Üç direkli gemilerde bu direklere, Pruva, Grandi, Mizana. Dört direkli gemilerde Pruva, Grandi, Mizana, Kontramizana. Beş direkli gemilerde Pruva, Grandi, Mizana, Kontramizana, Kontrata Mizana. Altı direkli gemilerde Pruva, Grandi, Kontra Grandi, Mizana, Kontra Mizana, Kontrata Mizana. Yedi direkli gemilerde Pruva, Grandi, Kontra Grandi, Kontrata Grandi, Mizana, Kontra Mizana, Kontrata Mizana isimlerini alırlar.
Direk Başı     Bir direğin tepesi
Direk Fistanı     Direklerden aşağı su sızdırmamak için direk ıskaçaları etrafına ve siğiller üzerine brandadan yapılan çerçeve
Direk Iskaçası     Direklerin alt kısımlarının oturduğu yuvalar
Direk Payı     Direğin güverteden aşağı geçtiği yerden ıskaçasına kadar olan bölümü. Direğin gemi içinde kalan bölümü
Direk Yüksekliği     Direklerin şapkalarından su kesimlerine kadar olan uzunlukları
Direkbaşı Lambası     Direklerin şapkaları üzerinde bulunan ve geceleri işaret vermede kullanılan lamba
Dirisa Açısı     Bir geminin omurgası ile hedef arasındaki yatay açı
Dirisa Etmek     Bir taraftan bir tarafa dönme, rüzgarın yön değiştirmesi
Disbarko     Bazı limanlarda yükün gemiden boşaltılarak karaya çıkarılıncaya değin yapılan ek taşıma giderleri; geminin liman hizmetlerinden yararlanması nedeniyle ödenen bedel
Doblin     Bir halatın iki çıması arasındaki sarkık kısım
Doblin Almak/Vermek     Bir halatın iki çımasının gemide kalmak üzere bordadaki veya sahildeki bir babaya sarılması
Dok     Gemi yapılan veya onarılan üstü kapalı havuz/ticari eşya saklamak için rıhtımlarda yapılan büyük depolar/gemilerin yük boşaltmasında kullanılan rıhtımlarla çevrili havuz
Dokuz Oturak Oturmak     Bir geminin bir sığlığa veya kayalığa kızaklanmışcasına boylu boyunca oturması
Doldurmak     Yelkenleri rüzgarla şişirmek
Domuz Ayağı     Topların haznelerinden mermiyi çıkarmak için kullanılan uskurlu mengene
Donanım     Direklerin, serenlerin veya yelkenler üzerindeki halat, makara gibi aksamın tümü
Donanma     Devletlerin deniz alaka ve menfaatlerini korumak maksadıyla deniz savaşlarında kullanılmak üzere, değişik maksat ve hizmetlere uygun, askeri gemiler topluluğudur.
Donatan     Gemisini deniz ticaretinde kullanan gemi sahibi; kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına deniz ticaretinde bizzat veya bir kaptan aracılığıyla kullanan kimse, üçüncü kimselerle olan ilişkilerinde donatan sayılır.
Donatanın Sorumluluğu     Donatan, gemi adamlarından birinin görevini yaparken işlediği kusur sonucunda üçüncü kişilere verdiği zararlardan dolayı sorumludur
Donatım     Donatma
Donatma     Bir geminin denize çıkabilmesi için gerekli araçlar, gereçler ve belgelerle donatmak; donatanın yaptığı faaliyetlerin tümünün adı
Donatmak     Bir geminin tekne ve armasını kontrol ederek, eksiklikleri tamamlayıp hazır hale getirilmesi (filika donatmak, palanga donatmak manevra yerlerini donatmak gibi)
Donyağı     Hayvanların iç yağından çıkarılan bir yağ olup, el iskandilinde dip tabiatını tespit etmek maksadıyla kullanılır.
Döküntü     Deniz yüzeyine yakın tehlikeli kayalık kümeler.
Dönmek     Bir geminin bir dümen açısıyla rotasını değiştirmesi
Dönüş     Nizam halinde bulunan birkaç geminin bir anda aynı rotaya dönmeleri.
Dört Direkli Gulet     Yalnızca mizana direğinde seren yelkeni, öteki direklerinde randa yelkenleri bulunan gemi.
Dört Direkli Kabasorta     Tüm yelkenleri yamuk, dörtköşe seren yelkenleriyle donatılmış gemi
Döşekli     Altı düz olan tekne
Dövünme     Sert havalarda iki dalga arasına düşen geminin şiddetle sarsılması ve bunun süreklilik arzetmesi
Draft     Geminin çektiği su.
Dram     Kullanılmadığı zamanlarda halatların veya halat gibi malzemelerin sarıldığı ve bir mil etrafında elle veya elektrik motoru vasıtasıyla dönen makaralar.
Duba     Yük taşımak, ayaklık yapmak, genellikle nakliyatta kullanılmak üzere düz veya döşekli olarak saç veya ağaçtan yapılmış nakliye vasıtaları
Durgun Su     Rüzgar ve akıntıların tesirinde olmayan su.
Düdük     Sesle işaret vermek üzere basınçlı hava ile çalışan ve en az iki deniz mili mesafeden duyulabilecek nitelikteki cihaz.
Düdükle Selamlamak     Savaş gemileri birbirlerini vardabandra düdüğü ile selamlarlar. Birbirlerine sancak taraftan gören iki savaş gemisinin selamlama usulü; Kıdemsiz gemi bir uzun bir kısa düdük çalarak kıdemli gemiyi selamlar, kıdemli gemi bir uzun bir kısa düdük çalarak selamı alır, kıdemli gemi iki kısa düdük çalarak personeline rahat komutu verir, daha sonra kıdemsiz gemi iki kısa düdük çalarak selamı tamamlar. Gemilerin birbirini iskele taraftan görmesi halinde bir uzun iki kısa düdük çalarak selamlama yapar.
Düğüm     Bir halatın bedeni üzerine yapılan krozun içinden halat çımasının geçirilmesi ile yapılan bağ.
Dülger Bağı     Halat çımalarını direk, seren ve babalara bağlamak için yapılan bağ.
Dümen     Gemiyi (tekneyi) istenilen yöne çevirmek için saç veya tahtadan yapılan kıç tarafa monte edilen yelpaze şeklindeki parça
Dümen Açısı     Dümen yelpazesinin omurga hattı ile yaptığı açıdır.
Dümen Açısı     Dümen yelpaze sathının omurga ile yapmış olduğu açı
Dümen Baston Yekesi     Dümeni çevirmek için tepesine takılan ağaç veya madeni çubuk
Dümen Bodoslaması     Kıç bodoslama
Dümen Boğazı     Dümen yelpazesinden yukarıda kalan kısım
Dümen Dinlemek     Dümen yelpazesinin suyun yaptığı itme gücü ile geminin rota değiştirmesi
Dümen Dinlememek     Verilen dümen açısına rağmen akıntı, dalga veya rüzgarın etkisi ile istenilen rotaya dönülememesi
Dümen Dolabı     Dümen yekesine bağlı mekanizmasını çevirebilmek için yapılmış olan aygıt.
Dümen Donanımı     Dümen yekesi ile dümen dolabı arasında kalan tel halat mekanizma, ve kollar ile bunların geçtikleri makaralı sistemin tümüne verilen isim .
Dümen Kumandası     Dümenciye verilen komut.
Dümen Kuşağı     Dümen yelpazesini iki yüzünden kuşatarak iğnecikleri dümene bağlayan demir kollar.
Dümen Müşiri     Dümenin hangi yöne basılı olduğunu gösteren serdümenin önünde veya yekede bulunan gösterge.
Dümen Palası (Yelpazesi )     Dümenin esas ana parçası.
Dümen Suyu     Geminin hareket ettiği yönün aksine pervanelerin su yüzeyinde bıraktığı iz.
Dümen Suyu Feneri     Geminin dümen suyunu aydınlatmak için kıç tarafa genellikle kıç aynalık üzerine konulan ve beyaz ışık veren fener.
Dümen Tutmak     Dümeni kullanmak yönetmek.
Dümen Yekesi     Dümeni yönetmek için baş tarafındaki yuvaya geçirilen ağaç veya demir manivela.
Dümen Yelpazesi     Dümenin, dümen boğazından aşağıda kalan bölümü, dümen yüzeyi
Dümenci Pusulası     Dümen dolabının hemen önüne konulmuş olan mıknatısı pusula
Dümene Geçmek     Dümeni kullanmak üzere dümen dolabı veya dümen yekesinin başında bulunmak.
Dümenevi     Dümene kumanda edilen, serdümenin bulunduğu, genellikle köprüüstüne yakın olan mevki.
Dümeni Alabanda Etmek     Dümeni dönebileceği kadar sancak veya iskeleye almak
Düşme Omurgası (Yalpa Omurgası)     Gemilerin denizli havalarda yalpalarını hafifletmek veya orsasına seyretmekte olan yelkenlilerin bir tarafa bayıldıkları zaman rüzgar altına düşmemesine yardım etmek maksadıyla karinaların her iki tarafına ağaç veya saçtan perçinlenen omurgalar
Düz Kıçlı     Kıç tarafları düz yani aynalı olan gemiler
Ege Denizi     Edirne ili Meriç nehrinin denize döküldüğü yerden Muğla-Antalya il sınırındaki Eşen çayının denize döküldüğü yer arasında kalan karasularımız.
Eğlenmek     Bir teknenin stop ederek veya çok ağır yol ile gideceği yere varması
Eğri     Tekne kaplamalarının üzerlerine bağlandığı, tekneye biçimini veren omurgaya bağlı eğri ağaç veya demir parçalar.
El Donanımı     Makine, motor ve elektrikle çalışan ve kullanılması gerekli görülen ırgat, dümen gibi gemi aksamının gerektiğinde elle kullanılacak şekilde lüzumlu malzemelerine, palanga ve manivelalarına denir.
El Dümeni     Dümen donanımındaki bir arıza sebebi ile kumanda edilemeyen dümeni, bu donanımdan ayırarak mekaniki bir şekilde ve insan gücü ile kullanacak biçimde yapılmış dümen donanımı.
El Fleyşını     Elde taşınabilen ve elektrikle çalışan ufak işaret feneri.
El İncesi     Halat serisinin en ince olanı. Gemilerin aborda olmaları esnasında halatları sahile verebilmek için önce el incesi atılır.
El İskandili     Elektrikli iskandil olmayan teknelerde, derinlik ölçmek için çımasına 5 kg.lık bir kurşun asılmış ve üzerine kulaç taksimatı yapılmış olan savlodan oluşan iskandil
El Palangası     Gemiciliğin gerektirdiği birçok yerde kullanılan bir makara ve bir tornodan ibaret basit palanga.
Ellemek     Halat bedenini bir elden diğer ele geçirmek suretiyle halatı çekmek.
En     Gemilerin en geniş yeri.
Enkaz     Kazaya uğramış ve kullanılamayacak durumda olan tekne. Su yüzeyinden aşağıda ve dipte bulunanlara leş denir.
Enlem Farkı     Birbirinden farklı durumda bulunan iki noktadan geçen enlemler arasındaki meridyen yayının açısal uzunluğu.
Enlem Kemere     Gemi postalarını birbirine bağlayan ve üzerine güverte sac veya tahtaları döşenen demir porteller.
Esnemek     Kuvvetli rüzgar sebebiyle yelkenlerin dolması ve direklerin hafifçe bel vermesi.
Eş Gemi     Nitelik ve ölçüleri birbirinin aynı olan gemiler
Etli Zincir     Baklasının boyuna göre kalınlığı fazla olan zincir.
Faça     Bir geminin yüklü veya boş olduğu durumlarda borda hattı ile su hattı arasında kalan bölüm
Faça Boyası     Teknenin saçlarını paslanmaktan koruyan özel boya
Faça Çekmek     Boyama sırasında façanın üst sınırlarını düzgün bir biçimde çizmek
Faça Etmek     Seren yelkenlerin bir taraftan prasya olduğu halde kapatılması
Façuna     Halatların fazla sürtünme ve temasa maruz kalan kısımlarının mürnel veya gırcala sarılarak korunması
Façuna Tokmağı     Façunalık halatların, halat üzerine sıkıca sarılmalarını temine yarayan bir tarafı oyuk tokmak.
Façunalık     Halatları façuna etmekte kullanılan gırcıla, mürnel veya tel gibi ince halatlar.
Falaka     İki matafora cundaları arasında bulunup can halatlarının bağlandığı tel halat.
Falez     Kıyılardaki dik ve yüksek yar, uçurum
Fan     Genellikle gemi içinde hava sirkilasyonunu sağlayan sistem
Fanya     Balık ağlarının bir taraftan vuracak balığın girebilmesi maksadıyla kalın iplikten seyrek olarak örülmüş kısmı
Faril     Balık ağlarının alt ve üst kenarlarında bulunan ve keçi kılından yapılan ipler
Farş     Sintineler üzerine konulan ensiz tahtalar. Ticaret gemilerinde dabılbatımlar üzerine konulan kalın kalaslara da Farş denir.
Farş Tahtaları     Ağaç bir teknenin sintine üzerindeki aralıklı tahtaları
Felek     Ufak deniz araçları ile filika ve kiklerin sahile çekilmesi için omurgaları altına konulan yuvarlak kütükler.
Fem     Top namlularının ön taraflarındaki ağızları
Fem Kapağı (Başlığı)     Yağmurlu ve serpintili havalarda namluya su girmemesi ve rutubetten korumak maksadıyla fem üstüne konulan meşinden yapılmış kapak
Fener     Gemiden bir yere verilmiş olan halatların ırgat üzerinden boşunu almak veya fora edilmiş bir halatı gemiye almak için halatın gemide kalan kısmının sarıldığı alt ve üst tarafları şişkince silindir şeklindeki echize
Fener     Halat çımalarına yapılan cevizler bittikten sonra geriye kalan halat kollarına yapılan düğüm.
Fersah     Üç deniz miline eşit mesafe ölçüsü, 5556 metre.
Feyezan     Suyun taşması, suyun coşması
Fırdöndü     Zincirin gamba almaması için aralara konan bir eksene bağlı olarak bağımsız dönen iki yarım bakladan oluşan kilit
Fırdöndü Bastika (Tamburata)     Kurtağızlarında bulunan ve bir eksen etrafında dönen silindirik madeni echize
Filador     Çarmıhların gerilmesi için kullanılan sistem
Filasa     Liflerin bir tarafa bükülmesi ile halatı meydana getiren ana eleman.
Filender Çubuğu     Manyetik pusulaların hatalarını düzeltmekte kullanılan çubuk
Filika     Geminin içinde veya yedeğinde birlikte götürdüğü hizmet ve can kurtaran sandalları
Filika Bosaları     Filikaların mataforada askıda kaldıkları bosalar
Filika Matafora Ventoları     Filika mataforalarını istenilen vaziyette bulundurmak için matafora cundalarındaki mapalara donatılmış uzun halatlar.
Filika Mataforası     Filikaların sudan kaldırılarak gemiye alınması için kullanılan matafora.
Filo     Aynı tipteki filotillalardan oluşan deniz birliği.
Filo Etmek     Rüzgarı başa olarak yelkenleri boşaltmak.
Filotilla     Aynı tipteki harp gemilerinin tek bir taktik komuta altında, kullanılması maksadıyla oluşturulan deniz birliği
Filotilla Komodoru     Bir filotillanın sevk ve idaresinden sorumlu taktik komutan.
Firar İskelesi     Bir kaza veya yangın sırasında personelin bir üst güverteye ulaşabilmesini sağlamak maksadıyla güverteler arasına konulan dik iskeleler
Firar Kaportası     Firar yolunun bir üst güverteye açıldığı kaporta
Firar Yolu     Bir tehlike anında makine veya kazan dairelerinde bulunan personelin güverteye çıkmaları için bu daireler ile güverte arasındaki silindir şeklindeki dik yol.
Firaşkon     Çok ağır malzemeleri kaldırmak için kullanılan üç dilli iki makaradan oluşan palanga.
Firengi     Güvertedeki suyun denize akıtılabilmesi için yalı kütükleri üzerinden bordaya açılan oluklu delikler
Firengi Çalparası     Gemilerin yalpaya düştüklerinde firengi deliklerinden içeriye su girmemesi için firengilerin denize açılan taraflarına konulan bir ucu menteşeli kapaklar.
Fistan     Güverteye dik olarak konulmuş direk, baca gibi aksamın güverteye giren kısımlarından içeriye su girmemesi için güverte ile temas eden yerlerinin etrafına çepeçevre konulmuş ve sızdırmazlığı temin edilmiş ağaç veya demirden yapılmış çerçeve.
Fitil     Tel halatların kolları arasına konan kendirden bükülmüş kınnap
Flama     Görünür muhaberede kullanılan üçgen şeklindeki sancaklar
Flandra     Flandralar, Türk bahriyesinde gemilerin komutanı subay olduğu zaman tek direkli gemilerde pruva direğine, çift direkli gemilerde grandi direğine çekilen kırmızı şaliden yapılmış ve uçkurluk tarafında ay yıldız bulunan alamettir.
Fleyşın     Geceleri ışıkla muhabere yapmak için direk şapkalarının veya serenlerin cundalarına konulan fener.
Flok     Baş tarafa çekilen üç köşe yelken
Fora Etmek     Bir yere volta edilmiş olan halatın çıkartılması
Foravele     Sarılı bulunan ve yağmurdan ıslanmış bulunan yelkenleri kurutmak maksadıyla açmak için verilen komut
Foroz     Ağın bir tek atılışı ile tutulan balık miktarı
Foroz Kayığı     Dalyanlarda balık çıkarmakta kullanılan küçük kayık
Fors     Gemide fors sahibi bir makamın bulunduğunu belirten üzerinde yıldız veya şekillerin bulunduğu bayrak şeklindeki alamet. Forslar gemilerde, tek direkli ise pruva, çift direkli ise grandi direğinin şapkasına toka edilir.
Forsa     Eskiden harp gemilerinde bir ayaklarından güverteye bağlı kürek çektirilen harp esirleri
Forsalamak     Düşmana ait bir deniz geçidini zor kullanarak geçmek.
Fribord     Bir ticaret gemisinin su hattı üstünde kalan bölümü
Frişka     Bütün yelkenleri camadana vurmaksızın kullanılabilecek hızı saniyede 5-12 m olan hafif rüzgar .
Fundalık     Derin bir yere demirleneceği zaman fundo edilen demirin birdenbire zincir üzerine binerek zinciri kesmemesi için zincirlikten güverteye çıkarılan ve güverte üzerine Fransız rodası şeklinde yerleştirilen zincirler. Buna Salyaforalık zincir de denilir.
Fundo     Demirlemek için verilen komut
Futa     Çok ince enli, uzun, narin ve hafif filika. İki küreği tek kişi tarafından çekilenlere tek çifte, iki küreği birer kişi tarafından çekilenlere iki tek denir.
Gabar     Nehirlerde çalışan ve büyük gemileri yükleyip boşaltmakta kullanılan, hem kürek hem de yelkenle yürütülen tekne
Gabya     Ana direkler üzerinde bulunan direklere ve bu direkler üzerindeki serenlere denir.
Gabya Çubuğu / Direği     Ana direk üzerine sürülen çubuk. Gabya çubukları üzerinde bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar.
Gabya Destamorası     Gabya çubuğu ile babafingo çubuğunu saran destamora.
Gabya İskotası     Gabya yelkenlerinin alt köşelerine takılan ve yelkeni geren selviçeler
Gabya Yelkeni     Gabya serenleri üzerine açılan dört köşe yelken
Gabya Yelkeni     Ana yelkenlerin üzerindeki yelkenlerdir. İki gabya serenli olanlardan üsttekine gabya, alttakine abaşo gabya yelkeni denir.
Gabyar     Yelken gemilerinde yelken, seren, arma ve bunlara ait her türlü işleri yapan personele verilen yelken devri terimi.
Gaga     Demirin iki ucundaki tırnakların en uç kısmı
Gamba Almak     Halatın veya zincirin kendi etrafında dönmesi veya burulması
Gambalı     Bir halat veya zincirin dolaşık durumu.
Gam/Gamba     Halat veya zincirlerin hatalı toplanması nedeniyle meydana gelen dolaşıklık ve burulma.
Gangava     Akdenizde sünger avlayan kayıkların kıç taraflarından dışarı sürülmüş sarkık torbalar.
Gargabaşo     Yan yelkenlerinin iskota yakasını kaldıran istinga.
Gargari     Yan yelkenleri arya edip toplayan selviçe. İndirip kaldırdığı yelkenin adı ile birlikte söylenir.
Gemi     Tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, denizde hareket imkanına sahip bulunan ve pek küçük olmayan her türlü tekne.
Gemi Acentası     Deniz nakliyatı içinde acentalık yapan; gemiye yük ve eşya bulan ve bundan gelir sağlayan kimse.
Gemi Adamı     Geminin kaptanını, zabitlerini, yardımcı zabitlerini, stajerlerini, tayfalarını ve yardımcı hizmet personelini ifade eder.
Gemi Adı     Gemiye verilen isim; sicile kayıtlı bulunan her geminin bir adının bulunması ve bu adın geminin bordalarının her iki yanına ve kıçına silinmez ve okunaklı biçimde yazılması gerekir.
Gemi İndirmek     Karaya çekilmiş veya inşa edilmiş bir gemiyi suya indirmek.
Gemi İzin Kağıdı     Geminin sefere çıkabilmesi için liman başkanlığı tarafından verilen belge.
Gemi Jurnali     Her gemide bulunması gereken ve kaptanın/komutanın denetimi altında görev verilecek personel tarafından hava durumu, rota, geminin uğrayacağı kazalar gibi gemi içinde yaşanan her türlü olayı ve gemi mevkilerinin saati saatine ve günü gününe yazıldığı defter.
Gemi Kütüğü     Gemi Sicili
Gemi Leşi     Enkaz halinde olan ve tamir kabul etmez durumda bulunan gemi kalıntısı.
Gemi Sağlık Cüzdanı     Türk limanları arasında çalışan ve kabotaj hakkına sahip 250 tona kadar olan gemilere, o gemiye indirimsiz sağlık resmi tutarı karşılığında verilen yıllık sağlık cüzdanı.
Gemi Sağlık Resmi     Türk limanları arasında seyreden, yabancı ülke limanlarından Türk limanlarına gelen,Türk limanlarından yabancı ülke limanlarına giden veya boğazlardan transit geçen gemilerden alınan resmi.
Gemi Sicili     Gemi tasdiknamesi
Gemi Tasdiknamesi     Bir geminin adı, bağlama limanı, ölçme belgesinde yazılı bilgileri, menşe ayrıntılarını, sahip veya sahiplerinin ad ve sanları ile pay miktarlarını ve bayrak çekme hakkını belirten belge.
Gemi Tonajı     Tonilato; bir geminin hacmini ve taşıma gücünü gösteren ve teknik ölçme yöntemlerine göre bulunan rakam; Gayri safi tonaj: geminin brüt olarak tüm hacmi ( buna geminin gros tonajı da denir); safi(net) tonaj: geminin yük ve yolcu alacak kapalı yerlerinin hacmi( buna geminin rüsum tonilatosu da denir); hamule tonajı: geminin yük, yakıt, komanya ve safra olarak taşıyabileceği yükün ağırlığı: taşırma(deplesman) tonajı: geminin ve içindeki herşeyin toplam ağırlığı
Gemi Vasatı     Gemi ve deniz araçlarında en geniş kemerinin bulunduğu orta kısımlar ve civarı.
Gemi Zabitleri     Gemide, kaptandan başka ve onun denetim ve gözetimi altında çeşitli işlere kumanda eden kimseler.
Gemici     Gemi işleten veya gemilerde çalışan kimse
Gemicilik     Gemi kullanma veya gemi işletme işi
Geminin Rotasını Kesmek     Başka bir geminin pruvasından geçen rotada seyir etmek
Genova     İstralyaya çekilen, istralya cundasına kadar çıkan, güverte üstünde çarmıklara kadar uzanan flok.
Gerdel     Gemi ve teknelerde kullanılan tahta kova
Gerdel Cevizi     Gerdel sapanlarının geçirildikleri deliklerden sıyrılıp çıkmamaları maksadıyla başlarına ve bazı yerlerde kullanılan halat çımalarına yapılan piyanların sıyrılmaması için piyan üstlerine yapılan ceviz
Gezdirmek     Bir geminin istenilen rota üzerinde gitmeyerek rotadan devamlı olarak sancak veya iskelesine çıkmasıdır. Böyle hallerde vardiya subayı serdümeni ikaz için “Gezdirme gemiyi” diye ikaz eder.
Gındazo     Gabya ve babafingo çubuklarını yerlerine sürmek veya bunları aşağıya indirmek için donatılan selviçeler.
Gındazo Bastikası     Çubukların topuk tarafında, biri kaşkaval deliği üzerinde diğeri altında bulunan ve gındazolarla donatılan iki bastikadır. Bunlardan üsttekine gındazo dili, alttakine patakülye dili denir.
Gırandi     Gemilerin baştan ikinci direği
Gırcala     İki veya dört kollu olarak iyi cins katranla kendirden bükülmüş sicim
Gırgır     Açık denizde iki tekneden çevirme suretiyle atılıp çekilen büyük balık ağı.
Gidon     Uçkurluk kenarının karşısına gelen kenarı üçgen şeklinde oyulmuş küçük sancak.
Girdap     Ters iki akıntının çarpışması sonucunda oluşan su kütlesi
Giz     Kıç direkteki kısa seren. Harp gemilerinde seyirde sancakların kıç direklerine basıldıkları yarım serenler
Gomina     Mil uzunluğunun 1/10 = 185 metre.200 yarda. Demir yerine inişte kullanılır.
Gondol     İtalya’da kullanılan bir çeşit gezi kayığı.
Gönder     Güverteye dik olarak tespit edilen ve şapkasına milli sancak çekilen yuvarlak çubuk. Baş tarafta bulunan göndere cıvadra gönderi denilir ve üzerine demir sancağı çekilir. Kıç tarafta olanına kıç gönder denir ve üzerine büyük milli sancak çekilir.Genellikle ufak deniz araçlarında ve gemiden suya düşen cisimleri tutmakta kullanılan ağaç çubuk.
Görüş     Ufkun, aydınlık ve görülebilir nitelikte olması
Göz Demiri     Bir tarafında iki demir bulunan demirlerden pruvaya yakın olan ve ocaklık demirinin ilerisinde bulunan ve ocaklık demiri ile aynı evsafta olan demir. Gemiler demirlerken daima göz demirlerini kullanırlar.
Göz Loçası     Göz demirinin yerine oturduğu loça.
Gözcü     Harp gemilerinde herhangi bir şeyi zamanında görüp haber vermek üzere gemilerin yüksek yerlerinde görev yapan erat.
Gradin     Yelkenleri yırtılmaktan korumak için kenarlarına çepeçevre çekilen halat.
Gradin Yakası     Bir yelkenin yan kenarları .
Grandi Direği     Üzerinde ana direk, gabya ve babafingo çubukları olan ve pruvadan itibaren ikinci durumda bulunan direk.
Grandi Direği     Pruva ana direğinden sonra gelen ikinci direk.
Gros Tonilato     2,83 m3 büyüklüğünde hacim birimidir. Bir teknenin tüm kapalı yerlerinin kadem küp olarak hacminin yüze bölümüdür.
Gulet     Brig’ten küçük, iki direkli, hafif armalı, pruvası kabasorta armalı, praçılaya benzer Anadolu/Akdeniz teknesi
Gurcata     Bir direk üzerinde çanaklık kurmak için mauna kolları üzerine omurgaya aykırı olarak yerleştirilen kollar. Yelken teknelerinde direkten inen çarmıkları açmak için kullanılan kollar.
Günbatısı     Batıdan esen rüzgar
Gündoğusu     Doğudan esen rüzgar
Güngörmez     Yelkenlerde rüzgarın çıktığı arka yaka (Direk yakası, Bumba yakası, Güngörmez yakası)
Günlük Hata     Kronometrelerin 24 saat içerisinde ileri veya geri kalış miktarıdır. Günlük hatalar, hergün bir yere kaydedilir ve daha sonra toplanarak gün adedine bölünerek bulunur.
Güverte     Gemilerde ve teknelerde baştan kıça kadar döşenmiş tahta veya madeni platform döşeme.
Güverte Boyası     Güverte saçları ile ağaç kaplamalarını su ve havanın tesirinden korumak için kullanılan ve çabuk kuruyan özel surette yapılmış boya
Güverte Hattı     Güvertenin bordadaki izdüşümü
Güverte Kaplaması     Güvertenin kaplanması için kullanılan malzeme
Güverte Lostromosu     Ticaret gemilerinde güverte personelinin başındaki usta gemici
Hakiki Mevki     Bir geminin, dünya üzerinde enlem, boylam olarak mevkileri belli maddelerden alınan kerterizlerle tespit etmiş olduğu mevkidir.
Halaskar     Kurtarıcı
Halat     Bitkisel, sentetik veya çelikten yapılmış ve kolların bükümünün aksine kolların bükülmesiyle meydana gelen, bükülmeye ve çekmeye uygun çevresi 2.54 cm ‘den( 1 burgata) büyük olan urgan
Halat Bosa     Demir atıldıktan sonra demirin ağırlığını ırgat üzerinden almak için çımaları güvertedeki mapalara bağlı diğer uçlarında ceviz bulunan kısa halatlar.
Halat Dolabı     Kullanıldığı zamanlarda halatların üzerine sarıldığı silindir şeklindeki makaralar.
Halat Matafyon     Morize ve Borina patalarının geçmesi ve torsolom palangalarının bağlanması için yelkenlerin yakalarına yapılmış olan halat halka.
Halat Üzerinde Yük Bulunması     Gergin veya yük kaldıran bir halatın üzerindeki baskı
Halat Vermek     Yanaşmakta olan tekneden kıyıya halat uzatmak
Halatı Neta Tutmak     Halatları roda ederek tekrar kullanmaya hazır bulundurmak
Hale     Ayın etrafında görülen daire şeklindeki yaygın ışık. Ay etrafında hale görülmesi yakın bir zamanda fırtına çıkacağına işarettir.
Haliç     Uzunluğu genişliğine nazaran fazla olan ve karaların içine doğru uzayan deniz kısmı. Haliçlerde sular durgun olduğundan gemiler için iyi bir liman sayılır.
Hamak     Gemilerde personelin yatması için kullanılan asma yatak.
Hamaylı     Serenlerin ve serenlere bağlı yelkenlerin miyama yakalarının tam ortası. Yelken sarıldığı zaman torbalanan orta kısmını kaldıran selviçe.
Hamaylı Astarı     Yelkenin hamaylı selviçesinin bağlandığı kısmı kuvvetlendirmek için dikilen üç köşe bez
Hamaylı Yaprağı     Seren yelkenlerinin tam ortasındaki yelken bezi
Hamla     Kürek çekilirken küreğin bir periyot içindeki mesafesi
Hamla Oturağı     Hamlacıların oturduğu oturak
Hamla Sıvıryacı     Sıvırya küreğini çeken ve hamlacının arkasında oturan kürekçi.
Hamla Sıvıryası     Kıçtan ikinci oturakta kürek çeken.
Hamlacı     Kürekli teknelerde serdümene en yakın kürekçi .
Hamule     Bir gemiye yüklenen her türlü eşya, yük.
Hap/Hap Etmek     Dökme yükün iyi istif edilmesi ve dökülen yerde boşluk bırakılmaması.
Harbi     Kilitlerin açık bulunan taraflarındaki uçlarda bulunan yuvalardan geçirilen demir çubuklar
Harekat     Askeri bir amaçla yapılan eylem
Harekat Alanı     Bir komutan emrindeki savaş gemilerinin harekat yaptıkları deniz sahası.
Harita Folyosu     Belirli bir bölgeye ait haritaların numara sırasına göre yerleştirilmesi.
Harita Kamarası     Seyir haritaları ile aletlerin bulunduğu dümen evine yakın mahal.
Harita Numarası     Haritaların tanınması için sağ alt ve sol üst köşelerine yazılan üç veya dört rakamlı numaralar. İlk iki rakam haritanın ait olduğu folyoyu, sonra gelen rakamlar haritanın folyo içindeki sırasını gösterir.
Harmanlamak     Bir gemi ve deniz aracının küçük bir dümen açısı kullanarak büyük bir devir dairesi çizmesi suretiyle seyretmesi.
Harp Ceridesi     Olayları günü gününe ve saati saatine yazmak için tutulan basılı evrak.
Harp Hastanesi     Savaşta yaralanan personelin tedavilerinin yapılması için gemi içinde hazırlanan uygun yer.
Harp İskelesi     Geminin esas iskeleleri indirilmeden gemiye girip-çıkmayı sağlayan ve bordadan sarkıtılan halattan veya metalden yapılmış basamaklı iskeleler.
Hasar Raporu     Çatma, oturma, denize yük atma, yangın ve diğer benzeri sebeplerle tekne ve yükte meydana gelen hasar ve ziyanın sebep ve sonuçları ile ilgili olarak gemi personeli ve diğer ilgililerce hazırlanan rapor.
Hava Yemek/Deniz Yemek     Denizde şiddetli fırtınaya tutulmak
Havuz     Gemilerin karinalarının temizlenmesi, boyanması ve onarılmasına ihtiyaç duyulduğunda içerilerine istenildiği zaman su alınan veya içerilerindeki suyu boşaltabilen etrafı duvarlı çekek yerleri; Gemilerin baş kasarası ile köprüüstü, köprüüstü ile kıç kasarası arasında kalan boşluk.
Havuzluk     Yelkenli veya kürekli bir teknede kıç tarafta topluca oturulacak yer.
Hayboci     Ayboci.
Hedef     Eğitim ve atışlarda kullanılan nişan noktası.
Hedef Çekmek     Bir hedefi yedeğe alarak istenilen yönde ilerlemek.
Hedef Gemisi     Hedef yerine kullanılan gemi.
Heya Mola     Denizcilerin ve balıkçıların yelken açarken veya kürek çekerken gayrete gelmek için söyledikleri söz.
Hırça Mapası     Zincirin zincirlikteki çımasının omurgaya bağlandığı kilit.
Hidrografi     Kıyıların biçimini, denizlerin derinliğini, met ve cezir yüksekliğini, deniz akıntıları gibi denizlerle ilgili hususları inceleyen bilim dalı.
Hidrometre     Met cezir olayının yönünü ve yüksekliğini ölçmekte kullanılan alet.
Higrometre     Havada, atmosferde bulunan nem miktarını ölçen cihaz.
Hisa     Herhangi birşeyi yukarıya kaldırmak, çekmek.
Hisa Etmek     Bir şeyi yukarı kaldırmak. [Hisa sancak, hisa kürek]
Hisa Kürek     Filika küreklerinin topaçlarından aşağı basılarak yukarı kaldırılmaları ve dikine tutulmaları için verilen komut;Kürekle selamlama.
Hisa Sancak/Toka Sancak     Harp gemilerinde sabahları saat 08:00′da sancağın kıç göndere veya gize merasim töreni ile çekilmesi.
Hizmet Gemisi     Bilim, sondaj, fabrika, kurtarma, yangın söndürme, kablo döşeme, tarak, maçuna, klepe, römorkör, algarna, kontrol motoru, dalgıç aracı, personel taşıma vb. özel hizmetlerde kullanılan gemiler.
Huri     Tek parça kütüğün oyulması suretiyle yapılan ince yapılı kürek veya yelkenle hareket eden tekne.
Hünkar Kayığı     Padişahların gezme ve ziyaretlerde kullandıkları kayık.
Iğrıp     Deniz veya göl dibinden biraz yukarıdaki balıkları avlamak için kenarlarına ağırlık bağlanarak atılan torbalı büyük ağ. İki tekne tarafından çekilir.
Iğrıp Demiri     Filikalarda kullanılan dört veya beş kollu demir.
Irgat     Demirli gemilerin zincirini almada, sahile verilen halatların boşunu almada kullanılan stim, motor, elektrik veya elle çalışan güverte makinesi.
Irgat Manivelası     Irgat makinelerinin arıza yapması sonucunda zinciri gemiye almak ve ırgatın insan gücü ile çalıştırılması için ırgat manivela yuvalarına sokulan demir veya ağaçtan yapılmış kollar.
Irgat Palamar Babası     Sahile verilmiş halatların boşunu alarak halatı germek için halatın gemide kalan kısmının sarıldığı ırgat üzerindeki yanları çıkıntılı yatay veya dikey vaziyetteki silindir.
Irgata Almak     Güverte üzerine volta edilmiş halatı babadan fora ederek ırgat fenerine vurmak.
Irmık Halatı     Rüzgar kaldığı zamanlarda yelken gemilerinin kendilerini çektirmek için çekici filikaya verdikleri halat.
Iskalarya     Yelkenli gemilerde direklere çıkmak için çarmıkların aralarına yatay olarak bağlanmış ince halat veya demir çubuklar.
Iskalarya Bağı     Iskalaryaları çarmıklara bağlamak için yapılan bağ. Kazıkbağı.
Iskanca     Nöbet, vardiya veya küreği değiştirmek.
Iskarça     Bir liman veya koy içindeki kalabalık tekne gurubu, karışık olarak demirlemiş olan tekneler topluluğu veya liman içi derinliğinin taditlemesi nedeniyle manevra sahasının çok dar olduğu durum.
Iskarmoz     Kürekli teknelerde küreğin bağlanması veya oturması için ay veya çubuk şeklindeki metal veya ahşap malzeme.
Iskarmoz Boğazı     Yarımay ıskarmozlarda, küreğin kayıp çıkmaması için yarımayın daralan üst kısmı.
Iskopomar Mataforası     Iskopomar yelkeninin altabaşo yakasını geren bumba.
Iskota     Yelkenleri rüzgar ile doldurmak ve/veya yön değiştirmek açı vermek için kullanılan halat palanga donanımı.
Iskota Yakası (Köşesi)     Kabasorta yelkenlerde altyakalar; randa, pik veya floklarda alt geri köşe.
Istralya     Direk ve çubukların cundalarında baş ve kıça doğru inen sabit arma, veya teknelerin postalarını baştan kıça kadar birbirlerine bağlayan kuşak.
Işıldak     Görünür muhaberede kullanılan projektör.
İç Büyük Flok     İç büyük flok larmosu üzerine açılan üç köşe yelken.
İç Kuşağı     Oturak tahtası başlarının üzerine oturmaları için filika ve botların alabandalarına bağlanmış olan ve baştan kıça kadar uzanan ensiz tahtalar.
İç Liman     Her türlü liman kolaylıklarının bulunduğu, hava tesirlerine karşı korunmalı denizden uzak liman.
İç Omurga     Bir ahşap teknede postaları omurgaya daha sıkı bağlamak için baştan kıça kadar uzanan ikinci bir omurga
İç Sular     Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, legülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar üretme ve yetiştirme yerleri.
İğne     Direklerin kıç tarafa bakan kısımları ile yarım serenlerin çatallarının üzerinde hareket ettiği ağaç çubuk.
İğnecik     Dümenin kıç bodoslamaya bağlanabilmesi için erkekli ve dişili çift menteşe.
İhtiyat Demir     Göz demirleri vasfında olan ve gemilerde gerektiğinde kullanılmak üzere bulunan yedek demir.
İktisadi Sürat     Armatörler için, bir ton yükün en ucuz taşınmasını sağlayacak olan sürat.
İlmek     Bir halatın çıması ile kendi bedeni üzerine kroz yaptıktan sonra bedenin doblin olarak bu krozun içerisinden geçirilmesi sonucu yapılan bağ.
İmbat     Yaz aylarında denizlerden karalara doğru esen mevsim rüzgarı.
İmdat İşareti     Tehlike anında gemi telsizleri ile verilen S.O.S., telsiz telefon ile verilen MAY-DAY işaretleri.
İmtiyazlı Parakete     Gemilerin süratini ölçmek için kıç taraflarından denize bırakılan parakete saati, parakete savlosu ve pervaneden ibaret olan alet.
İskaça/Iskaça     Direk ve cıvadraların alt başlarındaki topukların yerine oturması için açılmış olan yuva.
İskanca     Değiştirmek [nöbet, vardiya, kürek]
İskandil     Denizin derinliğini ölçmeye yarayan cihaz.
İskandil Kurşunu     İskandil savlolarının bağlandığı ağırlık.
İskandil Savlosu     İskandil kurşunlarının bağlandığı işaretli halat.
İskele     Teknenin pruva-pupa hattına göre sol yarısı veya gemiye girip çıkmak için kullanılan sürme veya inip kalkan merdiven.
İskele Alabanda     Dümeni basılabildiği kadar iskeleye basmak için verilen komut.
İskele Tavası     İskelelerin alt ve üstünde girip çıkmada ilk basılan platform.
İsparmaça     Deniz içindeki iki veya diğer gemilere ait zincirlerin birbirine dolaşması.
İspasa     Bir palanganın eskimiş olan rigavosunu çözerek, donanım üzerinden alıp çıkarmak ve tirentisini rigavo, rigavosunu tirenti yapmak.
İspavlo     Katransız kendirden yapılmış iki kollu sicim. En ince halat, piyan işlerinde kullanılır.
İspiralya     Bordaya açılan lumbuzları olmayan gemi iç kısımlarını aydınlatmak üzere güverte üzerine açılmış yuvarlak ve sabit camlı lumbuz.
İstinga     Yelkenleri toplamak için kullanılan selviçe [Hareketli donanım]
İstinga Etmek     Yelkenleri toplamak
İstiralya Boğataları     İstiralyaları istenilen gerginlikte tutmak için kullanılan boğatalar.
İstiralyata     Babafingo çubuğu üzerindeki kuntra payından alınan istiralya.
İşaret     Görerek veya işiterek haberleşmeyi sağlayan sancak, simafor, ışıldak, düdük gibi vasıtalar.
İşaret Sancakları     Görünür muhaberede kullanılan sancaklar.
İşaret Savlosu     Sancak savlosu.
İşaret Sereni     İşaret sancaklarının çekilmesi için pruva direkleri üzerine yatay vaziyette konulan ve üzerinde yeteri kadar sancak savlosu donatılmış makaraları bulunan seren.
İşaretçi     Vardabandra görevi yapan erat.
İşkampavya     Personel taşımakta kullanılan motorlu büyük filika.
İzbarçina bükümlü     Sağa bükülmüş üç adet yoma bükümlü halatın hep birden sola bükülmesi ile yapılan dokuz kollu halat.
İzbarço Bağı     Direk ve armalar üzerinde çalışacak personeli oturtarak yukarı çekmek için yapılan bağ.
İzbiro     Çeşitli cisimleri çekmek ve kaldırmak için halattan yapılan sapanlar
Kabadalga     Dalga yüksekliği 5-9, dalga boyu 7-14 fit olan ve gemiyi rahatsız eden dalga.
Kabasorta     Biri sabit, diğeri hareketli iki adet tornodan ibaret palanga.
Kabasorta Arma     Serenleri direklere dik ve kemere istikametinde olan dört köşe yelkenli arma.
Kablo Gemisi     Denize kablo döşeme işini yapan gemi.
Kabotaj     Bir devletin, deniz ve hava yolu ticareti bakımından kendi vatandaşlarına, özellikle kendi bayrağını taşıyan gemilere tanıdığı ayrıcalık; bir ülkenin limanları arasında gemi işletme hakkı.
Kaburga     Bir geminin gövdesini meydana getiren postaların (Iskarmozların) tümü.
Kaçınma     Karşılaşılan tehlikeli bir durumdan kurtulmak için lüzum görülen manevraların yapılması.
Kaçır     Manevra veya herhangi bir işi yapmak için verilmiş olan halatı veya donatılmış olan palanganın üzerine binen yükü azaltmak için halatın yavaş yavaş, üzerine yük bindikçe bırakılması için verilen komut.
Kaçma     Serdümenlere dikkatli olmaları, rotadan çıkmamaları veya çıkıldı ise rotaya girmeleri için vardiya subayları tarafından verilen ikaz komutu. Kaçma Sancağa /İskeleye gibi.
Kadem (Ayak)     Uzunluk ölçüsü 30,48 cm .
Kakıç     Tutulan balığı sudan karaya veya sandala almakta kullanılan ucu kancalı gereç.
Kalafat     Kaplama ve güverte döşeme tahtalarının armozlarına üstübü sıkıştırdıktan sonra üzerlerine zift ile doldurma işlemi.
Kalafat Tokmağı     Kalafatçıların üstübü sıkıştırmakta kullandıkları ağaç tokmaklar.
Kalastra     Filikaların oturtuldukları ağaç veya metal kürsü.
Kalçete     Eski halat liflerinden yapılan mürnellerin saç örgüsü şeklinde örülmesiyle paspas olarak kullanılmak üzere yapılan yassı palet.
Kalkan     Başüstünde denizden gelen suların ırgatı etkilemesini önlemek maksadıyla ırgat önüne konulmuş V şeklindeki sac levha
Kaloma     Demirli bir geminin denizde bulunan zincirinin uzunluğu. Kaloma miktarı denizin derinliğine göre hesap edilir. Genel olarak derin yerlerde derinliğin beş misli, derin olmayan yerlerde derinliğin üç misli kaloma verilir.
Kaloma Vermek     Zincire gerektiğinden daha fazla boş vermek ; Boşluk ve rahatlık, tolerans
Kamara     Harp gemilerinde subayların ve kıdemli astsubayların ticaret gemilerinde gemi kaptan ve baş çarkçıları ile yolcuların çalışma ve yatmaları için ayrılmış odalar
Kamaracı     Harp gemilerinde eratın yemek takımlarının muhafazası ve temizliği ile görevlendirilmiş erat.
Kamçı     Bir çıması bir yere bağlanmış, diğer çıması herhangi bir maksat için kullanılmak üzere serbest olan halat.
Kana Rakamları     Gemilerin çektikleri su derinliğini göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konmuş rakamlar.
Kanca     Herhangi bir şeyi kaldırmak veya tutmak için bir tarafı aneleli, diğer tarafı daire şekilde ve uç tarafı açık demir veya pirinçten yapılmış araç.
Kanca Gönderi     Bir ucunda madenden yapılmış kancası bulunan yuvarlak ve yeterli uzunluktaki ağaç.
Kancacı     Deniz vasıtaları ile bir yere aborda olurken başı çekmek avara ederken başı açmak için vasıtaların baş tarafında bulunan ve kancayı kullanan personel.
Kandilisa     Yelkenleri yukarı kaldırmak için kullanılan halat.Bu halatlarla direğe adam çekilebildiği için, bu amaçla kullanılan oturaklara da kandilisa denilmektedir.
Kapalı Kurtağzı     Üst kısımlarında halatın herhangi bir sebeple çıkmaması için açık olan kısmı kapatacak şekilde menteşeli bir kapağı olan kurtağzı
Kapalı Liman     Geçici bir süre için deniz ulaşımına kapalı bulundurulan liman.
Kapela Muşamba     Pusula, dümen dolabı, kaporta, vinç, top gibi kısımların yağmur ve güneşten korunması için yelken brandasından yapılmış kılıfların geçirilmesi için verilen emir.
Kapele     Sabit arma kasalarının direk ve çubuklardan geçtiği, çubukların üst kısımları, tepeleri.
Kaplama     Postaların üzerine boyuna kaplanan saç veya tahtalar.
Kaporta     Gemi veya tekne içindeki kapılara ve güverteden aşağı iniş ve çıkış merdivenlerinin üzerindeki kapaklar.
Kaporta İskelesi     İç kısımlara inmek için kaporta önünde bulunan demir merdiven.
Kaptan     500-3000 GT arasındaki gemileri sevk ve idaresinde bulunduran, yasal olarak sorumlu olan gemi adamı.
Kaptan-ı Derya     Osmanlı donanmasının en yüksek rütbeli komutanı.
Kaptırmak     Seyir halindeki bir geminin başının, rüzgar veya denizler sebebiyle istenilen rotadan sapıp bir tarafa doğru dönmesi.
Karale     Ağır malzemeleri kaldırmakta kullanılan dörder dilli makaradan oluşan palanga
Karamanlamak (Karaman vurmak)     Karaya oturmuş bir gemiyi çekip yüzdürmek üzere bağlayan bir geminin yedek halatı doplin vaziyette iken makinelerin tam yol ileri çalıştırılıp oturmuş gemiyi birden bire silkeleyerek çekmesi; Demirli iken demir zincirinin rüzgarlı havalarda gerilip tekrar boşalması.
Karamusal     Çifti demirde yatan gemilerin muhtelif yönlere saldıkları durumda zincirlerinin karışmaması için kullandıkları bir fırdöndüye bağlı dört parça zincirden ibaret bir donanım.
Karamusala Vurmak     Çifti demirde yatan gemilerin her iki zincir gominalarının bir loçadan içeri alınıp karamusala bağlandıktan sonra aynı loçadan dışarı akıtılması işlemi.
Karantina Sancağı     Sağlık kontrolü yapılmamış olan gemilerin sağlık kontrollerinin yapılması için çektikleri sarı renkli sancak. Bu sancak tokada olduğu sürece gemi, sahil ile temas kuramaz.
Karasuyu     Bir devletin, kıyılarından itibaren hakimiyeti altında bulunan ve uzunluğu bir kanunla tespit edilmiş olan ve kıyıları boyunca uzayan su şeridi.
Karavele     Herhangi bir şeyin veya durumun içinden çıkılamaz bir hal almasını belirten terim;Karışıklık;Kimin ne yaptığı belirsiz ortam.
Karavele Kaplama     İçi kutrani dışı armuz kaplama olan bir kaplama şekli.
Karaya Bindirmek     Derin suda bulunan bir teknenin batmasını önlemek maksadıyla sahile doğru seyrederek baş tarafından omurgasının deniz dibine oturması.
Karayel     Kuzey-batıdan esen rüzgar.
Karina     Bir teknenin su altında kalan ıslak dış kısmı.
Karina Etmek     Gemi veya ufak teknelerin karinalarını temizlemek için gemi içindeki ağırlıkların bir tarafa alınarak karinanın su üstüne çıkarılması.
Karşıla     Seyir halinde belirli bir rotaya dönülmekte iken istenilen açıdan fazla dönülmesini önlemek maksadıyla dümenin aksi istikamete basılarak dönüşün durdurulması için serdümene verilen komut.
Karula     Karula yakasını direğe veya direğe yakın uygun bir yere bağlamak üzere hazırlanmış kamçılar.
Karula Yakası     Bir yan yelkenin direğe yakın alt köşesi.
Kasa     Halatların çımalarını kendi bedenlerine örerek, açılmayacak şekilde dikişle emniyete alınan halka biçimi.
Kasara     Gemilerin baş ve kıç taraflarında üst güverteden yukarı kalan yarım güverteler.
Kasavele     Gemi yelken ve tenteleri ile personele ait çamaşırların kurutulması için pruva gönderi ile geri tarafındaki bir yere gerilen halat.
Kasavele Palangası     Gabya ve kontra serenlerini indirip kaldırmak için kullanılan palanga. Kasavelelerin gerilmesi için de kullanılan palangaya denir.
Kastanyola     Demir zinciri akarken, suga ederek durdurabilmek için ırgat etrafına konan demir veya çelik şerit çember (bir çeşit fren balatası).
Kaş     Yağmurlu havalarda bordadan akan suların lumbuzlardan içeri girmemesi için lumbuzların üst taraflarına konulan yarımay şeklindeki oluklar.
Kaşkaval     Ana direkler üzerine sürülen gabya ve babafingo çubuklarının topuklarını sabit tutmak ve yerinden oynamalarını önlemek için, bu çubukların topuk taraflarına açılan delikten geçirilen ve maunalar üzerine oturacak uzunlukta olan demir veya ağaç siğiller. Halat kasalarını anelelere volta etmek için halat kasası arasına konulan demir veya ağaçtan yapılmış kısa çubuklar.
Katır     Çekici/itici vasıta.
Kavalye     Kasa ve halat dikişlerinde kollar arasına açmakta kullanılan uçları sivri ağaç ve demirden yapılmış çubuk
Kavanca     Herhangi bir şeyi bir taraftan diğer tarafa geçirmek veya aşırmak veya bir yerden diğer bir yere aktarmak.
Kayıkhane     Kayıkların bulunduğu, çekildiği genellikle üstü kapalı yer
Kazayağı     Ufak deniz araçlarını dikme veya tek matafora ile gemiye alma veya indirmek için bir anele üzerine takılmış dört trakadan ibaret sistem. Trakalardan biri aracın pruvasına, biri kıç tarafına diğer ikisi alabandalardaki yerlerine kilitle bağlanır.
Kazık Bağı     Ters olarak yapılmış iki mezevoltanın yan yana getirilmesiyle yapılan bağ.
Kemane     Gemilerin pruva taraflarındaki suya yakın olan kısmı ile uç kısmı arasındaki iç bükeylik. Baş tarafları bu şekilde yapılmış olan teknelere kemane başlı tekneler denir. Genellikle yatlarda cıvadra kemanenin üzerine oturtulur.
Kemere     Güvertenin döşenebilmesi için posta uçlarını birleştiren enine (omurgaya dik) konan kısımlar.
Kenar (Bkz. Yaka)     Yelkenlerin kenar ve (köşelerine) denir. Köşeler:Çördek köşesi: Üçgen (Markoni) yelkenlerde yelkenlerin basıldığı (hisa edildiği) mandarın bağlı olduğu üst köşe.Karula köşesi: Ana yelkende direk veya ıstralya dibindeki köşe.Iskota köşesi: Iskotanın bağlandığı (flok, cenova) veya yakın olduğu köşe.Yakalar:Orsa yakası: Rüzgarın girdiği (direk veya ıstralya) kenarı.Altabaşo yakası: Alt yaka, bumba veya güverteye yakın olan kenar.Güngörmez yakası: Rüzgarın çıktığı kenar.
Kerte     Bir dairenin 32′de biridir. (11,25 derece)
Kerteriz     Herhangi bir maddenin veya bir başka geminin bir gemiden olan yönünü mıknatısı veya cayro pusula ile tayin etmek veya ölçmek.
Kerteriz Almak     Herhangi bir maddenin gemi pruvasına göre açısını ölçmek.
Kerye     İki tel halatı birleştirmek için veya halatın çımasına geçici kasa yapmak için kullanılan civatalı mengene
Kesildi     Halat veya zincirin kopması.
Keşişleme     Güney-doğu dan esen rüzgar.
Kıble     Güney; Güneyden esen rüzgar.
Kıç     Teknenin geri tarafı.
Kıç Bodoslama     Omurgadan kıç tarafa kaldırılan dik kısım.
Kıç Gönder     Kıç tarafta sancak çekilmesi için dikilmiş olan gönder.
Kıç Havuz     Geminin vasat kasarası ile kıç kasarası arasında kalan boşluk.
Kıçaltı     Kıç taraftaki ana güvertenin altına gelen kısım.
Kıçhalatlar     Geminin kıç tarafı ile kıça yakın kısımlarından kullanılan halatlar.
Kıçkasara     Gemilerin kıç taraflarında ve ana güverte üstündeki bölüm.
Kıçtankara     Gemilerin baştan demirleyip veya şamandıraya bağlayıp kıçtan sahile halat vererek yanaşmalarıdır.
Kıçtankara İskelesi     Kıçtankara olmuş bulunan gemilere girip çıkmak için gemilerin kıç taraflarından sahile verilen ve yanları korkuluk puntelleri ile kapatılmış ağaç veya hafif madenden yapılmış iskele.
Kıçüstü     Kıç tarafta kalan ana güverte kısmı.
Kıçüstü / altı     Teknenin kıç tarafında güverte üstü / altı.
Kılavuz     Bölgesel tehlikelerden, seyir yolları ve geçitleri hakkında geniş bilgisi olan ve gemileri böyle yerlerde sevk ve idare eden ehliyetli şahıs.
Kılavuz Halatı     Dalgıç ve balıkadamların gemi ile haberleşmelerini sağlamak üzere bir çıması bellerine bağlı diğer çıması gemide olan halat. Verilecek ana halattan önce verilen daha ince olan halat.
Kılavuz İskelesi     Kılavuzun, kılavuz alacak gemiye çıkması için bordadan sarkıtılan halattan yapılmış merdiven. Şeytan Çarmığı da denilir.
Kılavuz Seyri     Sahil maddeleri ve seyir yardımcıları vasıtasıyla sahillere yakın olarak yapılan seyirlere denir.
Kınnap     İspavlo
Kıyı     Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan.
Kıyı Çizgisi     Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgi.
Kıyı Kenar Çizgisi     Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu kumluk,çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık vb. alanların doğal sınırı.
Kik     Başı ve kıçı aynı olan ve kürek veya yelkenle hareket eden ince yapılı ağaç tekne.
Kilit     12,5 veya 15 kulaç uzunluğundaki zincir uzunluğu.
Kilit     Bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı açık demir veya çelikten yapılmış U şeklinde ve açık olan tarafındaki deliklerden geçirilen vidalı bir harbi ile kapatılan, gemicilikte çok kullanılan bağlaç.
Kilit İşaretleri     Gemi demirlerken denize akan zincirin ne kadarının aktığını anlamak için zincirlerin kilitlerinin üzerine yapılan tel ve boya işaretleri.
Kinistin Valfı     Gerektiğinde bir tekneye denizden su almak için su kesiminden aşağıya konmuş ve gerektiğinde uzaktan açılıp kapatılabilecek valf.
Koç Boynuzu     Baş ve kıç omuzluklar ile mataforaların üzerinde bulunan ve halat volta etmek için kullanılan boynuz şeklinde iki kulaklı madeni eçhize.
Kol     Flasaların bir tarafa bükülmesi sonucu halatta elde edilen ikinci halat elemanları.
Kolona     Ağırlık kaldırmak veya çarmıkları doldurmak için ana direk veya gabya çubuğuna geçirilen ve bir çıması radansalı kamçı.
Kolona     Gemilerin sahile verdikleri palamarları bağlamak veya kasalarını geçirmek için sahil ve rıhtımlara konulan ağaç, demir veya taştan yapılmış babalar.
Kolona Halinde     Yelken gemilerinde seren ve yelkenlerin indirilmesi suretiyle teknenin yalnız direkleri ile bırakılmış hali.
Koltuk     Bir teknenin aborda olduğu yere sıkılması için baş ve kıç omuzluklardan verdiği halat.
Koltuk Halatı     Gemilerin baş ve kıç taraflarından sahile verdikleri halatlar. Kısa olarak koltuk denilir.
Komodor     Bir filotillayı sevk ve idare eden.
Komuta     Emri altında bulunan birlikleri yönetme yetkisi
Konşimento (Konişmento)     Donatan namına kaptan veya donatanın diğer temsilcileri tarafından yükletene verilen ve malın teslim alındığını (yüklendiğini) ve varma limanında teslim edileceğini gösteren,kıymetli evrak niteliğinde, tek taraflı bir senet.
Kontra Mizana Direği     Mizana direğinin gerisindeki direk.
Kontra Omurga     Ana omurganın aşınmaması için altına konan şerit halindeki parça.
Kontrata Grandi Direği     Altı direkli yelken gemilerinde pruvadan itibaren üçüncü, yedi direkli yelken gemilerinde dördüncü direk.
Kontrata Güverte     Vasattaki kasaraların üstünde veya aynı seviyede demir kemerelerden oluşan ve üzerlerine can kurtaran filikaları veya motorları konulan döşemesiz yerler. Ariyet, Rüşvet Güverte de denir.
Konvoy     Harp zamanında düşmanın, suüstü, denizaltı ve hava hücumlarına karşı harp gemileri tarafından korunan gemiler topluluğu.
Korozyon     Gemi üzerinde bulunan demir ve çelik aksamın, oksijen ve havadaki nem nedeniyle paslanması
Korsan     Vurgun amacıyla gemilere saldıran haydut
Korsanlık     Deniz haydutluğu
Koy     Ufak teknelerin demirleyerek barınabilmelerine yarayan, rüzgar ve denizlere karşı muhafazalı, karaların içine doğru girmiş olan küçük, tabii liman.
Köprüüstü     Gemilerin seyir ve manevralarını idare etmek üzere en üst güvertelerden yukarıda etrafı iyice görebilecek yükseklikte yapılmış ve genellikle sancaktan iskeleye kadar uzatılmış bölüm.
Kör Tramola     Yelkenle yapılan seyirlerde orsadan dönüş yapmak istenirken herhangi bir sebeple teknenin orsaya gelmeyip aksi yöne gitmesi ve dolayısıyla tramolanın yapılamaması haline denir.
Körfez     Karanın içine sokulmuş büyük deniz kısmı.
Körkapak     Lumbuzları içerden kapayan içeriden dışarıya ışık sızmasını önleyen demir kapak
Köstek     Cıvadra ile cıvadra üzerine sürülen bastonların, istiralyaların çekmesi ve istiralyalar üzerine açılan yelken ve flokların rüzgar basıncı ile yukarıya doğru kalkmaması için cıvadara ve baston ile baş bodoslama bordalar arasına donatılan tel veya zincir donanım. Mistaço da denilir.
Kroz     Halatın çıması veya bedeninin birbiri üzerine aykırı konulması.
Kulaç     185 santim veya 6 kademlik uzunluğu ifade eder.
Kulaç Hatları     Deniz haritalarında denizin derinliklerini belirten nokta, hat ve noktalı hatlardan oluşan çizgiler.
Kumanda     Komuta; bir aleti, şeyi veya kimseyi yönlendirme
Kumanya     Gemilerde personel için bulundurulan yiyecek ve içecek
Kumanyalık     Gemilerde kumanyaların konması için ayrılmış bölüm
Kuntra     İskota yakasına bağlanan iki inceden birisi iskota olarak kullanıldığında diğeri kuntra olur.
Kurt Ağzı     İçinde halat geçmesi için güverte üzerinde baş ve kıç omuzluklarına monte edilen ağzının bir kısmı açık demir yastıklar.
Kurtarma     Bir deniz kazasında gemide bulunan şeylerin, o gemiadamlarının yönetimlerinden çıktıktan sonra üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek güven altına alınması.
Kuruhavuz     Gemilerin havuzlanmaları için sahile dik olarak yapılan ve derinliği gemilerin su içindeki derinliğinden fazla olan, gemilerin girip çıkmaları için su geçirmez bir kapağı bulunan taştan veya betondan yapılmış havuz.
Kusmak     İyice temizlenmemiş, üzerindeki kiri gerektiği şekilde çıkarılmamış satıhlar üzerine vurulan boyanın altından kısa bir zaman sonra pasın çıkması.
Kutrani Kaplama     Ahşap diagonal (çapraz) kaplama.
Kuvvetle Yürütülen Gemi     Makine ile yürütülen herhangi bir tekne.
Küpeşte     Rüzgarlı ve denizli havalarda denizlerin güverteye girmemesi için bordaların ana güverteden yukarı doğru uzatılmasıyla meydana gelen ve geminin etrafını kısmen kuşatan güverte üstündeki borda kaplaması.
Küpeşte Trizi     Küpeşte kaplamalarının en üstüne konulan enli ağaç kütük
Küpeşte Vardevelesi     Gemi güvertelerinde personelin emniyeti için, küpeştelere konmuş vardevele puntelleri üzerine donatılan halat veya zincirlerdir.
Kürek Iskarmozu     Küreklere yataklık etmek üzere küpeşteler üzerine açılmış yarım ay şeklindeki metal parçalar
Kürek Lentiye     Küreklerin ıskarmozlardan kurtularak denize düşmemeleri için kürek palasındaki delikten geçirilip tekne içindeki bir yere bağlanan halat.
Kürek Lumbarı     Filikalarda iskarmoz yerine küreklerin oturtuldukları oyuk yerler.
Kürek Lumbarkapağı     Kürekler filika içine alındıktan sonra açık kalan kürek lumbarlarını kapatmak için lumbar içine geçirilen kapaklar. Kapaklar ince bir gırcala ile bağlanırlar.
Kürek Topacı     Küreklerin çekilmeleri için elle tutulan kısımları.
Kürsü     Top kundağını geminin güvertesine bağlayan kalın demir kaide.
Laçka     Boşver; boşalt; boşalmış gevşemiş anlamında.
Laçka Etmek     Boş bırakmak, gevşetmek.
Laçka Iskota     İskotoların boş verilmesi, bırakılması.
Lagün/Deniz Kulağı     Denizle irtibatlı ve denizin etkisi altında bulunan göller.
Lağ Yelkeni     Serenlere bağlanan kareye benzer yelken. Bu yelkenlerin serenleri her tramolada aşağıya indirilir ve direkten aşırılarak tekrar basılır. Bu yelkenlere maynalı latin, hasır ve praçile de denir.
Lale Halatı     Dümenlerin denizli havalarda düşüp kaybolmaması için filika dümenlerinin yelpazesinden geçip teknenin kıçına bağlanan ince savlo.
Lale Zinciri     Dümen, dümen boğazından arıza yaptığı zaman palanga donatılmak suretiyle kullanılması için lale anelesine kilitlenip her iki omuzluğa alınan zincir.
Landa Demiri     Patrisaları ve çarmıkları bağlamak için bordalara konulan demir çubuklar.
Larmo     Flokların açıldığı istralya. ( Bazen flok larmosu da denilir).
Larmo Astarı     Larmo yakasına dikilen ikinci kat ensiz bez astar.
Larmo Yakası     Floğun larmo tarafındaki yakası.
Larmo Yakası Halatı     Larmo yakasını kuvvetlendirmek için dikilen halat.
Laşin     Fırtınalı havalarda gemi içindeki yüklerin yerlerinden oynamaması için bunların gemi bünyesine bağlanması.
Lava Etmek     Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin halatlar vasıtasıyla ilerletilebilmesi için verilen komut.
Lava İskota     Yelkenle yapılan seyirlerde teknenin daha fazla orsalaması için rüzgaraltı iskotasının çekilmesi için verilen komut.
Lavra     Kandilisaların donatılmaları için çubukların üzerlerine açılan dilli bastika.
Lavra Deliği     Bir teknenin içindeki suyu, askıya alıp boşaltmak için açılmış delik.
Lavra Etmek     Ana armaların doldurulmaları, yelkenlerin rüzgarla dolmaları için boşunun alınması.
Lentiye     Bir dikme vasıtasıyla kaldırılmakta veya indirilmekte olan bir cismin sallanıp herhangi bir yere çarpmaması için birkaç yerine bağlanıp elle kontrol edilen halatlar.
Leş     Sığ suda batmış olan bir geminin enkazı veya su üzerinde yüzen parçaları.
Levend     Osmanlı donanmasında deniz askerleri; Levendler, Tımar ve Zeamet,Tayfalar ve forsalardan oluşuyordu. Levendler, forsaların ve tayfaların düzenini sağlamaktan ve isyan etmelerini önlemekten sorumlu idiler.
Lif     Nebati halatın yapıldığı malzemenin en ince parçası.
Lif Halat     Hindistan cevizi elyafından üç veya dört kollu olarak yapılan halat.
Liftinuskur     Çarmık ve istiralya gibi donanımları germek için dişli bir kovan içine geçirilmiş viralı çubukların sağa ve sola çevrilmesi ile donanımları geren alet.
Liga     Üç deniz mili, 5560 metre veya bir fersah boyundaki uzunluk
Liga     Yelkenleri camadana vurmak için camadana vur manasındaki terim.
Liga Camadan     Yelkeni küçült, camadana vur demektir.
Liman     Gemilerin yük ve yolcu alıp vermelerine elverişli tesis ve kolaylıkları bulunan tabii ve suni olarak rüzgar ve deniz tesirlerinden korunmuş sahil tesisi.
Liman Başkanı     Liman mevzuatı çerçevesinde bütün liman hareketlerini yürüten görevli.
Liman Cüzdanı     Denizde çalışmak isteyenlere, liman başkanlıklarınca belli koşulların gerçekleşmesiyle verilen belge.
Liman Fenerleri     Demirli veya aborda olmuş gemilerin limanda çektikleri fenerler.
Limanlık     Denizin çalkantısız ve sükunet halinde olduğunu belirten terim.
Limbo     Gemi yükünün gemiden sahile, bir gemiden diğer bir gemiye veya bordasında bulunan bir deniz aracına kendi imkanları ile aktarılması.
Livar     Tutulan balıkların salınmak veya alıkonulmak üzere canlı olarak bekletildiği file, saz, kafes, tekne bölgesi vb. gibi balığın yaşam ortamı ile su alışverişini doğrudan sağlayan bölme.
Loça     Demir zincirinin akması ve demir bedeninin yerleşmesi için baş tarafta açılmış madeni oluk.
Loça Kovanı     Loçanın iç tarafına geçirilmiş dökme demirden yapılmış silindir şeklindeki kovan.
Lodos     Güney-batı dan esen rüzgar.
Lokmalı Bakla     Zincir baklalarının ortaları damaklı olanlarıdır.
Longoz     Deniz dibindeki kuyular.
Lostra Etmek     Boyası bozulmuş veya sıyrılmış yerleri hafifçe boyayıp kapamaya veya gemilerin bordaları ile su kesimlerini silip fırçalama işlemi.
Lostromo     Ticaret gemilerinde baş tayfa.
Lumbar     Yelken gemilerinde top namlularının bordadan dışarıya çıkmaları için açılmış olan kare şeklindeki kısım.
Lumbar Ağzı     Gemilerin sancak ve iskele taraflarında bulunan borda iskelelerinin üst tavalarının bulunduğu yer hizasındaki güverte kısmı. Gemilere giriş ve çıkış yerini belirten lumbar ağzı terimi kara birliklerince de benimsenmiş ve birlik ve kurumların giriş ve çıkış kapılarına da lumbar ağzı denilmiştir.
Lumbar Kapağı     Lumbarları kapayan kapak. Top lumbarları güverteye paralel güverte lumbarları ise güverteye dik olarak açılıp kapanırlar. Güverte lumbar kapaklarının üzerlerinde güverte altına ışık girmesi için camlı sabit lumbuz bulunur.
Lumbuz     Gemideki pencerelere verilen isim.
Lumbuz Kapağı     Gemi içinden dışarıya ışık sızmasını önlemek maksadıyla lumbuzlar üstüne konulan kapaklar.
Lumbuz Kelebeği     Lumbuz kapaklarını iyice şıkıştırmak için kullanılan metal echize.
Lumbuz Manikası     Lumbuzlar açık iken içeriyi havalandırmak için lumbuzlardan dışarı konulan saçtan yapılmış oluklar.
Maça     Zincirleri bosaya vurarak emniyete almakta kullanılan özel kilit.
Maçuna     350-400 ton arasındaki ağırlıkları kaldırabilen ve bir ponton üzerine konulmuş dikmelerden ibaret bir çeşit vinç.
Mahfuz Liman     Bütün rüzgarlara kapalı olup emniyetli liman.
Makara     Ağır eşyaların kaldırılmasında kullanılan ve az bir kuvvet sarfıyla çok iş yapmayı sağlayan, iki tabla arasında dönen bir veya daha fazla dil bulunan mekaniki alet.
Makara Rule     Biri diğerinden büyük olmak üzere yekpare yapılmış iki tornodan ibaret makara.
Makara Sapanı     Makara tablasını kuşatan ve boğazları piyanbağı ile bağlanmış ve doblin tarafına kanca geçirilmiş olan sapan. Palanga Sapanı da denir.
Makara Tablası     Makara dilinin içinde döndüğü, makara sapanının geçtiği ağaç veya madenden yapılmış kısım.
Makara Yanağı     Makara dilinin dış yan yüzü.
Makine Dairesi     Geminin Ana ve Yardımcı makinelerinin bulunduğu bölüm.
Makine Jurnali     Gemi ana ve yardımcı makinelerine ait her türlü bilgilerin yazıldığı, makine ve yardımcıların çalışma saatleri ile bunlara ait arızaların nedenleri ve yapılan diğer her türlü işlerin kaydedildiği basılı defter.
Makine Mağazası     Gemi makinelerine ait bakım ve onarım malzemelerinin, bir kısım yedeklerinin ve gerekli aletlerinin bulunduğu yer.
Makine Telgrafı     Köprüüstünden verilen sürat kademeleri ile ileri veya tornistan yolları makine dairesine iletmek üzere köprüüstü ile makine dairesi arasında irtibatlı elektriki veya mekaniki olarak çalışan alet.
Malabosa     Serenlere sarılı olan gabya yelkenlerinin açılarak ıskotalarının alınması için verilen komut.
Mancana     Gemilerde içlerine içme suyu konulan büyük yassı fıçılar
Manda Gözü     Baş ve kıç bodoslama üzerinde bulunan büyük halat loçaları
Mandar     Yelkenlerin hisa edilmesi (basılması) için kullanılan çelik tel veya halat
Manevra     Bir geminin emredilen mevkiyi alması için yapmış olduğu hareket
Manevra Levhası     Nispi hareket problemlerinin çözümlenmesini kolaylaştırmak için kullanılan basılı kağıt.
Manevradan Aciz Gemi     Seyir halindeyken herhangi bir nedenle seyir kabiliyetini kaybetmiş ve manevra yapamayacak durumda bulunan gemi.
Manga     Gemi personelinin oturduğu, yemek yediği ve yattığı güverte altı bölmeleri.
Manifesto     Çeşitli varış yerleri için gemiye yüklenen malların cins ve miktarını gösteren belge.Manifestolar yükleme limanlarında acenteler tarafından konşimentolara göre tanzim edilir.
Manifold     İçinden, yakıt ve su borularının geçtiği ve bunlara ait valfların bulunduğu sandık.
Manika     Gemilerin iç kısımlarındaki kötü havayı çekip, yerine temiz hava vermek üzere üst güvertelere veya lumbuzlara konulan rüzgarın estiği tarafa döndürülebilecek şekilde hareket edebilen ağızları geniş saç borular
Manila Halatı     Yabani muz ağacı elyafından yapılan bir halat. Çekme gücü diğer bitkisel halatlara göre daha yüksektir.
Manişka     Biri iki, diğeri üç dilli iki makaradan yapılmış olan ve ağır eşyaları kaldırmada kullanılan palangalar.
Manivela     Ağır cisimlerin bir tarafını kaldırmak için kullanılan ağaç veya demirden yapılmış kısa çubuklar.
Mansaplar     Akarsuların göl veya denizlere açıldığı bölgelerde akarsuyun etkisi altında kalan su ürünleri istihsaline elverişli sahalar
Mantilya     Serenleri direk ve çubuklara asmak ve serenleri güverteye paralel tutmak için seren cundalarından direğe alınan halatlar. Bulundukları direk ve çubukların isimleri ile anılırlar.
Manyat     Alamanadan küçük üç çiftte balıkçı kayıkları. Iğrıp gibi sahilden iki ucundan çekilen ağlara da denir.
Mapa     Sabit halka.
Marina     Yat limanı; yatların her türlü ihtiyaçlarının giderilebildiği liman
Marmara Etmek     Gemi dahilinde birikmiş olan suların tahliye edilmesi.
Marsipet     Serenlerin cundalarından alınarak hamaylısına donatılan ve yelkenlerin sarılmaları sırasında gabyerlerin ayaklarını bastıkları halatlar. Basadora da denilir.
Marsipet Cevizi     Marsipet ayaklarının kaymaması için marsipetler üzerine ve marsipet ayaklarının marsipete bağlandığı noktanın tarafına yapılan ceviz. Bu ceviz vardakavalara ve can halatlarına da yapılır.
Martin Demiri     Çipo ve kolları aynı düzeyde ve kolları da beden etrafında dönebilen bir sistemdeki demirdir.
Mastalya     Tahta leğen.
Mastori     Gemilerin en geniş yeri.
Mastori Postası     Bir teknedeki en geniş posta.
Matafora     Teknelerde veya sahilde filika veya botların asılabilmesi için uçlarında palanga bulunan aygıt.
Matafyon     Yelken ve tentelerin delik açıldığında yırtılmaması için delik etrafının takviye edildiği yassı metal halka.
Mavna     Gemilere veya yakın yerlere yük taşıyan büyük tekne
Mayıstra     Tek olarak kullanıldığında grandi ana direği üzerine açılan kare yelkeni ifade eder. Bu yelkenin açıldığı serene de mayıstra sereni denir.
Mayıstra İskotası     Mayıstra yelkeninin iskotalarına donatılan ve geminin kıç tarafına ve bordoları istikametine doğru alınan halatlar.
Mayıstra Kuntrası     Mayıstra yelkeninin rüzgarüstü iskota yakasını pruva tarafına doğru tutan ve küpeşte üzerindeki mapasına bağlanan halat.
Mayıstra Mantilyası     Mayıstra serenini güverteye paralel bulundurmak için serenin cundalarından direğe alınan halatlar.
Mayıstra Marsipeti     Mayıstra sereninin cundalarında alınıp serenin hamaylısına donatılan ve marsipet ayaklarının bağlandığı halat
Mayıstra Mezoları     Mayıstra yelkeninin altabaşo yakasını serene kaldırmak için donatılan halatlar.
Mayıstra Prasyası     Mayıstra serenini rüzgara doğru çevirmek için seren cundalarından donatılan halat.
Mayıstra Salaburunu     Mayıstra yelkeninin gradin yakalarını serene kaldırmak için gradin yakalarına donatılan halatlar.
Mayıstra Sereni     Grandi ana direğinin en altında bulunan en uzun seren.
Mayıstra Yelkeni     Mayıstra sereni üzerine açılan büyük kare yelken.
Mayna Etmek     Aşağı indirmek (ağır ağır); Rüzgarın ve denizin şiddetinin azalması.
Mekanik Güç     Makara, seren, bom direği ve ırgat bulunan teknelerde, ırgat kullanarak çevirme ağlarının altının büzülmesini sağlayan, bu ağları toplamak ve tekneye almak üzere kullanılan güç.
Mellah     Gemici
Mellahat     Gemiciler
Meltem     Yaz aylarında karadan denize doğru esen rüzgar, denizden esen rüzgara imbat denir.
Meme     Demir kollarının demir bedenine birleştiği noktanın alt kısmı.
Mendirek     Limanları ve limanlar içindeki gemilerin denizlerden zarar görmemeleri için o limanda esen hakim rüzgarlara dik olarak yapılan yapılar.
Mendirek Başı     Bir ucu karada olan mendireğin deniz tarafındaki ucu.
Menhol     Bir bölmeden bir bölmeye geçebilmek için bölme perdeleri üzerine açılmış delikler.
Mercu     Rica olunan.
Meridyen     Yer kürenin kutuplarından geçen büyük daireler.
Met     Ayın ve güneşin çekim kuvvetlerinden dolayı su seviyesinin yükselmesi.
Meteoroloji Raporu     Hava durumunu bildiren rapor.
Mezarna     Güverte yıkandığı veya fırtınalı havalarda güverteyi denizler yaladığı zamanlarda içlerine su girmemesi için ambar ve kaporta ağızlarının etrafına çevrilmiş yüksek çerçeveler
Mezestre     Yarıya kadar indirmek.
Mezestre Etmek     Sancaklarla işaret flamalarını toka etmeyip, savlolarının yarısına kadar basılması
Mezevolta     Bir halatın çımasının bir seren veya kendi bedeni üzerine veya babaya bir volta alındıktan sonra çıma ve bedenin aksi taraflara çekilerek yapılan bağ.
Mezevoltalı Dülger Bağı     Seren veya kalasları deniz içinde veya karada sürüklemek için dülger bağı ile mezevolta’dan ibaret bağ.
Mezevoltalı Kazık Bağı     Kazık bağını kuvvetlendirmek için kazık bağı yapıldıktan sonra çımasının beden üzerinde bir veya iki mezevolta alınması suretiyle yapılan bağ.
Mezevoltalı Yoma Bağı     İki yomayı birbirine eklemek için halat çımalarının karşılıklı olarak bedenleri üzerine yapılan mezevoltalardan ibaret bağ.
Mihver     Eksen; etrafında döndürülen şey
Mil [Deniz Mili]     Denizdeki uzunluk ölçüsü. (6080 feet = 1852 mt)
Mizana     Genel olarak gemilerin üçüncü direği ve bu direk üzerindeki armaların tümünü kapsayan terim.
Mizana Direği     3 direkli bir yelkenli gemide en kıçtaki direktir.
Morile     Herhangi bir sebeple gemi veya deniz aracının su kesimine yakın borda veya karinasında açılmış olan delikleri tıkamakta kullanılan koni şeklinde yontulmuş, üzeri yağlı üstübü ile sarılmış ağaç takoz.
Morile Etmek     Babaya birkaç kere volta edilmiş halatın boşaltılması için voltalarının teker teker işletilerek gevşetilmesi.
Morize     Yelkenlerin, camadana vurulacağı zaman gradin yakalarını camadan astarı hizasından serene bağlamak için kullanılan çelikli halatlar.
Morize Patası     Yelkenlerin camadan astarları hizasında ve gradin yakalarında gradin halatının kuruz kırılması ile meydana gelen aneleler. Bunlara Camadan Patası da denir.
Muhabere Borusu     Elektrikli muhabere sistemlerinin arıza yapması halinde köpüüstü ile önemli merkezler arasındaki muhabereyi temin etmek üzere gemi dahiline donatılmış pirinç veya bakırdan yapılmış borular.
Muharip     Savaşçı; savaşan
Mukannen     Gemilere verilen sarf malzemelerinin (yakıt,yağ vb.)makine veya cihazlarda her bir saatte ne kadarının sarf edilebileceğini belirten çizelgeler.
Mülaki     Kavuşan, buluşan, görüşen, varan, katılan
Mürnel     Kolları evvela sola, bilahare üç kol bir araya getirilerek sağa bükülmek suretiyle yapılan ince ipler.
Müsademe     Bir geminin seyir halinde iken diğer bir gemiye çarpması
Müsadere     Bir gemiye el koymak
Nakkaş     Gemilerin boya işleri ile görevli olan ve boyaların bulunduğu nakkaşhanenin sorumlusu.
Nakkaşhane     Gemide kullanılan boya, vernik, fırça gibi malzemelerin depolandığı yer
Navlun     Bir yerden bir yere taşınmak üzere bir sözleşme (Navlun Sözleşmesi) ile gemiye alınan eşyaların tümü.
Naylon Halat     Lif halatlara nazaran daha elverişli olan sentetik halat.
Net Hacim     Geminin gros hacim veya tonilatosundan o geminin yürümesine ve yürütenlerin ihtiyacına ayrılan yerlere ait hacimlerin çıkarılmasından sonra kalan hacim.
Net Tonilato     2,83 m3 lük bir hacim birimidir.
Neta     Muntazam, düzgün, tertipli veya emniyetli anlamına gelir.
Neta Batarya     Gemi personelinin bulundukları yatma ve iş yerlerini temizlemeleri, buralarını düzene sokmaları.
Neta Etmek     Dağınık ve düzensiz bir yeri tertip ve düzene sokmak.
Nevcet     Erat yatak brandalarına bağladıkları ince ipler veya hamak sarılan el inceleri.
Nispi Kerteriz     Kara veya denizdeki bir maddenin, geminin pruvasına nazaran olan istikameti. Bu maddeden geçen kerteriz hattı ile geminin omurga hattı arasındaki açıdır.
Nişangah     Nişan hattını, nişan noktasını doğru tatbik edebilmek, iyi nişan alarak mermiyi hedefe isabet ettirebilmek için kullanılan top üzerindeki tertibat
Ocaklık Demiri     Bir tarafında iki demir bulunan demirlerden, kıça doğru olan ve göz demirinin gerisinde bulunan ve göz demiriyle aynı özellikte olan yedek demir.
Olta Bağı     Bir daha çözülmesine gerek duyulmayan halatların birbirine bağlanması için yapılan bağ.
Oluk     Halatların dil üzerine rahatça oturması için dil üzerine açılan yarım yuvarlak oyuk.
Omurga     Bir teknenin postalarının üzerine oturtulup bağlandığı ve baştan kıça kadar devam ettiği ağaç/madeni parçalardır. Genellikle küçük teknelerde yekpare olur.
Omurga Aşozu     Kaplama tahtalarının omurgaya girmesi için omurga üzerinde açılmış olan girintiler.
Omurga Hattı     Gemi ve deniz araçlarının baş ve kıç bodoslamalarını birleştiren ve omurga ile aynı düzlem üzerinde bulunan hat
Omuzluk     Borda kaplamalarının baş ve kıç bodoslamalara doğru eğimlenmeye başladığı yer ile bodoslamalar arasında kalan kısım.
Omuzluk (Baş, Kıç)     Teknenin baş ve kıç tarafında sancak ve iskele tarafında 45 derecelik nisbi açı içindeki bölüm veya yön.
Omuzluk Rüzgarı     Kıç omuzluklardan esen rüzgar.
Orkoz     Akıntının aksi yönünden esen rüzgar etkisiyle akıntı istikametinin aksine doğru giden yüzey akıntıları. Girintili ve çıkıntılı sahillerde bir çıkıntıya çarparak akıntının aksi yönüne doğru akan akıntı.
Orsa     Yelkenleri mümkün olduğunca rüzgar yönüne yaklaştırarak seyretmek. (Orsasına seyir) (Dar/sıkı orsa)
Orsa Alabanda Eğlenmek     Rüzgarı bordaya alarak, yelkenleri birbirinin aksine alıp tekneyi yolundan alıkoyup vakit geçirmektir.
Orsa Alabanda Tramola     Teknenin başını rüzgara alıp bir kuntradan diğer kuntraya geçmek, rüzgarı bir taraftan diğer tarafa geçirmek.
Orsa Halinde     Bir teknenin mümkün olduğu kadar rüzgarın estiği yöne yakın seyredişi.
Orsa Pupa Çemberi     Bumbanın cundasına yakın ve iki tarafında da mapa bulunan madeni çember.
Orsa Pupa Palangaları     Yan yelkenlerin bumbalarını istenilen istikamette tutmak üzere bir ucu orsa pupa çemberindeki mapaya, diğer ucu küpeştedeki bir yere bağlanan iki adet palanga.
Orsa Yakası     Dört köşe yelkenlerin rüzgar üstünde kalan, üç köşe yelkenlerin istiralya tarafında kalan yakaları.
Orsada Kazanmak     Bir teknenin orsa seyrinde rüzgar altına az düşerek, istediği tarafa gidişte rüzgar şiddet farklarından faydalanarak açı kazanması.
Orsasına Seyretmek     Seyir istikametinin rüzgarın estiği tarafa doğru olması.
Orsaya Kaçmak     Bir yelkenli teknenin devamlı olarak baş tutamayıp rüzgar üstüne kaçması.
Orta Su Trolü     Münhasıran göçmen balıkların istihsaline mahsus dibe temas etmeksizin suyun ortasından veya yüzüne yakın kısımdan çekilen trol ağları ve bunlarla yapılan su ürünleri istihsali.
Ortala     Dümen kullanarak dönmekte olan bir geminin istenen rotaya yaklaşması esnasında serdümene dümeni omurga istikametine alması için verilen komut
Oşinografi     Denizlerin fiziksel, kimyasal, jeolojik ve biyolojik özellikleriyle, bunlarla temasta olan toprak ve havanın jeolojik, fiziksel ve meteorolojik özellik ve birbirine olan etki kurallarını inceleyen bilim dalı
Oturak     Kürekle hareket eden teknelerde kürekçilerin oturarak kürek çektikleri alabandadan alabandaya uzanan tahtalar.
Oturak Pançalu     Oturakların alabandaya gelen taraflarını alabandaya bağlayan ağaç veya madenden yapılmış üç köşeli praçollar. (Köşebentler)
Oturmak     Bir geminin çektiği sudan az bir suya girmesi, karinası üzerine karaya binip hareketten sarkıt kalması
Öksüz Kemere     Ambar ağızları ve güverteler üzerine açılmış kaportalar dolayısıyla alabandadan alabandaya kadar uzamayan ve bir uçları ambar veya kaporta hizasında kesilen kemereler.
Öksüz Vardiya     Üç vardiya ile tutulan nöbetlerde bir vardiyaya hep aynı saatlerin gelmemesi için 16-18 ve 18-20 saatleri arasında tutulan ikişer saatlik nöbetler.
Ölüdeniz     Fırtınaların dinmesi ile denizin çatlaksız dalgalı hali. Rüzgar olmadığı halde fırtına sebebiyle oluşmuş bulunan dalgalar devam eder.
Padıl Kürek     Küçük deniz araçları ve can sallarında acil durumlarda kullanılan kısa ağaç kürekler
Pafta     Büyük haritaları oluşturan parçalardan her biri
Pala     Küreklerin denize giren enli ve yassı kısımları
Pala Çevirmek     Kürek çekilirken sudan çıkan küreklerin ikinci hamle için palalarını baş tarafa doğru götürürken palaların enli taraflarını su sathına paralel duruma getirmek için kürek topaçlarının el ile çevrilmesi.
Palamar     Gemilerin rıhtıma veya iskeleye bağlanmasında kullanılan 8 burgatadan daha kalın halatlar.
Palamar Şamandırası     Liman içinde fazla saha işgal etmemeleri için gemilerin baştan ve kıçtan palamar vermek suretiyle bağladıkları şamandıralar.
Palanga     Bir halat ve en az iki makaradan oluşan kaldırma mekanizması
Palaserte     Ana direklerle çarmıklar arasındaki açıyı büyültmek ve küpeşteleri serbest bırakmak için direkler hizasında bordalardan dışarıya doğru uzatılmış ve bordalara sağlamca bağlanmış ağaç kütükler.
Palasırtı     Kürek palalarının ensiz olan tarafı, keskin kenarları
Palavra Güverte     Eskiden harp gemilerinde topların bulunduğu güverte
Panyol Tahtası     Gemi ambarlarında bulunan dökme hububatın denizli havalarda kaymasını önlemek maksadıyla ambarlara konulan tahtalar. Yeni hububat nakliye gemilerinde panyol tahtası yerine sabit sac levhalar kullanılmaktadır.
Paraketa(Paragat)     Suyun içinde asılı veya dibe uzanmış, serili olarak duracak şekilde düzenlenmiş, bir beden üzerinde çok sayıda kösteğe bağlı iğne taşıyan balık avcılığı aracı.
Parakete     Bir geminin süratini ve deniz içinde katettiği mesafeyi deniz mili cinsinden ölçen elektrikî ve mekanikî alet.
Parakete Hesabı     Son tespit edilen mevkiden geminin seyrettiği rota ve sürat dikkate alınarak geminin mevkinin bulunması usulü. Akıntı dikkate alınmaz.
Parakete Savlosu     Bir çıması pervaneye diğer çıması parakete saatinin gerisinde bulunan mapaya takılmak suretiyle kullanılan özel surette dokunmuş halat.
Parampet     Sabahları, sarılan brandaların konduğu gemi içinde veya dışındaki dolaplar.
Pas     Demir ve çelik saçların oksitlenmesi sonucunda meydana gelen kırmızı, kahverengi madde. Pasın önüne geçmek için mümkün olduğu kadar demir ile atmosferin temasını kesmek gerekir.
Pasaparola     Bir emrin gemi içinde veya filo dahilinde ihtiyaç duyulan gemilere çeşitli vasıtalar ile tebliğ edilmesi. Bu husus silistre çalmak ve sonrasında yüksekce seslenmek, megafonla bağırmak, simafor ile işaret vermek yolu ile yapılır.
Pasaparolacı     Pasaparola hizmetinde kullanılan erata denir. Kısaca pasaparola da denir.
Pata     Yelkenlerin yakalarına dikilen halatların, yelkenin köşelerinde kuruz kırılması ile meydana gelen halat anele
Patalya     1-3 çifteye kadar kürekli ahşap teknelere harp gemilerinde verilen isim.
Patlak     Su, boya gibi sıvıları taşımak maksadıyla, saçtan yapılmış küçük kaplar.
Patrisa     Çubukların bağlanması için cundalarından aşağı ve geriye doğru inen ve tekneye bağlanan sabit arma.
Payanda     Kızakta veya havuzda bulunan gemilerin bir tarafa yatmaması için yanlarından vurulan tahta destekler; Gemilerde kullanılan ağaç yara savunma malzemesi
Payanda     Destek; dayanak.
Periskop     Denizaltı gemilerinin sualtı seyirlerinde deniz üzerini gözetlemek maksadıyla su üstüne çıkardıkları alet.
Perno     Makaralarda tabla ile makara dilinin merkezinden geçen pin.
Pervane     Gemi ve deniz araçlarının ileri ve geri hareketlerini sağlamak üzere bir makine vasıtasıyla dönen bir milin ucuna takılmış iki ve daha fazla kanattan ibaret parça. Uskur da denilir.
Pervane Bodoslaması     Gemi veya deniz araçlarının kıç bodoslaması. Bu bodaslamadan pervane şaftını dışarıya çıkaran delik bulunduğundan pervane bodoslaması ismi verilmiştir. Dümen Bodoslaması da denilir.
Pırasya     Yelkenleri rüzgarın estiği tarafa çevirebilmek için yelkenlerin açıldığı serenlerin cundalarından donatılan selviçeler. Donatıldıkları serenleri isimleri ile anılırlar.
Pırasya Etmek     Dönüş manevrası yapılırken serenleri pırasyalar vasıtasıyla çevirmek.
Pik     Giz veya serenlerin üzerine açılmış üç köşe yelken.
Pik Yakası     Bir yan yelkenin üst ve köşedeki yakasıdır.
Pik Yelkeni     Sübye armalı uskunalarda yan yelkenlerinin sereni ile direk şapkaları arasına açılan üçköşeli yelken. Üzerlerine açıldıkları direklerin isimleri ile anılırlar.
Pin     Anele ve zincir kilitlerinin harbilerini sabit tutmak ve emniyet sağlamak maksadıyla harbi uçlarına takılan demir veya çelikten yapılmış bir çeşit çivi
Pinter(Sepet)     Balık ve diğer su ürünlerinin avlanmasında veya yakalanmasında kullanılan kasnak ve ağlardan yapılmış tuzaklar.
Piyan     Bir halatın çımasının açılıp dağılmaması için çımasına ıspavlo veya gırcala ile yapılan bir çeşit düğüm şekli.
Piyan Kasa     Gazla basınç görecek yerlerde kullanılan ve halatın bedeninde doblin yapılıp birleştirildikten sonra üzerine piyan yapılarak meydana gelen kasa. Kuruz Kasa.
Piyancevizi     Gerdelcevizi
Poca     Bir geminin başını rüzgardan açmak için komuta makamınca kullanılan bir tabir.
Pokruva     Grandi ana direğinin gerisinde bulunan yan yelkeni.
Pokruva Bumbası     Pokruva yelkeninin altabaşo yakasını gerip açmaya yarayan güverteye paralel seren.
Pokruva Bumbası Dikventosu     Pokruva bumbasını güverteye paralel tutan ve bumbanın cundasından ana direğe alınan sübye donanım.
Pokruva Giz Çördekleri     Pokruva yelkeninin kandilisası.
Pokruva Gizi     Pokruva yelkeninin açıldığı grandin ana direği üzerindeki yarım seren.
Ponton     Köprü dubalarına verilen isim.Bu dubalar biraraya getirilerek tekne şeklinde taşımacılık veya gemi bordalarında çalışma amacıyla kullanılır.
Porsun     Harp gemilerinde sabit ve hareketli armalar ile makara demir zincir yelken işlerinde ve bunlara ait ambarların istiflerinde kullanılan ve arma doldurmak hizmetlerinde çalışan personel.
Porsun Ambarı     Gemicilikle ilgili alet, malzeme ve diğer malzemelerin muhafaza edildiği ambar.
Porsun Çakısı     Gemici çakısı
Portolon     Bir limanın veya herhangi bir koyun büyük ölçekte yapılmış haritaları.
Portuç     Alet edevat veya boya vb. şeylerin saklanması için kullanılan dolap veya kamara gibi yerler.
Posta     Üzerine kaplama tahtalarının [veya saçların] bağlandığı ağaç veya maden eğriler [kaburga]
Posta Çantası     Seyir halinde iken iki gemi arasında evrak, mesaj alma/verme amacıyla kurulan donanım
Poyraz     Kuzey-doğudan esen rüzgar
Praçol     Kemereleri alabandalara bağlayan ve muhtelif şekillerde yapılan ağaç veya madeni levhalar.
Pruva     Bir teknenin ön tarafı ileri istikameti.
Pruva Direği     Birden çok direkli teknede baştan birinci direk
Pruva İstikameti     Herhangi bir anda gemi pruvasının bulunduğu istikamet.
Pruva Küreği     Filikalarda pruvacıların çektikleri kürekler. Bu kürekler filikadaki mevcut küreklerin en kısasıdır.
Pruva Siviryası     Filikalarda baştan ikinci oturakta kürek çeken kürekçilere denir.
Pruvacı     Filikalarda baştan birinci oturakta kürek çeken personel
Pruvada     Denizdeki bir cismin veya geminin veya karadaki belirli bir maddenin pruva veya pruvaya yakın bir yerde bulunması.
Pruvasından Esmek     Bir kimsenin diğer bir kimseyi yok yere tenkit etmesi ve hoşlanmadığı bir şeyi kızdırmak maksadıyla inadına yapması anlamında gemiciler arasında kullanılan bir tabir
Puntel     Tehlike sınırlarını belirtmek üzere küpeşteler hizasına ve diğer yerlere konulan dikmeler
Puntel Iskaçası     Puntellerin yerlerine oturmaları için güverteye konulan oyuk kısımlar.
Pupa     Bir teknenin kıç tarafından geri istikameti.
Pupada     Geminin kıç tarafının ilerisinde olan birşeyi belirtmek için kullanılan terim.
Pus     Hava içindeki su buharının, nem’in fazla olması sebebiyle görüş mesafesinin çok az olduğu hava durumu. Madeni halatların ölçü birimi. 1 pus: 2.54 cm.
Puslu     Havanın görüşe mani olacak derecede, sisli olması
Pusula     Rota istikametlerini gösteren, kerteriz alıp mevki konmasına, yön tayin edilmesine yarayan mıknatısı veya cayro ile çalışan seyir aletidir.
Pusula Dolabı     Pusulaların üzerine oturtulduğu ve üzerinde gerekli tashih çubuklarının bulunduğu sehpa. Pusula Sehpası da denir.
Pusula Ekseni (mihveri)     Pusula kartının merkezinin oturduğu ucu sivri bir iğnedir.
Pusula Gülü     Haritalara basılmış ve o bölgenin magnetik sapmasını ve hakiki kuzeye göre yıllık azalıp çoğalmasını gösteren dairevi şekil.
Pusula Hedefesi     Kerteriz almak için pusula tası üzerine oturtulan ve mıknatısi olmayan madenlerden yapılmış ve üzerinde aynası ve kerteriz levhası bulunan alet.
Pusula Kartı     Pusula ibrelerinin üzerine oturtulmuş, derece veya kerte taksimatı bulunan daire şeklinde bir karttır.
Pusula Suyu     İçinde %45 alkol ve %55 saf su bulunan karışım. Yeni pusulalarda karışım yerine Varsol denilen bir çeşit yağ kullanılır.
Pusula Tashihi     Pusuladaki arizi sapmaları asgari dereceye indirmek için pusula dolabı üzerinde bulunan mıknatıs çubukları ve küreler vasıtasıyla yapılan düzeltme. Bu düzeltme için sahillere tesis edilmiş özel konumlu direklerden yararlanılır.
Puta     Yerine koymak, donatmak (puta kürek).
Puta Kürek     Hisa durumunda olan küreklerin palalarını suya paralel olacak şekilde filikanın bordaları istikametinde indirmek için verilen komut.
Pürmeçe     Demir üzerinde yatan bir gemiyi istenilen tarafta sabit tutmak için geminin kıç tarafından zincire verilen halat
Pürmeçe Tutmak     Denizli havalarda demirli bulunan bir gemiye yanaşan araçlara sakin su sağlamak ve gemiye giriş çıkışını kolaylaştırmak için pürmeçenin zincire kilitlendikten sonra zincire bir miktar kaloma verilmesi suretiyle geminin rüzgar üstü bordasının deniz ve rüzgarın geldiği tarafa doğru çevrilmesi işlemi.
Radansa     Halatların çımalarında kasa yapmakta kullanılan madeni halka biçimindeki malzeme.
Randa     Bir yelkenli geminin en geride bulunan yan yelkeni.
Randa Bumbası     Randa bumbasını güverteye paralel tutan ve bumbanın cundasından ana direğe alınan sübye donanım. Çatal İstinga da denilir.
Randa Bumbası Dik Ventosu     Randa yelkenini sarmak için kullanılan ve birbirlerinden cunda, çatal, bel, etek isimleri ile ayırt edilen selviçeler.
Randa Gizi     Randa yelkeninin altabaşo yakasını gerip açmaya yarayan ve çatalı mizana direğine dayanan güverteye paralel seren.
Ranza     Gemilerde kamaralarda yatak sermek için sabit veya hareketli olarak yapılmış sedirler
Rasad     Gök cisimlerini inceleme.
Rasadi Mevki     Astronomik gözlem ve hesap sonucu bulunan gemi mevkii.
Rasadi Tan     Güneşin, ufkun 10 derece altında bulunması hali.
Raspa     Kabaran boyaları veya paslı yerleri kazıyıp temizlemek için bir uçları kıvrık L şeklindeki çekiç gibi çelik aletler.
Raspa Etmek     Bir geminin paslanmış aksamının pasının çıkarılarak ve üzerinde pas bırakmamak üzere temizlenmesi
Reflektör     Işığı veya ısıyı yansıtan araç
Reis     Yelken gemicileri arasında birinci kaptan
Rıhtım     Gemilerin yük ve yolcu alıp vermeleri için sahile paralel ve bitişik olarak yapılan tesislerdir. Rıhtımlarda palamarların bağlanması için babalar, yüklerin alınıp verilmeleri için vinçler ve diğer yardımcı vasıtalar bulunur.
Rigavo     Makaranın bülbülüne bağlanan halatın çıması.
Rigavo Mapası     Rigavonun bağlanması için makaranın alt tarafında bulunan mapa. Bülbülde denilir.
Roda     Kullanılmamış, açılmamış halat sargıları.
Roket     Denizde işaret için kullanılan havai fişek.
Role     Gemide olması muhtemel değişik durumlara veya tehlikelere zamanında ve yerinde müdahale etmek maksadıyla personele verilen değişik görevler.
Role Cetveli     Gemide bulunan personelin adlarını ve değişik durumlarda alacakları görevleri gösteren liste.
Role Kartı     Her personelin yanında taşıdığı ve role cetvelinde yazılı görevlerin gösterildiği kart.
Role Talimi/Eğitimi     Rolede belirtilen görevleri pekiştirmek maksadıyla suni durumlar yaratılarak yapılan eğitim.
Ro-Ro Yük Gemisi     Yükü bir rampa üzerinden tekerlekli araçlarla yüklenip boşaltılacak şekilde inşa edilmiş ticaret gemisi.
Rota     Geminin üzerinde gittiği yön.
Rota Vermek     Gemiyi belli bir yöne çevirmek veya geminin takip edeceği yolu tespit edip, tavsiye etmek.
Rotasyon     Değişim; görev yapanların belli bir süreyle yer veya görev değiştirmeleri.
Ruba Etmek     Serenleri prasya pupaya ve rüzgarı başa alarak gemiyi geriletmek.
Rüşvet Güverte     Güverte üzerinde yer işgal etmemeleri için filikaların veya serenlerin konulması için güverteye istinat eden punteller üzerine yapılan ve alabandalara yakın olan ufak güverteler.
Rüzgar     Atmosferdeki ısı değişimi sonucunda yer değiştiren havanın meydana getirdiği esinti. Estiği yönlere göre isim alırlar.
Rüzgar Kuvveti     Rüzgarın bir saatlik sürati Bofor olarak gösterilir.
Rüzgar Sürati     Rüzgarın bir saniyede kat ettiği mesafenin metre yönünden ifade edilmesi. Rüzgar sürati Anomometre ile ölçülür.
Rüzgar Üstü     Rüzgarın estiği yön. Rüzgarın geldiği yer/yön.
Rüzgar Yakada Bulundurmak     Geminin pruvasını mümkün olduğu kadar rüzgara yakın bulundurup yelkeni kapatmaksızın ve yapraklatmaksızın orsasına seyretmek
Rüzgaraltı     Rüzgarın estiği yönün aksi. Rüzgarın gittiği yön/yer.
Rüzgaraltı Astarı     Rüzgaraltı yakasını sağlamlaştırmak için yaka üzerine dikilen ensiz bez
Rüzgaraltına Bayılmak     Dalgalar etkisi ile geminin birdenbire rüzgar altına yatması.
Rüzgarı İğneden Almak     Rüzgarı tam pupadan alarak yapılan seyir.
Rüzgarı Yakaya Almak     Gerek geminin pruvasını rüzgara yaklaştırıp, yelkenin içinden rüzgarı çıkararak ve gerek serenleri prasya ederek yelkenleri yapraklattırmak (filo etmek).
Rüzgarın Kalması     Esen rüzgarın hafiflemesi.
Rüzgarlık     Açık köprüüstündeki personelin rüzgardan korunmaları için köprüüstünün etrafına yapılan içi boş ve kıvrıntılı saç kısım.
Rüzgarüstüne Bayılmak     Rüzgarın etkisi ile bir geminin birdenbire rüzgar üstüne yatması.
Rüzgarüstüne Çıkmak     Rüzgarın estiği yöne doğru seyrederek yükselmek.
Saat Açısı     Bir mevkiden veya bir gök cisminden geçen meridyen ile Greenwich meridyeni arasında kalan ve batıya doğru ölçülen açıdır.
Saat Dairesi     Gök kutuplarından ve gök cisminden geçen büyük daire. Saat dairesi gök cismi ile beraber hareket eder.
Sabit Arma     Gemi üzerinde devamlı olarak sabit durumda bulunan direk, çarmık, giz, seren vb. gibi donanım.
Sabit Havuz     Gemilerin alt kısımlarının bakımlarının yapılması için tersanelerde karanın oyularak yapıldığı havuz.
Sabit Praçilera Yelkeni     Kandilisası serenin dörtte birine bağlanan ve tramolalarda karulası aşırılmayan, karulası direk dibine bağlanan yelken.
Saçule     Ağaçtan yapılmış dökmeci kalıplar
Safra     Geminin denize elverişli bir durumda bulunması için zorunlu koşullardan biri olan su çekimi ve dengeyi sağlamak amacıyla gemiye alınan ve gerektiğinde yüksüz olarak da yolculuk edebilmesine olanak sağlayan su, kum veya taş gibi fazla ağırlıklar.
Safra Sarnıcı     Safra suyunun alındığı sintinelerdeki sarnıçlar.
Sağa Devirli Pervane     Kıç taraftan bakıldığı zaman sancak tarafa doğru devreden pervane. Tek pervaneli gemilerde pervaneler daima sancak tarafa doğru döner. Çift pervaneli gemilerdeyse sancak taraftaki pervaneler sağa devirli, iskele taraftaki pervaneler ise sola devirlidir.
Sağanak (Civarina)     Rüzgarın bölümler halinde şiddetli esmesi.
Sağlam Rüzgar     Herhangi bir yönden devamlı surette esen rüzgar.
Sağlık Listesi     Gemi kaptanına liman otoriteleri tarafından verilen ve bulunduğu liman ile seyir istikametlerinde uğrayacakları limanların sağlık durumlarını gösteren liste. Buna Sağlık Patentası da denilir.
Sahil İşaretleri     Sahillere yakın seyreden gemilerin mevki tayin etmeleri için sahillerde bulunan Tepe, Cami, Kule, Harabe vb. gibi alametler.
Sahil Şeridi     Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alan.
Sakal     Gemilerin karinalarında meydana gelen yosunlar.
Sakin Deniz     Ayna gibi düzgün durumdaki deniz şekli.
Salaburun     Yelkenlerin gradin yakalarını serene kaldırmak için gradin yakalarına donatılan selviçeler.
Salaburun Astarı     Salaburunların yelkene değdikçe yelken bezini aşındırmaması için yelkenin salaburunlar hizasına dikilen bez.
Saldırmak     Dar sularda demir alırken geminin pruvasını hareket istikametine doğru makine yardımıyla çevirmek.
Salma     Bir geminin başının çevrilerek istenen yöne doğru dönmeye başlayışı, demir üzerinde yatan veya şamandırada bulunan bir geminin akıntıya veya rüzgara tabi olarak yönünün ve mevkisinin değişmesi.
Salma Omurga     Yelkenli bir teknede içerden indirilip kaldırılan “madeni veya ağaç levha. “centerboard”
Salmakasası     Salma omurgalı teknelerde, salmanın hareket edebilmesi için omurga üzerine yerleştirilmiş, genelde kemere yönünde desteklenmiş, birleşik kaplar prensibine göre çalışan düzen, düzenek.
Salpa     Demirin deniz dibinden kurtulması, ağırlığın zincire binmesi anı. Demir vira edilirken demir önce apiko sonra salpa durumuna gelir
Salpa Kürek     Yan yana geçen ve aralarında mesafenin çok az olması durumundaki filikaların küreklerine topaçlarından tutarak lumbarlardan dışarı kıça doğru sarkıtmaları için verilen komut
Salta     Volta edilmiş bir halata boşverilmesi için verilen komut.
Salta Etmek     Gergin bir vaziyette bulunan bir halatı biraz kaçırmak
Saltaborina     Borinaları biraz boşaltmak veya süratle sıçrayıp çıkmak
Salvo     Gemide bulunan topların bir istikamete hep birden ateş etmesi.
Salya     Kullanılacak veya kullanıldıktan sonra artan halatların güverte üzerine sıra sıra uzunlamasına yatırılması
Salya Baston     Cunda yelkenlerinin açılması için serenler üzerinde bulunan cunda bastonlarının serenler üzerinden dışarıya doğru sürülmeleri için verilen komut.
Salya Etmek     Bir şeyi bir taraftan bir tarafa aşırarak çekmek.
Salya Fora     Zinciri ırgata vurmak veya ırgattan kurtarmak için zincirlikten yeteri kadar zincir çıkarmak.
Salyafora Halatı     Salya forada kullanılan birer çımalarına kanca bağlanmış halatlar.
Salyafora Kancası     Salya forada kullanılan birer uçları kancalı diğer uçları halkalı kancalar.
Samura     Gemi safrası.
Sancak     Teknenin pruva-pupa hattının sağ yarısı, sağ tarafı.
Sancak Alabanda     Dümenin sancak tarafa azami olarak basılması için verilen emir.
Sancak Bağı     Sancakları ve işaret flamalarını savlolarına bağlamakta kullanılan bir nevi bağ
Sancak Baş Omuzluk     Pruvadan itibaren sancak tarafa doğru 45 derece istikameti.
Sancak Dolabı     İşaret sancaklarının muhafaza edilmeleri için köprüüstünün veya işaret köprüsünün sancak ve iskele alabandalarına konulan yirmi sekiz gözlü saçtan veya ağaçtan yapılmış dolap.
Sancak Gemisi     En yüksek makamın forsunu taşıyan gemi
Sancak Gönderi     Kıç tarafa güverteden sancağı toka etmek için dikilmiş gönder.
Sancak Kıçomuzluk     Pruvadan itibaren sancak tarafa doğru 135 derece istikameti.
Sancak Savlosu     Sancakları ve işaret flamalarını direklere veya serenlere çekmekte kullanılan 1,5 burgata kalınlığına kadar olan ince halatlar
Sancak Tarafı     Geminin baş tarafına dönüldüğünde omurga hattından sağ tarafta kalan kısmı
Sancakla Selamlama     Seyir halinde veya demirli bulunan bir harp gemisinin, yakınından geçen bir ticaret gemisi tarafından kendi milli sancağının mezestre edilerek selamlanmasıdır. Harp gemisinin bordası istikametine gelen ticaret gemisi milli sancağının mezestre eder. Bunu gören harp gemisi de kendi milli sancağını mezestre ve bilahare toka ederek selama karşılık verir. Sonra ticaret gemisi de sancağını toka eder.
Sansabosa     Fırtınalı havalarda tek demirde yatılırken demirin taraması ihtimaline karşı olduğu yerde atılan ikinci demirin bosaya vurulmamış ve kaloma verilmemiş durumu
Sapan     Makaraların ve tornoların tablaları etrafındaki halat veya demir kuşaklar. Yük almakta veya vermekte kullanılan muhtelif uzunluklarda iki uçları radansalı tel veya lif halatlar.
Saravele     Yelkenin sarılması için verilen komut.
Savlo     Sancak çekmek için kullanılan 1,5 burgatalık ince halat
Savruntu     Sert rüzgarların dalgalar üzerine çarparak su zerrelerini duman halinde kaldırıp, savurması
Sefaini Harbiye     Harp maksatları için yapılmış her sınıf tekne
Sefaini Ticariye     Yolcu ve her cins malzeme taşıyan gemiler
Seğirdim     Bir cihazın veya topun herhangi bir kuvvet tesiri sonrasında eski haline alması sırasındaki hareketi
Selamlama     Donanma gemilerinin limanları ziyaretlerinde veya devlet ricalinin, Donanmayı ziyaret ve denetlemelerinde belli protokol kurallarına uygun olarak icra edilen selamlama şeklidir. (Top atışı, çımariva, boru ile düdükle vs.) Bu uygulama denizde karşılaşan gemiler arasında da, kıdem esası dikkate alınarak uygulanır.
Selviçe     Yelkenli bir gemi armasındaki hareketli halatlar.
Selviçe Boncuğu     Selviçelerin donatıldığı tek delikli boğatalar.
Sephiye     Bir cismin su üstünde durmasını sağlayan yüzdürücü kuvvettir.
Serdümen/Dümenci     Gemilerde veya teknelerde dümen tutan personel
Seren     Direkler üzerinde yelken açmak için ve işaret çekmek için yatay olarak bağlanmış gönder.
Seren Vardevelesi     Yelkenlerin seren yakalarını serene bağlamak için serenin bir cundasından diğerine kadar seren üzerindeki mapalardan donatılan halat veya demir çubuklar. Yelkenleri sarmak üzere marsipetlere basan personel elleri ile serenin vardevelesine tutunurlar.
Seren Yakası     Yelkenlerin serene bağlı üst kısımları. (matafyon yakası).
Seyftivalf     Emniyet valfı
Seyir     Bir gemi veya deniz aracının bir mevkiden gidilmesi istenilen diğer bir mevkiiye emniyetle götürülmesi.
Seyir Defteri/Jurnali     Gemi jurnali.
Seyir Fenerleri     Gemi ve deniz araçlarının seyir halinde bulundukları zaman çekmek ve yakmak zorunluluğunda oldukları “Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğünde Belirtilmiş” fenerler.
Seyir Jurnali     Bütün gemilerde seyirde ve limanda bulundukları süre içinde olayların ve önemli işlemlerin günlük olarak kayıt edildiği kaptan tarafından veya yetki verilen personel tarafından tutulan ve denetlenen hukuki geçerliliği olan bir kayıt defteridir. Bu defterler ilgili makamları tarafından onaylanmış olarak gemilere verilirler.
Seyir Kamarası     Seyir ile ilgili hesapların yapıldığı, içinde harita masası ve dolapları (folyo dolapları) ile lüzumlu neşriyatın ve seyir malzemelerinin bulunduğu köprüüstünün gerisindeki kamara.
Seyir Yardımcıları     Deniz fenerleri, ışıklı şamandıralar, radyo sinyalleri, görünür seyir işaretleri ve elektronik mevki koyma tesis ve istasyonları gibi gerek milli gerek milletlerarası standartlara göre gemilerin seyir ve emniyet kolaylığına yardımcı olan tesis ve araçlar
Seyretmek     Denizde bir istikamete doğru gitmek, seyir halinde olmak
Sığ Su     Denizin (genellikle sahil kısmına yakın) herhangi bir kısmında teknelerin seyretmelerine uygun olmayacak şekilde az su bulunan pek derin olmayan yerler
Sığlık     Derinliği az olan ve gemilerin seyretmeleri tehlikeli olan yerler
Sıvırya     Filika hamlacılarının arkalarındaki ve pruvacılarının önlerindeki kürekçiler. (Hamla sıvıryası, pruva sıvıryası); Herhangi bir işe ara vermeden devamlı yürütmek.
Siğil     Herhangi bir cismin altına bir şey sürmek için veya yara savunma malzemesi olarak kullanılan bir tarafı yontulmuş ve sivri ağaç takozlar
Silistre     Lumbarağzında selamlama veya gemi dahilinde yapılacak anonstan önce dikkati çekmek maksadıyla kullanılan kemikten veya madenden yapılmış tiz ses çıkartan bir cins düdük.
Silongo     Cunda yelkenlerinin serenini, cundalarından kaldıran kandilisa.
Silyon Feneri     Gece ve karanlıkta, gemilerin seyir halindeyken pruva ve grandi direkleri cundalarında yaktıkları ufkun 20 kertelik bir sahasından berrak havada en az 5 milden görülebilen ve pruvadaki grandiye nazaran daha aşağıda olan beyaz renkli fenerlerdir.
Simofor     İki gemi veya sahil istasyonu arasında kısa gönderli dört köşe sancaklarla yapılan görünür muhabere usulü.
Sinar     Kalafatçıların armuzlara üstübü sıkıştırmakta kullandıkları bir çeşit demir siğil.
Sintine     Gemi makine ve kazanlarının bulunduğu kısmın zeminin altında, genellikle ambar güvertesinin altında kalan ve gemi içinden sızan sularla makine ve kazan dairelerinden akan yağ yakıtların toplandığı en alt kısım.
Sintine Tulumbası/Pompası     Sintinede biriken sıvıların boşaltılması için kullanılan tulumba/pompa
Sis İşareti     Siste seyir halindeki gemilerin birbirlerine durumlarını belirtmek üzere düdükle verdikleri işaret.
Sis Kampanası     Demirde veya şamandırada yatan gemilerin siste mevkilerini belirtmek için çaldıkları kampana.
Sisal Halat     Manila halattan çekme gücü daha zayıf olan bitkisel halat.
Siya     Filikalarda kürekleri baştan kıça doğru hareket ettirmek
Siya Etmek/Siya Kürek     İleri yolla giden bir filikanın durdurulması maksadıyla küreklerin ters tarafa doğru çekilmesi
Soğra [Sokra]     Armuz kaplamada, kısa gelen kaplama tahtalarının uçlarının birleştiği yerdeki çizgi.
Soluğan     Uzun mesafelerden gelen fırtına sonrası ilerleyen dalgalar
Su Çekimi     Geminin su kesimi ile omurgası arasındaki dikey mesafe. Su çekimi miktarını göstermek üzere baş ve kıç bodoslamanın her iki tarafına rakamlar konulur, bu rakamlara kana rakamları denir.
Su Ürünleri     Denizler, iç sular ve suni olarak yapılmış havuz, baraj, gölet, dalyan ve çiftlik gibi tesislerde tabii ve suni olarak istihsal edilen, yetiştirilen su bitkileri, balıklar, süngerler, yumuşakçalar,memeliler, sürüngenler, kabuklular gibi canlılarla bunlardan imal edilen ürünler.
Sualtı Tüfeği     Sualtında balık avında kullanılan lastik veya metal yaylı, gaz veya hava basınçlı tüfekler.
Suga Etmek     Vira edip sıkıştırmak. (Suga kastanyola, suga cıvata vb).
Sugari Etmek     Irgat fenerine vurulmuş olan halatın ihtiyaç halinde gevşetilerek akıtılması. Bu terim yerine kaçır terimi de kullanılır.
Suhattı     Teknenin gövdesinde, ıslak yüzeyle kuru yüzeyi arasındaki çizgi.
Suyu Suyuna Demirlemek     Bir geminin çektiği su derinliğinden biraz fazla derinliğe kadar gelip demirlemesi
Sübye     Hafif işlerde kullanılan ve yalnız herhangi bir ağırlığın aksi tarafa çekilmesine yarayan bir donanım
Sübye Armalı     Direklerinde seren yelkenleri olmayıp sadece yan yelkenleri bulunan tekneler.
Sülyen     Yeni konulan, veya raspa edilerek temizlenmiş olan çelik veya demir saçlar üzerine koruyucu olarak sürülen genellikle kırmızı renkteki astar boya
Sürme İskele     Birbiri üzerine aborda olmuş gemiler arasında gidip gelmeyi sağlamak üzere uzatılan enli tahtalardan yapılmış iskele
Sürme Omurga     Salma omurga da denilebilir. [Ana omurga bedenine açılan bir yarıktan aşağı yukarı hareket ettirilebilen tahta veya madeni levha şeklindeki omurga olup yelkenli teknelerde yelkenle seyir anında devrilmemek veya rüzgar altına düşmemek için kullanılır]
Sürüklenmek     Herhangi bir sebep dolayısıyla hareket edemeyen teknelerin rüzgar ve akıntıya tabi olarak mevki değiştirmesi.
Şaft     Gemi makinelerindeki krankın çevrimsel hareketini pervaneye ileten çelikten yapılmış silindir şeklindeki çubuk.
Şaft Bodoslaması     Üzerinde şaft kovanı bulunan bodoslama.
Şaft Göbeği     Pervane şaftının çıkması için bodoslama üzerine açılan delik
Şaft Kovanı     Şaftın dönmesi ile bodoslamanın aşınmaması için şaft göbeğine geçirilen kovan.
Şaft Yatağı     Şaftın gemi içinde üzerine oturduğu ve döndüğü yataklar.
Şaft Yolu     Makine dairesinden şaft göbeğine kadar olan ve bir insanın rahatça hareket etmesi gereken genişlik ve yükseklikte olan su geçirmez kapalı yol.
Şali     Milli sancaklarla işaret sancak ve flamalarının yapıldığı yün kumaş.
Şalopa     Filikadan büyük kürek ve yelkenle hareket eden tekne veya liman içinde malzeme taşımakta kullanılan küçük tekne.
Şamandıra     Kullanılış şekline göre değişik biçimlerde yapılmış ve su geçirmezliği temin edilerek yüzme kabiliyeti arttırılmış saç veya ağaçtan yapılmış sarnıçlar. Kullanıldıkları yerlere göre demir, sis, palamar, fener şamandırası gibi isimler alırlar.
Şamandıra Ücreti     Şamandıraya bağlanan gemiler tarafından liman başkanlıklarına ödenen ücret.
Şapka     Direklerin üst uçlarına geçirilmiş yuvarlak tabla.
Şapka Kırmızısı     Gemilerin en yüksek yerini belirtmek için şapka üzerine veya şapkaya yakın bir yere konulan ve ufkun her tarafından görülebilen kırmızı ışıklı bir fenerdir.
Şat     Mavna gibi eşya naklinde kullanılan büyük duba
Şemsiye Demiri     Şamandıraları sabit tutmada kullanılan iç tarafları boş yarım küre şeklindeki demirler
Şeytan Çarmıhı     İki halat arasına ağaç basamaklarla yapılan bordadan sarkıtılan merdiven
Şıkka     Halattan örülmüş ağ.
Tabla     Makaraların dış yüzeylerini oluşturan bölüm
Tadilat     Değişiklikler, değiştirme, değişiklik.
Tahlisiye     Kazaya uğrayan gemilerin yolcu ve personelini kurtarma işi.
Tahlisiye Sandalı     Tahlisiye işlerinde kullanılan tüm gemilerde bulunan özel sandal.
Tahliye     Bir geminin yükünü boşaltması.Bir bölmede biriken suyu dışarı basmak.
Tahmil     Bir gemiye yük yüklemek.
Takatuka     Sigara külü silkmek için kullanılan bakır veya çinko yahut teneke kapalı kutu.
Talazlık     Postaların üstleri ile kaplama tahtalarının en üstünde bulunan kaplama tahtasının üzerine konulan tahta
Talim     Muhtelif gemi hizmetlerinin görülmesi için personel tarafından yapılan eğitim
Talim Başlığı     Eğitim için atılan torpidolara koşulan başlık
Talvek Hattı     Boğazlarda veya iki ülke arasındaki deniz mesafesinin karasularından daha kısa mesafede olması halinde ortadan geçtiği varsayılan hat
Tam Armalı     Direklerinin hepsinde seren yelkenleri bulunan gemiler.
Tam Yük Ağırlığı     Bir geminin taşıyabileceği bütün yüklerin ağırlığı.
Tambura     Halat dolabı
Tamburata     Arasında tek veya çift fırdöndü bastika bulunan kurtağızları veya Mayın Tarama gemilerinde manyetik kablonun üzerinde aktığı makara
Tan     Alacakaranlık
Tan Süresi     Akşam güneşin batışı ile karanlığın başlangıcı veya sabah karanlığın bitimi ile güneşin doğuşu arasındaki süre.
Tanker     Dökme olarak yanıcı özellikte sıvı yükleri taşımak için inşa edilmiş veya dönüştürülmüş ve bu amaçla kullanılan ticaret gemisi.
Tarak Gemisi     Limanları veya geçitleri derinleştirmek için kepçeli olarak yapılmış özel gemi.
Tarak Tutmak     Hisa veya mayna edilmekte veya askıda tutulmakta olan bir vasıtanın istenilen yönden farklı bir yöne dönmesini önlemek üzere vasıtaya halat bağlayıp çekmek veya bir yere volta etmek.
Taret     Top aksamının ve top personelinin içinde bulunduğu çelikten yapılmış döner kule.
Tava     Borda iskelelerinin altında ve üstünde durulacak yer [İskele tavası]
Tavlon Güverte     Çok güverteli gemilerin üsten itibaren aşağıya doğru beşinci güvertesi
Tayfa     Geminin güverte, makine ve kamara bölümlerinde çalışan gemi kaptanı, gemi zabiti, yardımcı zabitleri ve stajyerler dışında kalan gemiadamları
Tehlike Hattı(Kurtarma Kerterizi)     Gemileri seyir açısından tehlikeli mevkiden uzak tutmak için, belirli bir noktadan geçen tespit edilmiş bir kerteriz hattıdır. Gemiler bu hattın tehlikeli olan tarafından seyretmezler.
Tekne     Su üstünde kalarak seyreden ve deniz uçakları dahil, su üzerinde taşıma aracı olarak kullanılmakta olan veya kullanılmaya elverişli bulunan her türlü deniz aracı.
Tel Sapan     Yük kaldırmada kullanılan her iki çıması kasalı veya radansalı tel halat.
Tensip     Uygun görme.
Tente     Güverteyi yağmur ve güneşten korumak için güverte üzerine açılan branda veya başka bir malzemeden yapılmış örtü.
Tente Kemeresi     Tentelerin aşağı doğru sarkmasını önlemek için bir ucu tente gönderi üzerine diğer ucu alabandadaki tente punteli üzerindeki yuvasına oturan, omurgaya dik ağaç kütükler.
Tente Kulağı     Tenteleri gergin tutmak için tentelerin köşelerinde bulunan kamçılar.
Tente Lentiyesi     Filikalarla botların üzerlerine açılan tentelerin düzgün durması için tentelerin kenarlarına bağlanıp alabandaya alınan ince savlolar.
Tente Matafyonu     Tentelerin yakalarına açılmış bulunan radansalı delikler.
Tente Omurgası     Tentenin orta kısmına ve altına konulan ağaç.
Tente Punteli     Tente vardevelesinin borda etrafında dolaştırılması için belirli aralıklarla güverteye dik olarak konulmuş punteller.
Tente tirnelesi     Tentelerin yan yakalarını vardevele zincirlerine veya halatlarına bağlamakta kullanılan ve birer çımalarından tente matafyonlarına dikilmiş olan savlolar.
Tersane     Gemi yapılan onarılan fabrika, tezgah veya sanayi merkezi.
Tesviye Şişesi     Kazan veya sarnıçların seviyelerini gösteren cam tüpler.
Tevzi Tablosu     Elektriğin dağıtımının yapıldığı tablo.
Tıraka     Gemi bordasında boya veya temizlik yapmak için halat ile bordalara güverteden sarkıtılan tahta.
Tırfil Palangası     Biri sabit ve kamçılı diğeri hareketli ve kancalı iki tornodan oluşan bir palanga.
Tırnak     Demirin kollarının ucundaki tırnak şeklindeki kısım.
Tırpanto     Tel halatlar üzerine vurulan palanga sapanlarının tel üzerinde kaymaması için halat üzerine sarılan ip.
Ticaret Gemisi     Denizde ve iç sularda kazanç sağlamak amacıyla kullanılan gemi.
Tik ağacı     Gemi veya yat inşasında kullanılan Hint meşesi.
Tirenti     Bir halatın çekilen çıması
Tirgüverte     Tezgahlarda ağır armadorluk işleri yapan sanatkar veya bu işlerin yapıldığı yer.
Tirim     Bir geminin baş ve kıç taraflarında çektiği suyun farklı olması hali. Kıçtan çektiği su fazla ise kıçlı,baştan çektiği su fazla ise başlı denir.
Tirim Tutturmak     Bir gemiyi istenilen trimde yüklemek
Tirim Yapmak     Dökme katı yükleri ambarlara yayarak düzlemek.
Tirimli Gemi     Baştan ve kıçtan çektiği suları farklı olan gemi
Tirinket     Pruva direğinde en altta bulunan ana seren.
Tirinket Yelkeni     Tirinket sereni üzerine çekilen yelken.
Tiriz     Çarpma ve sürtmelerden korumak için güvertesiz teknelerin direk ve dubaların dış kenarlarına takılan tahta yada halat örgüsünden yapılmış çıkıntı.
Tirnele     Tente yakalarını vardevele zincirine veya teline bağlamak için birer çımaları yakaların üzerindeki matafyonlara dikilmiş tel ve mürnellerden örülmüş kısa kamçılar.
Tize Etmek     Halatı germek
Tize Tizeye     Halatın bir yere ucu ucuna erişmesi.
Toca     Bir halat veya zincirin dolaşıp kördüğüm olması.
Toka Etmek     Bir şeyi yerine kadar kaldırmak yukarıya çekmek.
Toka Sancak     Harp gemilerinde sabahları saat 08:00′da sancağın kıç göndere veya gize merasim töreni ile çekilmesi
Tomar     Topların haznelerine hartuç ve mermiyi sürüp yerleştirmekte kullanılan ucu takozlu bir gönder.(5 pusluk toplarda kullanılır)
Tonaj     Bir ticaret gemisinin iç hacminin hesaplanması ile bulunan taşıma kapasitesi.
Tonilato     Gemilerin iç hacimlerinin ifadesinde kullanılan ve 2.83 metreküpe eşit olan hacim birimi
Tonoz Demiri     Gemileri belirli bir istikamette tutmak için gemilerin kıç taraflarından bir tele bağlı olarak attıkları demir. Tonoz demirleri göz demirlerinin üçte biri ağırlığındadır.
Top Dirisası     Bir topun sağa veya sola döndürülmesi.
Top Kundağı     Topun beşiğini kürsüye bağlayan tertibat.
Top Palangası     Ağır işlerde kullanılan iki dilli iki makaradan yapılmış palanga.
Topaç     Filika küreklerinin filikadan içeride kalan ve tutulan kısımları
Topuk     Dik vaziyette duran direk çubukların güverteye bakan alt tarafları. Kanca gönderlerinin kancasız olan alt tarafları
Topuk Atlamak     Seyir halindeki bir geminin bir sığlıktan omurgasının sığlığa sürtünerek geçmesi
Topuz     Resmi günlerde alay sancakları ile beraber veya alay sancağı çekilmeksizin yalnız olarak direk şapkalarına çekilen milli bayrak.Topuz Bayrağı mezestre edilmez.
Tornaçark     Uzun müddet makine/cihazlar çalıştırılmadığı zamanlarda makine /cihazların aksamının tutmaması ve alışması ve olabilecek arızaların tespiti maksadıyla makine ve cihazların çalıştırılması işlemi.
Tornistan     Gemi veya teknelerin makinelerini çalıştırarak geriye doğru gitmeleri
Torno     Bir dilli makara
Tramola     Yelken seyrinde rüzgar üstüne çıkarak kontra değiştirmek.
Trandil     Ege/Akdeniz balıkçı/süngerci yelkenli teknesi.
Transatlantik     Okyanuslar ötesi, okyanuslar arası
Transit Gemi     Yabancı bir limandan başka bir yabancı limana gitmek üzere ülke karasularından(durmaksızın veya dursa bile yük/yolcu indirmeden) geçen gemi.
Transit Kerterizi     Değişik iki mevkide bulunan maddelerin bir doğru üzerinde bulunduğu an ve bu iki maddeden alınan kerteriz
Trata     Balıkçılık için yapılmış ortaları havuzlu şalopalar
Travers Yapmak     Açıkta eğlenmek
Tuca     Halatların, merkezden çevreye doğru tek kat olarak roda edilme şeklidir.
Tul     Boylam
Tumba     Herhangi bir şeyi altüst etmek.
Tumba Tirinket     Orsa alabanda tramola manevrasında pruva serenlerinin pırasya edilip bir kuntradan diğer kuntraya geçmesi için verilen komut
Uçkurluk     Milli ve işaret sancakları ile fors ve flandraların, içinden uçkurluk savlolarının geçtiği beyaz kumaştan yapılmış kısım.
Uçkurluk Savlosu     Uçkurlukların içinden geçen ve çımalarında işaret sancak kilidi bulunan savlo.
Uçkuru Sarkmak     Donanım halatlarının gemiciliğe uygun olmayan çirkin bir şekilde sarkıp sallanması
Uçurmak     Fırtına nedeniyle arma seren ve yelkenlerin kopup uçması (Arma budatmak)
Umman     Okyanus
Uskuna     Pruva direği kabasorta armalı, grandi direği sübye armalı iki direkli yelkenli tekne.
Uskunca     Topun namlu içini temizlemek için birbirine viralı olarak geçen ve bir ucunda tel veya kıl fırçası bulunan gönder.
Uskundura     Çift pervaneli gemilerin pervaneleri hizasında ve su kesiminin biraz yukarısında bulunan ve küçük deniz araçlarının su çekmesi sebebiyle pervanelere yaklaşmalarını önleyen yarım daire şeklindeki çıkıntılar.
Uskur     Pervane
Uskuta     Yelkenleri açmak yada tutturmak için alt köşelerine bağlanan donanım ipleri
Usturmaça     Birbirinin üzerine veya rıhtıma yanaşan teknelerin bordalarının zarar görmemesi için araya koydukları ağaç, lastik, plastik veya halatlardan yapılmış olan, balon, silindir, tekerlek biçimindeki yastık.
Usturmaça Tutmak     Yanaşan bir geminin bordasından rıhtımın yeteri kadar altında usturmaçayı elle tutarak indirmek.
Usturpa     Gemilerde temizlik işlerinde kullanılan bez yada halat parçası.
Uzatma Ağları     Kıyıdan denize uzatılan bir tür balık ağı.
Uzun Düdük     Dört ila altı saniye süreli düdük sesi.
Üç Direkli Gabyalı Uskuna     Pruva direğinde yalnız gabya ve babafingo yelkeni bulunan ve iki direği sübye donanım olan uskunalar
Üç Direkli Sübye Armalı Uskuna     Üç direği de yan yelkenleri ile donatılmış yelken gemisi.
Üst Tava     Borda iskelelerinin güverte hizasında bulunan düz kısmı.
Üstüpü     Katranlı halat eskilerinin didiklenmiş hali.Paspas,temizlik veya kalafat yapmakta kullanılır
Üzerine Düşmek     Rüzgar yada akıntı veya yanlış manevra sonucu bir deniz vasıtasının başka bir deniz vasıtasına çarpma durumuna gelmesi
Varagele     İki nokta arasında gerilmiş olan kuvvetlice bir halat üzerinde hareket eden bir makaraya bağlı sepet veya iskemle donanımlı insan veya eşya taşımak için kullanılan donanım.Denizde seyreden iki gemi arasında personel nakli veya ikmal için kullanılır.
Varagele Halatı     Varagele için iki yer arasına gerilen ve üzerinde tek dilli makaralar bulunan halat
Varda     Dikkat, savul, uzaklaş anlamında
Vardabandıra     Gemiden gemiye, gemiden sahile veya sahilden gemiye görünür muhabere cihazlarıyla (simafor, ışıldak,muhabere sancakları vb.) verilen mesajları okumak, yazmak üzere yetiştirilmiş personel.
Vardabaşo     Demir atılacağı zaman veya ambara yük indirilirken çevrede bulunanları uyarmak için kullanılan deyim.
Vardakorda     Ana çarmıklara sürtünen selviçelerin aşınıp kopmamaları için çarmıklar üzerine konulan oluklu ağaçlar.
Vardakosta     Eskiden kıyı koruma gemileri için kullanılan deyim.
Vardakova     Vasıtaların tutunup bağlamaları için yan mataforalardan sarkan dikey halatlar.
Vardamana     Borda iskelesine yanaşan vasıtadan çıkan personelin tutunmaları için iskelenin vardevele puntellerinden geçirilen halatlar.
Vardamana Cevizi     Vardamana halatının çımasına yapılan ceviz
Vardasilo     Vardeveleler üzerine açılan yan tenteler;Gemilerde bir yerden diğer yerin görünmemesi için yelken bezinden yapılan bölme;Gemilerin sahile verdikleri iskelelerin vardevele puntelleri üzerine geçirilmiş gemi ismi ve borda numaraları yazılmış yelken bezi.
Vardevele Halatı/Teli     Teknelerin küpeştelerinde ve borda iskelelerinde yolcu/mürettebatın korunması için dikilmiş bulunan sabit veya yatar-kalkar puntellerin üzerine yatay olarak geçirilmiş halat veya tel.
Vardevele Punteli     Vardevele halatlarının geçmesi için yalı kütükleri üzerindeki papuçları geçirilen ve üzerinde delikleri bulunan puntel.
Vardiya     Gemilerde birbirini izleyen genellikle dörder saatlik nöbet
Vardiya Subayı     Gemilerde gemi komutanın verdiği seyirle ilgili görevleri yerine getiren, geminin seyir emniyeti için gerekli seyir hesaplarını yapan ve vardiyada bulunan personeli kontrol eden subay.
Vardiyan     Komutan veya vardiya ve nöbetçi subayları tarafından verilen emirleri ilgililere ulaştırmak için seyirlerde köprüüstünde, limanda demirli iken lumbarağzında bulunan personel.
Vardiyan Halatı     Şamandıraya bağlı yatan gemilerin sakin havalarda şamandıra üzerine giderek çatmaması için civadra veya uskundura civadralarının cundasından donatılarak şamandıranın anelesine bağlanan halat
Varka     Kaba ve iri yapılı ayna kıçlı bir tür kayık
Vasat     Bir geminin orta kısmı.
Veçhe     Yön, bakış açısı
Veledibarka     Fırtınalı havalarda pruva ana istiralyası üzerine açılan flok yelkeni.
Velena     Direkler arasında istrelyalar üzerine açılan üçgen yelken(ler).
Velestralya     Pruva ana direklerinin gerisinde ve üzerinde bulunan yarım serenler
Velestralya Yelkeni     Velestralyalar üzerine açılan yelkenlere denir.
Vento     Bumbaları ve mataforaları bir taraftan diğer tarafa dirisa edebilmek ve sabit tutabilmek için cundalarından alınan halatlar. Bu halatlar gerekirse palangalara da bağlanır.
Veta     Bir palangada halatın makaralar arasında işleyen bölümü
Vetet     Kıyı boyunca yapılan ölçümlerde yönleri kestirilecek noktalara dikilen direk.
Viğle     Harp ve ticari gemilerin direklerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer.
Vinç     Gemiye yük alıp vermede kullanılan, ambar ağızlarına yakın olarak konmuş hidrolik/elektrik ile çalışan makineler.
Vira     Vidayı, cıvatayı, ırgat veya vinci sarma yönünde çevirmek için verilen komut.
Vira Demir     Fundo edilmiş demirin ırgat vasıtasıyla gemiye çekilmesi için verilen komut.
Vira Etmek     Çekmek,Kaldırmak
Viya     Gemi ve veya teknenin istenilen rotaya döndükten sonra, bulunulan rotada seyredilmesi için serdümene verilen komut.
Vizita     Resmi ziyaret;Gemi doktorunun hasta eratı muayenesi.
Voli Yeri     Deniz ve iç sularda su ürünleri istihsaline elverişli, sahile bitişik ve sınırları belli su sahaları.
Volta     Bir halatın babaya veya biteye bir kez dolaştırılıp, çımasının bedeni yönünde bulundurulması.
Volta Atmak/Etmek     Halatı bir yere birkaç kez dolayarak bağlamak.
Yağcı     Ticari gemilerde makine bölümünde çalışan, makinaların yağ durumuyla ilgili gemi adamı
Yaka     Yelkenlerin kenar ve köşelerine denir. Köşeler:Çördek köşesi: Üçgen (Markoni) yelkenlerde yelkenlerin basıldığı (hisa edildiği) mandarın bağlı olduğu üst köşe.Karula köşesi: Ana yelkende direk veya ıstralya dibindeki köşe. Iskota köşesi: Iskotanın bağlandığı (flok, cenova) veya yakın olduğu köşe.Yakalar:Orsa yakası: Rüzgarın girdiği (direk veya ıstralya) kenarı.Altabaşo yakası: Alt yaka, bumba veya güverteye yakın olan kenar.Güngörmez yakası: Rüzgarın çıktığı kenar
Yakada Tut     Yelkenli teknelerde rüzgarı orsada tutması için verilen komut
Yakamoz     Gece denizde balıkların , tek hücrelilerin veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı.
Yalı Kütüğü     Kemereleri kemere astarı üzerine iyice bindirmek için kullanılan ve güverteden birazca yüksekçe olarak içten geminin etrafını kuşatan kuşaklar;Üst güverte kenarlarında suların akması için küpeşte boyunca yapılmış yarısı açık oluklar.
Yalı Kütüğü Astarı     Ağaç gemilerde yalı kütükleri üzerine alabandaya boydan boya vurulan kalın kaplamalar.
Yalpa     Dalgaların bordadan alınması ile  teknenin sancaktan iskeleye, iskeleden sancağa sallanması
Yalpa Omurgası     Teknelerin yalpalamasını azaltmak için karina kısmına baştan kıça doğru uzanan omurga biçimindeki çıkıntı.
Yalpa Paleti     Gemiler seyir halinde iken yalpaya düştüklerinde üzerlerinde bulunan vasıtaların düşmemesi veya hasar olmaması maksadıyla vasıta mataforaları cundalarından matafora üzerindeki koç boynuzlarına volta edilmiş bosalara çapraz olarak ve vasıtaların üzerinden dolaştırılan bez veya halattan yapılmış kuşaklar.
Yan Mataforası     Bordalara dik olarak bulunan içeri ve dışarı albura edilebilen limanda denize indirilmiş vasıtaların bağlandığı üzerinde personelin inip çıkması için şeytan çarmıkları donatılmış matafora
Yan Yelkenler     Yarım serenler ve gizler üzerine açılan yelkenler ve floklar.
Yanaşmak     Aborda.
Yandan Çarklı     Yandan pervaneli (davlumbaz)gemiler.
Yapışmak     Bir halatı kuvvetli tutup çekmek.
Yaprak     Yelkenleri oluşturan branda bezlerinin ve sancakları oluşturan şalilerin enine denir. Milli sancakların büyüklükleri yaprak adetleri ile ölçülür; bir, iki ve üç yapraklı gibi ifade edilir.
Yapraklamak     Yelkenlerin boşalarak bayrak gibi dalgalanması.
Yarda     0.941 metre uzunluğunda ölçü birimi. Bir mil 2000 yarda.
Yardım     Bir geminin veya gemide bulunan şeylerin, üçüncü kişilerin yardımıyla deniz kazasından kurtarılması.
Yardımcı Makine     Gemilerin ana makinelerinin çalışmalarına yardımcı akaryakıt tulumbaları, hava körükleri, su tulumbaları, jeneratörler gibi makineler.
Yarım Latin Yelkeni     Bosa yakaları latin yelkenine göre biraz uzun olan ve genellikle aşırmalı olarak kullanılan yelken.
Yarım Oturak     Filikalarda kürek çekerken ayak dayanılan ağaç basamak.
Yarımay Iskarmoz     Küreklerin çekilmesi için küpeşte üzerindeki deliklere geçirilen ve uç kısımları hilal şeklinde olan ıskarmoz.
Yaslamak     Bir teknenin hareket kabiliyetini kaybederek, akıntı veya rüzgar etkisi ile bir rıhtıma veya başka bir tekne üzerine düşmesi yamanması.
Yatı     Askeri öğrencilerin veya eratın müsaade edilen akrabalarında gece kalma izni
Yatım     Gemi direklerinin kıç tarafa doğru olan eğimi.
Yatmak     Bir geminin sancak veya iskeleye yatık olması; Bir mevkide demirleyip zamanı orada geçirmek.
Yedeğe Almak     Bir geminin bir başka gemiyi bağlayıp çekmesi (yedekleme).
Yedeğe Girmek     Bir geminin başka bir gemi tarafından çekilmesi (yedeklenmek).
Yedek Bitası     Yedekleme halatını volta etmede kullanılan baba.
Yedek Boyu     Yedek çeken geminin kıçı ile yedeklenen geminin başı arasında kalan yatay mesafe.
Yedek Halatı     Yedekleme işleminde kullanılan halat.
Yedirmek     Maruz kalınan bir şiddetin etkisini ağır ağır azaltmak maksadıyla karşı konulan eylem; Denizli havalarda dönüşlerin birden yapılmaması küçük küçük dümen açısıyla dönülmesi.
Yeke     Dümen başına takılıp dümenin istenilen tarafa basılması için kullanılan demir veya ağaçtan yapılmış kol.
Yelken     Rüzgar kuvvetiyle hareket eden gemilerde rüzgarı toplamak için yan yana dikilmiş bezlerden meydana getirilmiş ve kullanıldığı yerlere göre değişik biçimlerde olan yüzeyler. Yelkenler direklere, çubuklara, serenlere, istiralyalara açılırlar ve üzerine açıldıkları yerlerin isimleri ile söylenirler. Yelkenler kare, dört köşe ve üç köşeli olmak üzere yapılır.
Yelken Açmak/Basmak     Yelkenleri açıp hareket etmek.
Yelken Boşaltmak     Orsa alabanda tramola ederken yelkendeki rüzgarı çıkarmak.
Yelken Doldurmak     Yelkenleri rüzgarla şişecek biçimde dümen kullanmak.
Yelken Körletmek     Yelkenleri uçurmamak için fırtına öncesinde yelkenleri tamamen sarmak veya camadana vurmak.
Yelken Söndürme     Rüzgarların fazla artması durumunda yelkenlerin azaltılması.
Yelken Uçurmak     Rüzgar şiddetinden ötürü yelkenin parçalanması.
Yelken Üzerinde     Yelkenle seyir durumu.
Yelkenel     Yelken biçen, tamir eden usta.
Yelkenli Tekne     Varolsa bile yürüten makinesinin kullanılmaması şartıyla, yelken ile seyreden tekne.
Yelpaze     Dümenin su içindeki en geniş kısmı.
Yetişen Tekne     Aynı kontra ve yönde giden ve öndekine yaklaşan tekne.
Yıldız     Kuzeyden esen rüzgar.
Yisa     Bir halatı hamle hamle çekmek; hep birlikte yapılan işlerde çalışanları gayrete getirmek için bağırılan sözcük.
Yisa Beraber     Hep beraber, topluca.
Yisa Kürek     Küreklerin topaçlarına basarak kürek palalarının yukarıya gelecek şekilde kaldırılması için verilen komut.
Yol Kesmek     Bir geminin hızının azaltılması.
Yol Vermek (Yolundan çıkmak)     Bir geminin hızının arttırılması veya çarpışma rotasında iken sancak veya iskeleye dönerek mevcut rotadan ayrılmak.
Yola Elverişli Gemi     Denize elverişli olan gemi. Teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamlarının yeterliliği ve sayısı bakımlarından yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli nitelikleri bünyesinde bulunduran gemi.
Yolcu Gemisi     Onikiden çok yolcu taşıyan ticaret gemisi.
Yolcu Motoru     Tam boyları 42 metreden az olan ve liman sefer bölgesi içinde veya merkez iskelesinden 25 milden uzaklaşmadan günübirlik yolcu taşıyan ticaret gemisi.
Yollu Gitmek     Bir geminin mümkün olduğu kadar süratle ilerlemesi durumu.
Yoma     5-8 burgatalık, 3 veya 4 kollu, sağa bükümlü olarak yapılmış kalın lif halat. Yomalar rıhtım ve şamandıralara bağlamada ve yedek halatı olarak kullanılır.
Yoma Bağı     Aynı kalınlıkta olmayan iki halatı birbirine bağlayan bağ.
Yoma Bükümü     Halat kolları bükümünün tersine bükülmesi ile yapılan üç kollu halat.
Yufka Su     Sığ su.
Yumru     Sandal veya gemi bordalarına yapılan koruyucu ağaç çıkıntılar.
Yük     Bir geminin taşımak için aldığı mal.
Yük Gemisi     Yük taşıyan ve taşıyacağı yolcu sayısı onikiyi (dahil) geçmeyen ticaret gemisi.
Yük Kaportası     Yüklerin bordalardan alınıp çıkarılması için gemilerin bordalarında ve su kesimlerinin yukarısında açılmış kaportalar.
Yükleme     Ticari yüklerin yükleme planına uygun olarak gemi ambarlarına alınması.
Yükleme Limanı     Geminin taşıyacağı yükleri aldığı/alacağı liman.
Yüklemek     Gemiye yük almak.
Yükleyici     Gemiye yük veren.
Yüklü Su Hattı     Geminin alabileceği azami yükün değerini belirleyen ve geminin bordasında, markalanmış olan hattır. S…….WL olarak gösterilmiştir.
Yükselmek     Bir yelken gemisinin yaptığı orsasına seyirlerde rüzgaraltına düşmeyip istenilen tarafa doğru seyretmesi.
Yüzdürmek     Batmış veya karaya oturmuş bir gemiyi yüzer duruma getirmek.
Yüzer Havuz     Gemilerin karina ve sintine bakımları ile diğer onarımlarının yapılabilmesi için gemilerin içine girdikleri ve bölmelerine su alarak dalan sonra suyu tahliye ederek su üzerine çıkabilen saçtan yapılmış yapı.
Zabit     Ticaret gemilerinde emir ve komuta yetkisine sahip gemi adamı. Silahlı Kuvvetlerde subay.
Zahiri Rüzgar     Hakiki rüzgarın sıfır olduğu bir ortamda hareketin aksine bir rüzgar oluşur. Seyir halindeki bir geminin hareketi ile oluşan böyle rüzgara geminin rüzgarı denir. Geminin rüzgarı ile hakiki rüzgarın birleşimi ile oluşan ve gemide hissedilen rüzgara da (ZAHİRİ RÜZGAR) denir.
Zehirli Boya     Deniz yaratıklarının gemi karinasına tutunmalarını, üremelerini önlemek için kullanılan boya
Zeval     Öğle zamanı.
Zımba Varakolası     Zımbaları çakmakta kullanılan büyük çekiç
Zıpkın     Eskiden büyük balıkları avlamada, günümüzde ise dalarak avlanmada kullanılan bir ucu damaklı diğer ucu savlo ile tüfeğe bağlı kargı.
Zıpkıncı     Büyük balık avlamada zıpkın atanlar.
Zırh Güverte     Eski zırhlı harp gemilerinde mermilerin delip geçmemesi için konan çelik güverte
Zıvana     Dik olarak durması gereken direk veya dikmelerin topuk kısımlarının kare veya yuvarlak şekilde yontulması ile meydana gelen kısım. Zıvanalar ıskaçalara geçirilmek suretiyle oturtulurlar.
Zifos     Direk şapkası ile kontra babafingo çubuğu arasındaki genellikle beyaza boyanan kısım.
Zincir     Baklaların birbirine eklenmesiyle suretiyle meydana gelen ve çeşitli maksatlar için kullanılan çekme gücü kuvvetli madeni halkalar dizisi.
Zincir Bosa     Demirledikten sonra zincir ağırlığının ırgata binmemesi için bir çıması güvertedeki bir mapaya sağlamca kilitlenmiş üzerinde liftin uskuru ve bosa kilidi bulunan kısa zincir.
Zincir Boya İşaretleri     Her kilit zincirin sonunda bulunan açılır baklaların her iki tarafındaki baklalara vurulan boya.
Zincir Güverte Loçası     Demir zincirinin, zincirliğe ırgattan aşağıya inerken içinden geçtiği sağlam yapılı boru.
Zincir Kaloması     Demir üzerinde bulunan gemilerin denizde bulunan zincir miktarına denir. Kaloma, demir mevkiine göre verilir. Bu da genel olarak çok derin olan yerlerde derinliğin 5 misli, çok derin olmayan yerlerde derinliğin 3 misli olarak kabul edilir.
Zincir Kilidi     Zincirlerin bakımlarına ve gerektiğinde değiştirilmelerini kolaylaştırmak amacı ile yekpare zincir yerine kullanılan 12,5 veya 15 kulaçlık uzunluğa ayrılmış zincir bölümüne (BİR KİLİT ZİNCİR) denir.
Zincir Manikası     Zincirlikten güverteye çıkan zincirin çevreye hasar vermemesi için yapılmış kalın saç boru
Zincir Sapan     Ağır yüklerin kaldırılması için yapılmış sapan
Zincirlik     Teknelerin baş tarafında başaltında demir zincirlerinin muhafaza edildiği yer.
Zoka     Uç tarafında sarımsak dilimi biçiminde kurşun bulunan bir çeşit balık iğnesi [olta]