Yelken trimi/yelken ayarları/direk trimi/direk ayarları/seyirler

Yazan: admin 11 Nisan 2009  
Kategori: Centerboard, Eğitim, Laser, Optimist, Pirat, Son Yazılarımız, Yelken

Yıllar önce Türkiye Yelken Federasyonu’nun davetlisi olarak ülkemize gelen John Jameson adında bir antrenör vardı. Dünyaca ünlü Sailcoach firmasının o yıllardaki 2. başkanıydı. Türkiye genelinden seçilen 10 genç yelken antrenörünü eğitmek için bir kurs programı düzenledi. Bende o şanslı katılımcılardan biriydim.

Zannediyordum ki; Fransa Olimpik Yelken Takımını 3 olimpiyata hazırlayan bu süper kariyerli hoca, ülkemizde o yıllar da ağırlıklı olarak kullanılan optimist, laser ve 470 için tüm ayarları bize öğretecek. Neden sonuç ilişkilerini, start taktiklerini, kurallardaki boşlukları…kısaca sürekli kazanmak için ne yapılması gerekiyorsa her şeyi hemen anlatıverecek…ama öyle olmadı…

Bilgisini sakladığı için ya da zaman yetersiz olduğu için değildi bu konulara girmeyişi. Aksine yelken sporunun doğası gereği, anlatılacak hiçbir ayarın ve taktiğin, genellemelerden ileri gidemeyeceğini, değişen hava koşulları, sporcu yaş ve kilo durumu gibi onlarca farklı değerden etkilenecek ayarların; santimetre, milimetre veya herhangi bir ölçme metoduyla listelense bile,  herkes için doğru olmayacağını, olamayacağını, bilen biri olarak bu tip konulardan özellikle kaçındı…

Peki on gün boyunca aldığı parayı hak etmek için ne yaptı, hocaların hocası J.J…
Dedi ki; yelkenli tekne sınıfları değişebilir, tekneler büyük ya da küçük olabilir, gövdelerin dizaynı, yelkenlerin kesimi, sporcuların kiloları ve becerileri farklılaşabilir, ne olursa olsun değişmeyen tek şey, yelkenin alet sporu olduğu gerçeğidir. Bilinmesi gerekense, hızlı bir tekne için, ayar gerektiğidir…

‘’Ayar yapmak için yüzlerce satırlık listelere, tablolara gerek yok’’ dedi John. Önemli olan temel ayarları bilmek, teknenin kendi özgün dizaynında var olan ayar noktalarının; yelkenin, direğin, salmanın ve dümenin üzerinde nasıl baskılar oluşturduğunun mantığını çözmek. Temel hareketleri / ayarları iyi bilen sporcuların kendi özel ayarlarını; aşağıda anlatacağım bu temeller üzerine geliştirebileceklerini, sporcularımıza ısrarla öğretmemiz gerekenin, işin mantığı olduğunu, fark etmemizi sağladı.

Üzerinde ısrarla durduğu diğer konu ise motivasyondu. Hızlı bir tekneyi yaratan ayarlarsa da, kullanıcının teknesine ve ayarlarına inanmasının, verdiği kararlara ve sonuçta hıza etkisinin büyük olduğunu öğrendim onun sayesinde…
Hemen her tekneye uygulanabilecek temel ayarları; neden sonuç ilişkileriyle anlatacağım bu yazı, inanıyorum ki; daha hızlı ve dengeli tekneler yaratmanız da sizlere yardımcı olacaktır. Bence başlamamız gereken ana parça; yelken…Neden mi? Çünkü asıl itici gücü oluşturan parça o…Yelkenin nasıl çalıştığını ve üzerindeki iticileri anlayabilirsek ilk basamağı aşmış olacağız.

Yelken = aerodinami

Genel yelken teorisinde ki kuram; bernoulli yasasına dayanır. Bu değişmez yargıya göre, açık havada; herhangi bir akışkanın hızı artarsa, basıncı düşer veya basıncı düşerse hızı artar. Bu noktadan yola çıkarak yelkenimiz içinde ve dışında oluşan kuvvetleri karşılaştırabiliriz.

Yelken kumaşının içinde ve dışında yani rüzgarı aldığı taraf olan rüzgar üstünde; havanın akışı yavaş, yelkenin bombe (kavis) yaptığı rüzgar altı tarafındaki havanın akışı hızlıdır. Hızı artan akışkanın basıncı düştüğüne göre, yelkenimizin içinden dışarı yönlü bir itme kuvveti oluşmuş demektir.Aslında tekne rüzgar altı tarafında oluşan alçak basınca doğru emilir.

Yelken trimindeki amaç: oluşan bu kuvvetin itme noktasının, yelken kumaşı üzerinde nerede olacağına karar vermektir.

Yapılacak seyirleri iki ana bölüme ayıralım; baştan rüzgar alınarak ve kıçtan rüzgar alınarak. Bu durumda kemere (orta) hattının önünden alınan rüzgarlarla yapılan seyirler; orsa ve dar apaz olur. Kemere hattının gerisinden rüzgar alınarak yapılan seyirlerse geniş apaz ve pupadır.

Yelkenimizin iç bölgesinde oluşan itme gücünün tek amacı teknemizi devirmektir. Tekne bu güce, salması, dümeni, ters kontradan trapez yapan ekibi ve en önemlisi itme kuvvetinin yönünü değiştirerek karşı koyar. Kısaca; yanal yönlü itme enerjisi, ileri yönlü hareket enerjisinde çevrilebildiği sürece teknemiz devrilmez.

Yelkeni düşünürken onu bir kapı olarak algılayalım. Yelkeni rüzgarın önündeki sabit bir duvar olarak görürsek hata yapmış oluruz. Yelkenle, teknemizin tartabildiği ölçüde rüzgarı kullanmalıyız. İhtiyaç fazlası rüzgar teknemizi hızlandırmak yerine, yavaşlatacaktır. Yanal itme kuvveti arttıkça tekne devrilmek isteyecek, gereğinden çok yan yatacak ve zaten fazla rüzgardan kurtulmak için uğraş verecektir. Bu yana yatış, rüzgara karşı gösterdiğimiz direnci azaltacak ve sistemi yavaşlatacaktır. Ayrıca çok yatan tekne rüzgar altına sürüklenecek ve rotasından sapmış olacaktır.
Devam edecek…

Cenk TEKKAYA

18 mart Çanakkale zaferi kupası-büyük çekişme-mutlu son..

Kocaeli ilinde 2009 sezonu; Çanakkale Zaferi Kupası ile açılmıştır. Yarış, 18 mart 1915 günü Çanakkale de kazanılan büyük zafere ithaf edilmiştir.

Bildiğiniz gibi 1915 yılında ki o kara gecede, Nusret mayın gemimizin döktüğü mayınlar; müttefik kuvvetlerinin Çanakkale Boğazını geçmek isteyen gemilerine, büyük kayıplar verdirmiş, donanmanın geri çekilme kararı ile savaşın kaderi değişmiş, müttefiklerin kara birlikleri denizden gelen destekten yoksun kalmışlardı . Atalarımızın insanüstü gayretleri ve ulu önderimizin mükemmel savaş stratejileri ile, büyük müttefik saldırısı; büyük bir yenilgiye, bizim içinde tarihte eşi görülmemiş bir zafere dönüşmüştü. O zor günlerdeki, kısıtlı imkanlarla kazanılan zafer, umalım ki yeni nesillere ve genç denizcilere aşmak istedikleri engeller konusunda ilham kaynağı olsun.

Böylesine anlamlı ve denizcilik tarihimizle iç içe bir günün anısına düzenlenen yarışa, geleneksel olarak,her yıl, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı  Gölcük Deniz Üssü ev sahipliği yapmaktadır.

Sezonun ilk yarışı poyraz rüzgarın da, yarış için oldukça uygun şartlarda 20 dk lık bir tehir ile başladı.
Kocaeli de bulunan, on bir kulübün yedisinin katıldığı yarışta; farklı sınıflardaki 53 teknede yarışan, 67 sporcu, soğuk havaya rağmen ellerinden geleni yaptılar. özellikle laser radial ve laser stratos sınıflarında birkaç defa el değiştiren ilk üç sıra izleyenlere keyifli anlar yaşattı.

Laser radial sınıfında yarışan Poyraz Sporun milli yelkencisi Berk Yenipınar, gösterdiği performans ve  konsantrasyonu ile, yelkene ve yarışlara yeni başlayan genç denizcilere, örnek teşkil edecek bir yarış çıkarttı. Start hattından tam zamanında ve avantajlı taraftan çıkan Berk, 11 yelken numaralı teknesi ile ilk orsa şamandırasını 1.olarak döndü. Üçgen rota olarak düzenlenmiş parkur da apaz hatlarını da 1. dönen Berk; sosis için, pupa ve orsa ya dönerken her iki şamandıraya da çarptı, hepimizin bildiği gibi; kurallar gereği şamadıraya çarpan her yelkenci kendi etrafında 1 tam dönüş (360derece) yapmak zorundadır. 1.sırada giderken üst üste yaptığı bu iki basit hata ve iki tam dönüş; Berk’e iki sıraya mal oldu ve 3. duruma düştü. Ama yarıştan kopmadı, moralini de bozmadı, yarışın devamındaki iki orsa hattın da da akıllı ve bilinçli bir strateji izleyen Berk rakiplerini geçerek yarışı 1.sırada tamamladı, kendisini antrenörü ve yelkenci bir ağabeyi olarak kutluyorum.

Bu yarışçımızın yaptıklarından çıkartmamız gereken ders; yarışın finiş hattına kadar devam ettiğidir.

Şartlar her an değişebilir; önde giden rakibimiz hata yapabilir, rüzgar yön ve şiddetini değiştirebilir, açan ve çeken değişebilir, bulunduğumuz noktaya güzel ve güçlü bir sağnak gelebilir, ama tüm bunları yakalamak ve lehimize çevirebilmek için yarıştan kopmamak, moral ve motivasyonu düşürmemek, ayarlarımıza, rakiplerimize, parkura ve işleyen kurallara konsatre olmak gerekir.

İyi bir yarışçı denizde kazandığını karada kaybetmez. Şamandıralara çarpmak suç değil, ceza dönüşünü yapmamak suçtur. Sadece ceza dönüşü de yapmak da yetmez, karaya döndüğünüzde yaptığınız tam dönüşleri deklerasyon formuna da işlemelisiniz, yoksa söylediğim gibi denizde kazandığınızı kara kaybeder ve diskalifiye olur yani uçarsınız…

Sezonumuzun ilk yarışında gözlerimiz aşina olduğumuz piratları aradı. Onların boşluğunu Poyraz Spor ve Karamürsel Eğitim Merkezi ekiplerinin kullandıkları laser stratoslar doldurmaya çalıştı.

Laser stratos; göz alıcı gövde rengi, ihtişamlı asimetrik balonu ile kullanımı ve seyir zevki son derece yüksek bir tekne. Üç kişilik yarış ekibi veya 6 kişi ile gezi maksatlı kullanılabiliyor. Üstelik güverte trapezi yapılmasına olanak veren donanımı 420 ve 470 gibi yüksek teknik gerektiren sınıflar için, alt yapı teknesi olarak kullanılmasını da mümkün kılıyor. Kocaeli bölgesinde sadece Deniz Kuvvetleri üslerinde ki yelken okullarının envanterin de bulunan bu harika teknenin, en kısa sürede yaygınlaşması en büyük dileğimiz.

Laser stratos yarışları da oldukça çekişmeli geçti. Poyraz Sporun 2008 sezonunda 1 ve 2. sırayı kimseye kaptırmadığı bu sınıf ; Karamürsel Eğitim Merkezi Astsubay Sınıf Okulu öğrencilerinden kurulan takımların katılımıyla renklendi. Karamürsel de askerlik hizmetini yapan tecrübeli yelkenci Onur Tok ve kuruduğu ekip, rakiplerini geride bıraktı ama herkes Onur un nasıl kazandığını değil sevgili ağabeyimiz Arsun Karakurt ve ekibinin nasıl kaybettiğini konuştu.

Gene genç yelkencilere ders niteliği taşıyan bu kapışma şöyle gerçekleşti. Tüm tekne sınıflarının startları verilmiş, stratoslar sona kalmıştı. altı tekne uygun yerden çıkabilmek için fırsat kolluyordu.
Startla birlikte öne fırlayan Arsun ağabeyimiz ve ekibi, ilk orsa şamadırasına kadar lider tekne pozisyonunu korudular. Ancak Onur Tok ve ekibi onları sıkıştırıyor hata yapmaya zorluyordu. Oldukça avantajlı ve farklı önde giden, Poyraz Spor ekibi, Onur’a karşı erken bir savunma tremolası atıyor ve avantajı Onur a kaptırarak, farkın kapanacağı ilk hatalarını yapıyorlardı. Tüm apazda bu sıralamayla ama giderek kapanan bir farkla geçildi. Yeniden orsaya dönüldüğünde, fark kapanmış iki tekne başa baş orsaya girmişlerdi. 2. orsa dönülmeden, tremola savaşını kazanan Onur oldu. Pupaya az bir farkla dönen Onur; Arsun ağabeyimizin balonun zamanında açılamaması ve açılınca da suya düşmesi üzerine, arayı açtı. Yarışı 3. ve 4.sırada sürdüren Poyraz Spor ve Karamürsel yelken ekipleri 2.lik için umutlanarak son kozlarını oynadılar. Son pupa kolunda 2.lik 3 kez el değiştirdi.

Karamürsel den Münir ağabeyimiz akıllı bir rota izleyerek, asimetrik balonlu teknesini hiç pupaya sokmadan, geniş apaz bacakları yaparak ve balonu indirmeden kavançalar atarak 4.durumdan bir anda 2.liğe yükseldi.

Ancak bu hızını ve taktiğini orsada koruyamayınca Kemal Yeşildal ın kullandığı tekneye geçildi. İki tekne arasındaki kapışmadan faydalanan Arsun Karakurt, Esra Yoldaş ve Bilgehan Çıldır dan oluşan
Poyraz Spor ekibi; son orsada kusursuz bir rota izleyerek her iki tekneyi de finişe az bir mesafe kala geçip, hem hatalarını telafi etmiş, hemde ustalıklarını göstermiş oldular.

Bu yüksek seyir zevki sunan, çekişmeli yarış da bize gösteriyor ki; ne olursa olsun asla yarış bırakılmaz. Rakiplerimiz bazen yaptığımız hatalar yüzünden bizi geçer, bazen de biz onların hatalarını kullanırız kazanmak için.

Ancak çok elit bir yelkenci grubu vardır ki onlar sadece kendi yarışlarına bakarlar. Sürekli kazanırlar. Sanki onlar nereye gitse orada sağnak esiyor gibidir, rüzgar onların rotalarında hep çekendir. Ama durum gerçekte böyle değildir. Asıl olan, bu hep kazanan usta isimlerin, parkura en çabuk adapte olan, değişimleri en kısa sürede gören ve uygun pozisyon alan yarışçılar olduğudur. Geçilseler de asla paniklemezler, doğru rotalar çizip, hızlarını maksimize edip, kazanmasını bilirler.
Herkes hata yapabilir, şamandıralara çarpılabilir, yanlış yerde tremola atılabilir, bir anlık dikkatsizlikle teknemiz devrilebilir. Bunların hiç biri sizleri yıldırmamalı. Önemli olan kuralların içinde kalmak, dürüst olmak ve azimle yarışmaya devam etmektir…

15.15 de tüm sınıfların finişlerini vermeleri ile yarış tamamlandı. Az önce kıyasıya rekabet halinde olan yelkenciler marinaya doluşmuş, acele ile teknelerini karaya çekiyor, birbirlerine yardım ediyor, malzemelerini araçlara yüklüyorlardı. 16.00 da ki madalya töreni öncesi hummalı ama düzenli bir hareket vardı.
Gölcük Deniz Üs Komutanı nın katılımı ve açılış konuşması ile başlayan ödül töreninde dereceye giren sporcular madalyalarını aldılar. Kazananlara ve katılan tüm yelkencilere başarı dilekleriyle devam eden seremoni, sporcuların topluca fotoğraf çektirmeleri ile bitmiş oldu. 18 nisan da çayırova da görüşmek üzere…

2. kademe yelken antrenörü Cenk TEKKAYA

Laser sınıfında kondüsyonun önemi

Yazan: admin 08 Nisan 2009  
Kategori: Centerboard, Eğitim, Laser, Son Yazılarımız, Yelken

laser-performans-2

Laser; hafif gövde ve salması, kolay esneyebilen direği ile performans vadeden bir sınıf. Yüksek orsa kabiliyeti, kolayına seyirlerde çılgın sürat ve doyasıya heyecan…sanki teknemizin bize yaşatacaklarının sınırı yok gibi, tabi ona istediğini verebilirsek…laserin  tek bir talebi var bizden. KONDÜSYON…

Hafif tekne gövdesinin güzel tarafı çok çabuk hızlanmasıdır, kötü yanı ise çok çabuk yavaşlaması. Bu paradoks laseri pek çok tekneden ayıran önemli bir özellik. Keskin hatta sahip olmayan burun yapısı, gövdesine oranla küçük dümeni, hafif salması ve yumuşak direk yapısı ile laser; kullanıcısını sürekli zorlayan ve yeni ayar arayışlarına iten bir platform.

Peki ne yapmalıyız? Nasıl daha hızlı ve dar orsa gidebiliriz? Apazda, geniş apazda ve pupada bize  sürekli fark atan rakiplerimiz, nasıl bu kadar hızlılar? Sonu gelmeyen soruların hepsini yanıtlamak mümkün değil elbette, ama soruları ve sorunları üretebiliyorsak, yanıtları da çok uzakta olmamalı. Öncelikle kendinizi ölçmelisiniz; neyi yapabildiğinizi değil, neleri yapamadığınızı belirlemeli, mutlaka liste çıkartmalı ve üzerine gitmelisiniz.

laser_logo

Startınız kötü, orsanız açık, pupanız yavaş, apazınız plansız olabilir, hepsinin çözümünü zaman içinde burada; denizcitürk de bulacaksınız. Ancak tavsiyeleri uygulayabilmek için, mutlaka yüksek kondüsyona ve güce ulaşmalısınız. Denizde yaptığınız antrenmanlar sizi bir noktaya kadar geliştirebilir, ancak; başarmak için antrenman, antrenman yapabilmek için kondüsyon ve kondüsyon için doğru beslenme gereklidir. 

Unutmayın yelken maraton koşulurken, satranç oynanan tek spordur. Turnuvalar da aynı gün üç hatta dört yarış yapılıyor. Her yarış günü maraton gibi geçiyor, rakipler, rüzgar, dalga her yönden bastırıyor, aynı satranç oyunundaki gibi. Güçlü olmak, teknenize hakim olmak, doğru kararlar verebilmek ve hepsiyle kurallar içinde savaşmak zorundasınız. Yorgun bir beden doğru kararlar veremez, gücünüz azaldığında tekneniz yavaşlar, geri kaldıkça moraliniz bozulur, sanki herşey tersine dönmüştür, yarış kaybedilmiş üstelik harcanan insanüstü emek de boşa gitmiştir.

Denizde kazanmak, karada planlama ile başlar.

2.Kademe Yelken Antrenörü  Cenk TEKKAYA

laser 4.7 – yeni başlayanlar için tavsiyeler…

Yazan: admin 08 Nisan 2009  
Kategori: Centerboard, Eğitim, Laser, Son Yazılarımız, Yelken

47-header

Laser dizayn olarak eski bir sınıf olsa da; alt sınıfları olan laser radial ve laser 4.7 sayesinde geniş kitlelere hitap etmeyi başarmıştır.

Özellikle zaman içinde gelişen güverte donanımları ve sınıfın donanım yenilenmeleri konusundaki esnek tavrı, laser in daha düşük kilolu yelkenciler tarafından kullanılabilmesini sağlamıştır. Bu esneklik sayesinde; optimist sınıfından sonra boy ve kilo endeksi düşük sporcular için tüm dünyada önemli bir ara sınıf olmuştur.

Gövde özellikleri aynı olan farklı kategorilerdeki bu üç laser teknesinden, sadece laser standart olimpiktir. Öyle ki hiç optimist tecrübesi yaşamamış yelkenciliğe laser 4.7 de başlayan bir genç yelkenci, sadece bu sınıf içinde bile zamanla gelişen vücudu ile orantılı büyüyen, yelken alanlarına sahip laser sınıflarında yükselerek, tecrübesini arttırabilir.

Gelelim tavsiyelere;
Laser optimistten farklı olarak daha yüksek orsa kabiliyeti daha fazla sürat demektir. Fakat bu özelliklerini deniz üzerinde görebilmek için; daha çok kuvvet kullanmak gerekir.
Özellikle optimist sınıfındaki  son 2 yılında, vücut ağırlığı ile trapez yapmaya alışmış yelkenciler için bazı zorluklar vardır. Trapez yaparken özellikle sert havada düz ve sert vücut formunu uzun süre korumak gerekir. dar ve hızlı orsanın sırrı dinamik ve kesintisiz trapezden geçer.

Bu yüzden laser 4.7 deki ilk yıllarınızda, fiziksel kondüsyonunuzu arttırmanızı öneririm. Dizaynı gereği, direk dibinin ayarlanması, değişen hava koşullarına, optimistin daha kolay adapte olmasını sağlar. Oysa laser de direk dibi ayarı yoktur. Oval formlu ıskaça deliği orsada geriye, pupada öne yatık basit bir ayar aralığı sağlar.

Laser de açevela (gönder) olmadığı için güngörmez gerginliği için pupa palangasının hayati önemi vardır. İyi bir laser yarışçısı için palangayı, kullanım karakterine göre sürekli ayarlamak, çok ama çok önemlidir. Palanga güngörmez gerginliği ve dolayısıyla direk yatıklığını ayarlar. laser de direk yatıklığı teknenin orsalaması ve bazen de orsalamaması için sürekli kontrol edilmesi gereken önemli bir ayardır.

Bildiğiniz gibi geri yatık bir direk, dümen düz tutulsa bile teknenin başını rüzgarüstüne çekerek orsalatır. Öne yatık bir direkse; dümen düz konumda iken teknenin başını rüzgaraltına açan bir durum yaratır. Direk yatıklığına madem ki palanga kumanda ediyor, o halde orsa –apaz ve pupa seyirlerinde, gidilecek rota ve gelen rüzgar açısına göre iyi ayarlanmış bir palanda-direk eğimi, teknemizi uçuracak aksi durumda teknemiz çakılacak ve yavaşlayacaktır.

2. Kademe Yelken Antrenörü  Cenk TEKKAYA